| No | Hadis Metni | Kaynak |
| 7880 | Bir kimseye dünyada zühd ve az konuşma verildiğini gördüğünüzde ona yakın olunuz. Zira o kimse Hikmete ulaşmıştır. | Ramuz el e-hadis, 47. sayfa, 3. hadis |
| 7892 | Açlık ve tefekkür ehli kimseleri gördüğünüzde onlara yakın olunuz. Zira Hikmet onlarla beraber akıp gider. | Ramuz el e-hadis, 47. sayfa, 15. hadis |
| 8058 | Kıyamet günü olduğunda Allah alimleri toplar ve onlara şöyle buyurur: "Ben sizin kalblerinize Hikmeti, size azab etmek kasdı ile, tevdi etmiş değilim. Haydi Cennete giriniz." | Ramuz el e-hadis, 58. sayfa, 13. hadis |
| 8829 | Hediyenin ve ihsanın en efdali, kelâmı Hikmetten bir kelimeyi öğrenip başkasına da öğretmektir ki, bu kendisi için niyeti sadıka ile bir sene ibadetten hayırlıdır. | Ramuz el e-hadis, 116. sayfa, 3. hadis |
| 8929 | Âli Davud'a nazil olan Hikmette ibret vardır. Akıllı olan insan şu dört vakitten başka şeyle nefsini meşgul etmemelidir: Rabbine dua (ve ibadet) edeceği vakit, Nefsini muhasebe edeceği vakit, Kendisi hakkında, kardeşlerini nasihat etmesine ve ayıblarını kendisine haber vermelerine kafi gelecek bir vakit. Kendi nefsinin helal ve temiz ihtiyaçlarına ayıracağı bir vakit. Bu vakitte diğer zamanlar içinde bir yardım vardır ve kalbin istirahatı kafi miktarda varlık iledir. Sonra da akıllı kimse için, diline sahip olması, zamanını bilmesi, işine yönelmesi ve en sağlam dostuna karşı bile ihtiyatlı olması icap eder. | Ramuz el e-hadis, 127. sayfa, 5. hadis |
| 8973 | Söz içinde büyü, şiir içinde de Hikmet ifade eden sözler vardır. Talebi ilim içinde de cehl ifade eden şeyler vardır. (Müneccimlik v.s öğrenmek gibi) Öyle sözler de vardır ki, dinlemeyi istemiyen kimseye söylenmiş olur. | Ramuz el e-hadis, 131. sayfa, 6. hadis |
| 9422 | Ey insanlar! Sanki bu dünyada ölüm bizim için değil de bizden başkasına yazılmış. Hak da sanki başkasına vacib gibi imiş. Bize göre -az miktardaki- ölüleri götürüyoruz. Komşuya götürüyormuş gibi. (Evleri kabirleri imiş gibi) Miraslarını yiyoruz. Sanki biz ölmiyecekmişiz gibi. Ne mutlu o kimseye ki, kendi ayıbı onu meşgul eder de, başkasının ayıbını görmez. Ne mutlu o kimseye ki, kendi nazarında kendini hor görür de başkasına noksanlık atfetmez. Meskenete düşmeden Allah için tevazu eder ve helalinden kazandığı malı infak eder. Düşkün ve miskin kimseleri hoş tutar. Fıkıh ve Hikmet ehli ile düşüp kalkar. Ne mutlu o kimseye ki, kendini hor görür. Kazancı helal gidişi salih olur ve kimseye bir zararı dokunmasın diye dikkat eder ve insanlardan uzlet eder. Ne mutlu o kimseye ki, ilmi ile amel eder. Malının fazlasını infak eder, sözünün fazlasını ise tutar. | Ramuz el e-hadis, 183. sayfa, 5. hadis |
| 9669 | Hikmet on cüzdür. Dokuzu halktan kendini çekmekte, biri susmaktadır. | Ramuz el e-hadis, 203. sayfa, 4. hadis |
| 10490 | Üç şey kime verildi ise, Âli Davud'a verilen Hikmet ona da verilmiş demektir: Öfke de ve cezada adalet, fakirlik ve zenginlikte itidal, gizli ve aşikarede Allah'tan korkmak. | Ramuz el e-hadis, 263. sayfa, 5. hadis |
| 10534 | Fetih ve Allah'ın yardımı geldi. Ehli Yemen de geldi. Yemen ehlinin kalbleri rakiktir. Fıkıh Yemenlidir. İmanla Hikmet te Yemenlidir. | Ramuz el e-hadis, 270. sayfa, 4. hadis |