| No | Hadis Metni | Kaynak |
| 10995 | Allah Teala temsil getirdi ki, bir doğru yol o yolun iki tarafında iki sur var. Onlarda açık kapılar ve o kapılar üzerinde sarkıtılmış perdeler var. O doğru yolun giriş kapısının üzerinde bir davetçi var ki şöyle bağırır: "Ey insanlar hepiniz bu yola girin, sapmayın." Yolun üstünde diğer bir davetçi de, bir kimse bu perdelerden birisini açmak istediği zaman der ki: "Sakın o perdeyi açma. Eğer onu açarsan harama girersin." İşte bu doğru yol islamdır. İki tarafındaki surlar, Allah'ın hudutlarıdır. Açık kapılar Allah'ın haram kıldıklarına açılır. bu yolun başındaki davetçi, Allah'ın kitabıdır. Yolun üstünden davet eden diğeri ise her müslümanın kendi kalbindeki Allah öğütçüsüdür. | Ramuz el e-hadis, 310. sayfa, 13. hadis |
| 11004 | Sağ elini kalbinin üzerine koy, mesh et. Ve şöyle söyle: "Bismillahi Allahümme dâvinî bi devâike veşfinî bi şifâike ve ağninî bi fadlike ammen sivâk, vahzir annî ezâke." (bunu Ğayra'ya söyledi.) | Ramuz el e-hadis, 311. sayfa, 9. hadis |
| 11026 | Ne mutlu Şam'a. Zira Allah (z.c.hz)'nin melekleri Şam üzerine kanadlarını germiş bulunur. | Ramuz el e-hadis, 313. sayfa, 6. hadis |
| 11028 | Ne mutlu, Allah yolunda cihad ettiğinde Allah'ın zikrini çok yapana. Zira ona zikrinin her bir kelimesi için yetmiş bin hasene vardır ve onun her hasenesi de on mislidir. bununla birlikte, Allah katında kendisi için daha fazlası vardır. O da on misli olarak verilir. Eğer infakta da bulunmuşsa onun da sevabı buna benzer. | Ramuz el e-hadis, 313. sayfa, 8. hadis |
| 11034 | Ne mutlu Allah (z.c.hz)'nin gölgesine önden koşanlara. Onlar, hakları verildiğinde kabul eder, başkalarının hakları kendisinden istenildiğinde bol bol verirler ve onlar öyle kimselerdir ki, kendileri için nasıl hüküm verirlerse, başkaları hakkında da öyle hüküm verirler. | Ramuz el e-hadis, 314. sayfa, 3. hadis |
| 11036 | (Peygamberimizin marazı mevtinde kendisine Zatülcenb ilacı içirmek istemişler) Siz zannettiniz ki Allah Bana zatülcenbi musallat etti, öyle mi? Allah bunu yapmadı. Nefsim Yed-i kudretinde olan Allah'a yemin ederim ki, Allah bu evde bu ilacı kullanmadık kimse bırakmayacak, amcam Abbas müstesna. | Ramuz el e-hadis, 314. sayfa, 5. hadis |
| 11049 | Göğe çıkarıldım ve hiç bir gök geçmedim ki, orada "Muhammedün ResulAllah" yazılı olmasın. Ve peşim sıra da "Ebubekrinis Sıddık" | Ramuz el e-hadis, 315. sayfa, 5. hadis |
| 11054 | Sizden birinin, kürsüsüne dayanmış olduğu halde Beni tekzib edeceği beklenir. Şöyle ki, kendisine benden bir hadis ulaştığında, der ki: "ResulAllah böyle şey söylemedi. bunu bırak, Kur'an'dakini bana getir. | Ramuz el e-hadis, 315. sayfa, 10. hadis |
| 11055 | Ümmetimden iki cemaati Allah (z.c. hz.) Cehennemden hıfzetsin. Hindistan'da gaza eden kavmi ve Meryem oğlu İsa (a.s.)'ın maiyetinde bulunan kavmi. | Ramuz el e-hadis, 315. sayfa, 11. hadis |
| 11064 | Allah (z.c.hz.) Adem (a.s.)'a san'atlardan bin türlü san'at öğretti ve ona şöyle buyurdu: "Evlatlarına ve zürriyetine, 'rızık hususunda sabredemezseniz, bu san'atlardan biri ile talebinizi yapın. Din ile geçim talebine kalkmayın' de. Zira din sırf benim içindir. Yazık din ile dünya taleb edene, veyl ona." | Ramuz el e-hadis, 316. sayfa, 8. hadis |