Arama Sonuçları amel etsin

Hızlı Erişim Linki: https://www.hadisarabul.com/hadisbul/20416-amel-etsin

NoHadis MetniKaynak
8065 Kıyamet günü olduğunda, bir münadi nida eder ki: "Allah'dan gayrisi için kim bir amel işlemiş ise, onun sevabını kendisi için amel işlenen kimseden taleb etsin."Ramuz el e-hadis, 59. sayfa, 5. hadis
8825 Sizin amelleriniz kabirde yatan akrabalarınıza duyrulur. İyi ise sevinirler. Fena ise şöyle dua ederler: "Yarabbi sen ona ilham et, taatınla amel etsin".Ramuz el e-hadis, 115. sayfa, 8. hadis
11387 Hepiniz Cennete girmekten hoşlanırsınız değil mi? "Evet Ya Resulallah" dediler. Buyurdu ki: "Öyle ise amellerinizi kısaltın. Ölümü iki gözünüzün arasına alın. Ve Allah (z.c.hz.)'nden hakkıyla haya edin. Dediler ki: "Ya Resulallah, hepimiz Allah'tan haya ederiz." Buyurdu ki: "Öyle değil. Allah'dan haya; kabirlerde çürümeyi unutmamak, içinizi ve ondakileri unutmamak, başı ve baştakileri unutmamanızdır. Kim ahiret ikramını isterse, dünya ziynetini terketsin. İşte o vakit, kul "Allah'dan hakkıyla haya etmiş" olur. O vakit Allah'ın dostluğuna nail olmuş olur.Ramuz el e-hadis, 343. sayfa, 2. hadis
12007 Kim ki amel defterinin kendisini sevindirmesinden hoşlanırsa, istiğfarı çok etsin.Ramuz el e-hadis, 396. sayfa, 14. hadis
12071 Kim kıyamet gününde Allah'ın kendisine şerefli bir makam vermesini ve derecesini yükseltmesini isterse; Kendisine zulm edeni affetsin, kendisine vermeyene versin, kendisini yoklamayanı yoklasın ve kendisine cahilce davranana hilm ile muamele etsin.Ramuz el e-hadis, 401. sayfa, 5. hadis
12238 Kim amel etsin veya etmesin bir ilim nev'i öğrenirse, bu bin rek'at namazdan efdal olur. Eğer bununla amel eder veya başkasına öğretirse hem bunun sevabını alır, hem de kıyamet gününe kadar onunla amel edenlerin sevabını alır.Ramuz el e-hadis, 413. sayfa, 8. hadis
12745 Allah (z.c.hz.) o kulu mesrur etsin ki, Benim kavlimi işitti, iyi dinledi, onu belledi ve onu bilmiyenlere anlattı. Nice fakih vardır ki, fakih değildir. Nice fıkıh hamili de kendinden daha fakih olana hadisi aktarabilir. Üç şey vardır ki, onların aleyhine müslüman kişinin kalbinde gılli-gış yoktur: Allah için yapılan amelin ihlası; Müslümanların imamlarına hayırhah olmak; Müslüman cemaatinden ayrılmamak. Eğer sen onlara dua edersen, o arkalarından onlara yetişir.Ramuz el e-hadis, 452. sayfa, 4. hadis
14329

Saîd İbni Abdülazîz’in Rebîa İbni Yezîd’den; Rebîa’nın Ebû İdrîs elHavlânî’den, onun Ebû Zer Cündeb İbni Cünâde radıyallahu anh’den; Ebû Zer’in Nebî sallallahu aleyhi ve sellem’den; onun da Allah Tebâreke ve Teâlâ hazretlerinden rivayet ettiğine göre Allah Teâlâ şöyle buyurdu:

“Kullarım! Ben zulmetmeyi kendime haram kıldım. Onu sizin aranızda da haram kıldım. Artık birbirinize zulmetmeyiniz.

Kullarım! Benim hidâyet ettiklerim dışında hepiniz sapıtmışsınız. O halde benden hidâyet dileyin ki sizi doğruya ileteyim.

Kullarım! Benim doyurduklarım hariç, hepiniz açsınız. Benden yiyecek isteyin ki sizi doyurayım.

Kullarım! Benim giydirdiklerim hariç, hepiniz çıplaksınız. Benden giyecek isteyin ki sizi giydireyim.

Kullarım! Siz gece-gündüz günah işlemektesiniz, bütün günahları afveden de yalnızca benim. Benden af dileyin ki sizi bağışlayayım.

Kullarım! Bana zarar vermek elinizden gelmez ki, zarar verebilesiniz. Bana fayda vermeye gücünüz yetmez ki, fayda veresiniz.

Kullarım! Evveliniz ahiriniz, insanınız cinleriniz, en müttaki bir kişinin kalbi ve duygusuna sahip olsalar, bu benim mülkümde herhangi bir şey arttırmaz.

Kullarım! Evveliniz âhiriniz, insanınız cinleriniz, en günahkâr bir kişinin kalbi ve duygusuna sahip olsalar, bu benim mülkümden en küçük bir şey eksiltmez.

Kullarım! Evveliniz âhiriniz, insanınız cinleriniz bir yerde toplanıp benden istekte bulunacak olsalar, ben de her birine istediğini versem, bu benim mülkümden ancak, iğne denize daldırılıp çıkarıldığında denizden ne kadar eksiltebilirse işte o kadar azaltır. (Yani hiç bir şey eksiltmez.)

Kullarım! İşte sizin amelleriniz. Onları sizin için saklar, sonra onları size iâde ederim. Artık kim bir hayır bulursa Allah’a hamd etsin. Kim de hayırdan başka bir şey bulursa öz nefsinden başka kimseyi ayıplamasın.”

Saîd İbni Abdülaziz dedi ki, Ebû İdris el-Havlânî bu hadisi rivâyet ettiği zaman dizleri üzerine çöküverdi.

Müslim, Birr 55