| No | Hadis Metni | Kaynak |
| 13489 | Allah (z.c.hz.) buyurur: "Ben namazı, azametim için tevazu eden, halkıma kibir etmeyen, gününü zikir ile geçiren, günahına mu'sır olmayıp istiğfarla yatan, aç doyuran, garibi koruyan, küçüğe merhamet eden, büyüğe saygı gösteren kimseden kabul ederim. İşte o Benden isterse Ben ona veririm. Bana dua ederse kabul ederim. Bana tazarru ederse ona merhamet ederim. Benim nazarımda onun misali, Cennetlerde firdevs misalidir ki, meyvaları bozulmaz ve hali değişmez." | Ramuz el e-hadis, 517. sayfa, 2. hadis |
| 13504 | Mü'minler için (kıyamette) nurdan kürsüler kurulur. bir bulut üzerlerine gölge yapar ve onlara mahşer günü, gündüzün bir saati gibi gelir. | Ramuz el e-hadis, 518. sayfa, 10. hadis |
| 13505 | Cuma günü on iki saattir. Ondan bir saat vardır ki, o saatte mü'min bir kul Allah Tealadan ne isterse Allah onu kendisine verir. Öyle ise bunu ikindinin son saatlerinde arayın. | Ramuz el e-hadis, 518. sayfa, 11. hadis |
| 13529 | Efendimiz (s.a.v.) iri yapılı, azametli idi ve yüzü ayın ondördü gibi parlardı. Ortadan uzun, başı büyücek, saçı mutedil kıvırcık idi. Saçı bazen kulak yumuşağını geçer, rengi parlak, alnı geniş, kaşları ince ve gür idi. İki kaşı arasında bir damar gazab halinde kabarırdı. Burnu ince, hafif mukavves, sakalı sık, yanakları hafif, ağzı geniş, dişleri seyrek ve latif idi. Boynundan göbeğine hafif kıllı, boynu gümüş parlaklığında yapma bebek gibi, yapısı bedenlice ve endamlı idi. Göğsü karnı birdi. Göğsü geniş, omuzları açık, mafsalları ince, soyunduğunda bedeni nur gibi idi. Göğüs kemiğinden göbeğine kadar, tüyden ince bir hat bulunurdu. Meme ve karnında tüy yoktu. Kolları, omuzları ve göğsünün yukarı kısmı kıllı idi. Bilekleri uzun, avucu geniş, uzun saçları lüle gibi idi. El ve ayak parmakları etli, parmakları uzun, ayağının çukuru mutedil, üstü üzerinde su durmayacak derecede düzdü. Yürürken öne meyilli düz yürür, yürüyüşü mütevazı ve seri ve de yüksek bir yerden dökülen su gibi idi. Döndüğünde bütün vücudu ile dönerdi. Sükut halinde yere bakışı semaya nazarından fazla olurdu ve ekser bakışı mülahazalı idi. Yürürken ashabını önüne katardı. Karşılaşmada selamı ilk önce kendileri verirdi. | Ramuz el e-hadis, 520. sayfa, 8. hadis |
| 13560 | Kendisine ganimet geldiğinde, gününde taksim eder, bekara bir, evliye iki pay verirlerdi. | Ramuz el e-hadis, 522. sayfa, 6. hadis |
| 13577 | Efradı ailesinden birini sıtma tuttuğunda bulamaç emrederlerdi. Yapılıp iki kere verilirdi. Sonra şöyle buyururdu; Bu, mahzun gönlü takviye eder ve üzüntüyü giderir. Sizden birinin su ile yüzündeki kiri giderdiği gibi. | Ramuz el e-hadis, 523. sayfa, 8. hadis |
| 13597 | Yeni bir elbise giydiklerinde onu Cuma günü giyerlerdi. | Ramuz el e-hadis, 525. sayfa, 1. hadis |
| 13611 | bir haceti unutmaktan korktuklarında, parmak veya yüzüğüne ip bağlarlardı. | Ramuz el e-hadis, 525. sayfa, 15. hadis |
| 13636 | Vahiy nazil olduğunda, kendilerinden arı uğultusu gibi bir şey duyulurdu. | Ramuz el e-hadis, 527. sayfa, 12. hadis |
| 13648 | bir adamdan bir şey duyduğunda, "Filan kimseye ne oluyor" demezdi. Lakin, "Ne oluyor bir takım adamlara ki böyle söylüyorlar" derlerdi. | Ramuz el e-hadis, 528. sayfa, 7. hadis |