| No | Hadis Metni | Kaynak |
| 11248 | İblis Rabbına dedi ki: "İzzetin ve Celalin Hakkı için, canları bedenlerinde bulundukça Adem oğlunu iğfal edeceğim." Allah (z.c.hz) de buyurdu ki: "Onlar Benden mağfiret istedikleri müddetçe Ben de onları mağfiret edeceğim." | Ramuz el e-hadis, 332. sayfa, 5. hadis |
| 11339 | Bir adama şer olarak, dünyadaki mevkiinden veya dinindeki fıskından dolayı parmakla işaret edilmek yeter. Veya dünya malı verildiği halde sıla etmemek (akrabaya yardım etmemek) veya Hakkını eda etmemek kafidir (zekatını vermemek). Ancak Allah'ın korudukları kimseler müstesna. | Ramuz el e-hadis, 339. sayfa, 17. hadis |
| 11387 | Hepiniz Cennete girmekten hoşlanırsınız değil mi? "Evet Ya Resulallah" dediler. Buyurdu ki: "Öyle ise amellerinizi kısaltın. Ölümü iki gözünüzün arasına alın. Ve Allah (z.c.hz.)'nden Hakkıyla haya edin. Dediler ki: "Ya Resulallah, hepimiz Allah'tan haya ederiz." Buyurdu ki: "Öyle değil. Allah'dan haya; kabirlerde çürümeyi unutmamak, içinizi ve ondakileri unutmamak, başı ve baştakileri unutmamanızdır. kim ahiret ikramını isterse, dünya ziynetini terketsin. İşte o vakit, kul "Allah'dan Hakkıyla haya etmiş" olur. O vakit Allah'ın dostluğuna nail olmuş olur. | Ramuz el e-hadis, 343. sayfa, 2. hadis |
| 11466 | Herşeyin kendisini bozan bir afeti vardır. Ümmetime isabet eden en büyük afet ise onların dünyaya, altına ve gümüşe olacak muhabbetleridir. Ya Eba Hureyre! Mal toplayanın çoğunda hayır yoktur. Meğer ki Aziz ve Celil olan Allah onu Hakkına sarfettire. | Ramuz el e-hadis, 349. sayfa, 7. hadis |
| 11480 | Allah Teala Cenneti yarattığında Cebrail (a.s.)'a şöyle buyurdu: "Git ona bak." O da gitti, baktı, sonra geldi, dedi ki: "Ya Rabbi! İzzetin Hakkı için bunu duyup da girmiyen kalmaz." Sonra Allah Teala onun etrafını hoşa gitmeyen şeylerle çevirdi. Sonra buyurdu: "Ya Cebrail (a.s.) git ona bak." O da gitti, baktı, sonra geldi ve dedi ki: "Ya Rabbi! İzzetin Hakkı için muhakkak ki ben ona kimsenin girememesinden korkarım." Vaktaki Allah Cehennemi yarattı, şöyle buyurdu: "Ey Cebrail (a.s.) git ona bak." O da gitti, baktı, sonra geldi, şöyle dedi: "İzzetin Hakkı için onu duyup da giren hiç bir kimse olmaz." O zaman Allah, Cehennemin etrafını hoşa giden şeylerle çevirdi. Sonra buyurdu ki; "Ya Cebrail (a.s.) git ona bak." O da ona baktı ve şöyle dedi: "Ya Rabbi! İzzetin Hakkı için muhakkak ki ona girmiyen hiç kimsenin kalmıyacağından korkarım." | Ramuz el e-hadis, 352. sayfa, 2. hadis |
| 11538 | Eğer Allah (z.c.hz)'ni Hakkıyla tanısaydınız denizler üzerinde yürür ve duanızla dağlar oynardı. Allah'dan Hakkıyla korksaydınız cehilsiz ilme nail olurdunuz. Lakin bu hadde kimse erişmemiştir. Denildi ki: "Ya Resulallah sen de mi?" Buyurdu ki: "Bende; Allah azze ve celle bütün işlerinin bir kimsenin anlayabilmesinden daha büyük değil midir? (Onun zatının ve işlerinin künhüne erişilemez.) | Ramuz el e-hadis, 357. sayfa, 8. hadis |
| 11553 | Eğer bir kimseye Allah'tan başkasına secde etmeyi emretseydim, kadına kocasına secde etmeyi emrederdim. Nefsim yed'i kurdetinde olan Allah'a yemin ederim ki, kadın kocasının Hakkını ödemedikçe, Allah'ın Hakkını ödemiş olmaz. Öyle ki kadın deve semeri üzerinde olsa da kocası kendisini nefsine çağırmış olsa icabet etmelidir. | Ramuz el e-hadis, 358. sayfa, 13. hadis |
| 11591 | Beyan çok söylemek değildir. Bu Allah (z.c.hz.) ve Resulünün sevdiği şekilde hak ile batılı ayırd eden sözdür. Acizlik de lisan acizliği değildir. Hakkı tanımakta marifet ve irfan azlığıdır. | Ramuz el e-hadis, 362. sayfa, 7. hadis |
| 11605 | Azalar içinde dilden daha şiddetli azab görecek bir şey yoktur. Dil şöyle der: "Yarabbi cesedi azablandırmadığın bir azabla beni cezalandırdın." Cenabı Hak buyurur: "Senden öyle bir kelime çıktı ki, meşrık ve mağribe ulaştı. Onun sebebiyle kanlar akıtıldı. İzzetim Hakkı için seni öyle bir azabla azablandıracağım ki, azalardan hiç birine o şekilde azab etmemişimdir." | Ramuz el e-hadis, 363. sayfa, 8. hadis |
| 11743 | Vasiyet etmeyi istediği bir şeyi olan bir müslüman adamın, bu vasiyeti yazmadan iki geceden fazla gecelemesine Hakkı yoktur. | Ramuz el e-hadis, 374. sayfa, 6. hadis |