| No | Hadis Metni | Kaynak |
| 13473 | Allah (z.c.hz.) buyurur: "Muhakkak ki, Ben ehli arza azab etmeye kast ederim de, evlerine devam edenlere, Benim için birbirini sevenlere, seherlerde istiğfar edenlere baktığım zaman ondan sarfı nazar ederim." | Ramuz el e-hadis, 515. sayfa, 3. hadis |
| 13484 | Rab tebareke ve teala buyurur: "Kimi Kur'an ve Benim zikrim, Benden istemekten meşgul ederse, ona, isteyenlere verdiğimin en efdalini veririm." Allah'ın kelamının sair kelamlara fazileti, Allah'ın bütün mahlukatına üstünlüğü gibidir. | Ramuz el e-hadis, 516. sayfa, 5. hadis |
| 13489 | Allah (z.c.hz.) buyurur: "Ben namazı, azametim için tevazu eden, halkıma kibir etmeyen, gününü zikir ile geçiren, günahına mu'sır olmayıp istiğfarla yatan, aç doyuran, garibi koruyan, küçüğe merhamet eden, büyüğe saygı gösteren kimseden kabul ederim. İşte o Benden isterse Ben ona veririm. Bana dua ederse kabul ederim. Bana tazarru ederse ona merhamet ederim. Benim nazarımda onun misali, Cennetlerde firdevs misalidir ki, meyvaları bozulmaz ve hali değişmez." | Ramuz el e-hadis, 517. sayfa, 2. hadis |
| 13490 | Allah (z.c.hz.) buyurur: "Kulum üzerine Benimle meşgul olmak galib olursa, onun talebini ve lezzetini zikrimde kılarım. Böyle olduğunda o Bana, Ben ona aşık oluruz. Ve bu halde aradaki hicabı ref ederim ve bu hali ona galib kılarım. Halk sehiv ettiğinde o sehiv etmez. Bunların sözü Peygamberlerin sözüdür ve bunlar gerçek kahramanlardır. Ve ehli arza ukubet veya azab murad ettiğim zaman onları hatırlarım da onlar sebebiyle bu azabdan sarfı nazar ederim." | Ramuz el e-hadis, 517. sayfa, 3. hadis |
| 13498 | Benden sonra hulefa, hulefadan sonra umera, umeradan sonra melikler, meliklerden sonra Cebabire, Cebabireden sonra ise Ehli Beytimden bir kimse gelir de, O yeryüzünü adaletle doldurur. Ondan sonra da "Kahtani" gelir. Beni gönderen Zata kasem ederim ki, O, diğerlerinden aşağı değildir. | Ramuz el e-hadis, 518. sayfa, 4. hadis |
| 13782 | Gaza ettiklerinde: Ya Rabbi Benim kolum ve yardımcım Sensin ve Sana dayanarak mukatele ederim" buyururlardı. | Ramuz el e-hadis, 537. sayfa, 10. hadis |
| 13786 | Hz. Aişe validemiz öfkelendiğinde, onun burnunu oğuştururlar ve ona Ey Ayşecik, şu duayı oku derlerdi: "Allahım, Ey Muhammedin (s.a.v) Rabbi, günahımı bağışla, kalbimin öfkesini gider, Beni fitnelerin saptırmalarından beri kıl." | Ramuz el e-hadis, 537. sayfa, 14. hadis |
| 13843 | Aynada yüzlerine nazar ettiklerinde şöyle dua ederlerdi: "Elhamdülillahillezi sevvâ halkî fe addelehu, ve kerrame sûrete vechî fe hassenehâ ve ce'alenî minel müslimîn." (O Allah'a hamd ederim ki, bedenimi güzel ve mutedil yarattı. Yüzümün görünüşünü mükerrem ve güzel kıldı ve Beni mü'minlerden kıldı) | Ramuz el e-hadis, 541. sayfa, 13. hadis |
| 13844 | Aynada yüzlerine nazar ettiklerinde şöyle derlerdi: "Hamd olsun o Allaha ki Benim siretimi ve suretimi güzel yarattı. Benden başkasında çirkinlik veren şeyi Bende güzel kıldı." Sürme çektiklerinde de her bir gözüne iki defa çekerlerdi. Ücüncüyü de hem ona, hem one çekerlerdi. Ayakkabısını giydiğinde sağdan, çıkardığında soldan başlarlardı. Mescide sağ ayağı ile girerlerdi. (Sol ile çıkılır) Alıp vermede her şeyde sağla başlamayı severlerdi. | Ramuz el e-hadis, 541. sayfa, 14. hadis |
| 14048 | Bir kadına talib olunca şöyle derlerdi: Senin için şu şu ve Saadın "Cefne"si vardır (bir sini). Her nereye gidersen o Benimle beraber sana gelir. | Ramuz el e-hadis, 553. sayfa, 12. hadis |