| No | Hadis Metni | Kaynak |
| 11478 | Size kelimei ihlastan sonra, afiyetten daha iyi bir şey verilmedi. Öyle ise Allah'dan afiyet isteyin. | Ramuz el e-hadis, 351. sayfa, 11. hadis |
| 11480 | Allah Teala Cenneti yarattığında Cebrail (a.s.)'a şöyle buyurdu: "Git ona bak." O da gitti, baktı, sonra geldi, dedi ki: "Ya Rabbi! İzzetin hakkı için bunu duyup da girmiyen kalmaz." Sonra Allah Teala onun etrafını hoşa gitmeyen şeylerle çevirdi. Sonra buyurdu: "Ya Cebrail (a.s.) git ona bak." O da gitti, baktı, sonra geldi ve dedi ki: "Ya Rabbi! İzzetin hakkı için muhakkak ki ben ona kimsenin girememesinden korkarım." Vaktaki Allah Cehennemi yarattı, şöyle buyurdu: "Ey Cebrail (a.s.) git ona bak." O da gitti, baktı, sonra geldi, şöyle dedi: "İzzetin hakkı için onu duyup da giren hiç bir kimse olmaz." O zaman Allah, Cehennemin etrafını hoşa giden şeylerle çevirdi. Sonra buyurdu ki; "Ya Cebrail (a.s.) git ona bak." O da ona baktı ve şöyle dedi: "Ya Rabbi! İzzetin hakkı için muhakkak ki ona girmiyen hiç kimsenin kalmıyacağından korkarım." | Ramuz el e-hadis, 352. sayfa, 2. hadis |
| 11499 | Zaman, şiddetten başka bir şeyi artırmaz. İnsanlarda da hasislik artar ve kıyamet de şerirlerden başkası üzerine kopmaz. | Ramuz el e-hadis, 354. sayfa, 5. hadis |
| 11514 | Cennetten bir tırnağın yükleneceği bir şey dünyaya gelse, mağrib ile meşrik arasındakileri tezyin ederdi. Cennet ehlinden bir kişi bileziklerle beraber gözükse, nuru güneşin ziyasını söndürürdü. Güneşin yıldızları söndürdüğü gibi. | Ramuz el e-hadis, 355. sayfa, 6. hadis |
| 11519 | Sizlerden biri bir yere konduğunda "Eûzü bi kelimâtillahit tâmmati min şerri mâ halaka." derse o yerden ayrılıncaya kadar hiç bir şey ona zarar vermez. | Ramuz el e-hadis, 355. sayfa, 11. hadis |
| 11522 | biriniz ailesiyle münasebette bulunacağında "Bismillah" ve hem de "Allahım bizi ve nasib edeceğin evladımızı şeytandan uzaklaştır." derse, eğer bu birleşmeden bir çocuk takdir edilmişse, o evlada şeytan hiç bir vakit zarar veremez. | Ramuz el e-hadis, 356. sayfa, 3. hadis |
| 11536 | Ölümden sonra karşılaşacağınız hali bir bilseydiniz, asla istiyerek yiyemez, istiyerek içemez ve gölgeleneceğiniz evlere giremezdiniz. Bağrınızı döverek dağlara uğrar ve kendinize ağlardınız. | Ramuz el e-hadis, 357. sayfa, 6. hadis |
| 11539 | Eğer sana İsrafil (a.s.), Cebrail (a.s.), Mikail (a.s.) ve Hamele-i Arş, aralarında Ben de olduğum halde dua etseydik, sen ancak senin için yazılan kadınla evlenirdin. (Ashabdan bir zatın Peygamberimize bir kadını almak istiyorum "dua et" demesi üzerine bu hadis varid olmuştur.) | Ramuz el e-hadis, 357. sayfa, 9. hadis |
| 11540 | Siz namazı beklemekte iken, Allah'ın gökten bir kapı açarak sizin meclisinizi, sizinle övünerek meleklerine gösterdiğini bir bilseydiniz. | Ramuz el e-hadis, 357. sayfa, 10. hadis |
| 11548 | Eğer kaderi bir şey değiştirseydi, nazar sebkat ederdi. Nazar için birinizin abdest azalarını yıkamak isterlerse esirgemeyin. (Yıkayıp suyunu almak isterlerse) | Ramuz el e-hadis, 358. sayfa, 8. hadis |