| No | Hadis Metni | Kaynak |
| 10828 | Subhanallah! Sen ona takat getiremezsin, güç yetiremezsin. Şöyle söyleseydin ya: "Allahümme Rabbenâ âtinâ fiddünya haseneten ve fil âhireti haseneten ve kınâ azâbennâr." (Efendimiz (s.a.s.) bir adamı ziyarete gitmiş. Adam zayıflıktan kuş yavrusuna dönmüş. Buyurmuş ki: "Sen Allah'dan afiyet istemez miydin? Demiş ki, "Ben Allah'a, ahirette vereceğin azabı bu dünyada ver diye dua ederim." Bunun üzerine yukarıdaki hadisi şerif vârid olmuştur.) | Ramuz el e-hadis, 295. sayfa, 12. hadis |
| 10849 | Sizin için dünya feth olunacak. Evlerinizi kabe ziynetlenir gibi süsleyeceksiniz. Lakin bu günkü şu haliniz o günden hayırlıdır. | Ramuz el e-hadis, 298. sayfa, 3. hadis |
| 10870 | ALLAH'dan dünya ve ahirette af, afiyet ve yakîn isteyin. Zira yakînden sonra kula, afiyet kadar hayırlı bir şey verilmedi. | Ramuz el e-hadis, 300. sayfa, 5. hadis |
| 10881 | İnsanlar üzerine bir zaman gelecek ki; camilerde halka halka oturacaklar, ancak dünya üzerine muhabbet edecekler. (Bunlara rastlarsanız) onlara katılmayın. Zira Allah (z.c.hz)'lerinin o kimselerle alakası yoktur. | Ramuz el e-hadis, 301. sayfa, 3. hadis |
| 10890 | Ümmetime, yakında geçmiş ümmetlerin hastalığı isabet eder: dünya nimetinden neşelenmek(batıl ile ferahlanmak ve tekebbür) tuğyan ve kin, mal ve evlat çoğaltma, haksız düşmanlık, husumet ve haddi aşan bir hased (ki neticesi mukateledir). | Ramuz el e-hadis, 302. sayfa, 5. hadis |
| 10909 | Ümmetimin sonunda bir takım kavimler olur ki, camilerini süsler, kalblerini ise viran ederler. Onlardan birisi dinine vermediği ehemmiyetten fazlasını elbisesine verir. Bunlar, dünyaları selamet oldu mu, ahiret işini kaale almazlar. | Ramuz el e-hadis, 304. sayfa, 1. hadis |
| 10911 | Benden sonra muzlim gecenin karanlık dalgaları gibi fitneler olacak. İnsanlar orada alabildiğine gidecekler. Denildi ki: "O halde hepsi helak olucudur." Buyurdu ki: "dünyadaki katl onlara kafidir." (Ahiretlerine dokunmayacak.) | Ramuz el e-hadis, 304. sayfa, 3. hadis |
| 10968 | İki ses dünya ve ahirette mel'undur: Nimetle çalgı, musibette feryad. | Ramuz el e-hadis, 308. sayfa, 13. hadis |
| 11032 | Ne mutlu gece hacı olup, gündüz gazaya gidene. O öyle bir kimsedir ki, başı kalabalık, hali de perdeli, dünyadan aza kanaatkar, çoluk çocuğunun yanına gülerek girer, gülerek çıkar. Nefsim yed-i kudretinde olana yemin ederim ki, böyle adamlar, Aziz ve Celil olan Allah yolundaki hacıların ve gazilerin ta kendisidir. | Ramuz el e-hadis, 314. sayfa, 1. hadis |
| 11047 | Acaiptir o gafilin hali ki, kendisi gafildir fakat kendisinden gaflet edilmiyor. Aceptir o adamın hali ki, o, dünyaya talib, ölüm de ona talib. Aceptir o adama ki, Rabbi ondan hoşnud mu değilmi bilmeden, ağız dolusu güler. | Ramuz el e-hadis, 315. sayfa, 3. hadis |