| No | Hadis Metni | Kaynak |
| 11230 | allah (z.c.hz.) Adem (a.s.)'a buyurdu ki: "Ya Adem (a.s.) Ben emaneti yere, göğe arzettim, kaldıramadılar. Sen onu, ondakiyle yüklenebilecek misin?" Dedi ki: "Ya Rabbi, onda bana ne var?" Buyurdu ki: "Muhafaza edersen sevap, etmezsen azap var." Adem (a.s.) dedi ki: "Ondakiyle beraber yüklendim." Böyle dedi de Cennette öğleden ikindiye kadar kalabildi. Taki şeytan onu oradan çıkardı. | Ramuz el e-hadis, 330. sayfa, 8. hadis |
| 11231 | allah (z.c.hz.) cana "çık" dedi. O da "Çıkmam, ancak kerhen çıkarım" dedi. Buyurdu ki: "Kerhen de olsa çık." (Gönüllü- gönülsüz. Zira ölüm acıdır.) | Ramuz el e-hadis, 330. sayfa, 9. hadis |
| 11233 | allah (z.c.hz.) buyurur: "Kulun hasenatı da günahı da ortaya getirilir. Biz onun bazısını bazısı ile takas yaparız. Hasenesi artarsa bu sebeple kendisine Cennette geniş bir mevki ayrılır." | Ramuz el e-hadis, 331. sayfa, 2. hadis |
| 11242 | Musa (a.s.) Bana dedi ki; "Ya Rabbi, yakın mısın Sana yavaş söyleyeyim. Uzak mısın, sesleneyim. Hitabını işitiyorum, görmüyorum, nerdesin?" allah (z.c.hz.) buyurdu ki: "Arkandayım, önünde, sağında, hem de solundayım. Ya Musa (a.s.) Ben, kulum Beni zikrettiğinde onun celisiyim ve dua ettiğinde onunla beraberim. | Ramuz el e-hadis, 331. sayfa, 11. hadis |
| 11246 | Şeytan dedi ki: "Mal sahibi, şu üç şeyin birinden benden salim olmaz ve sabah akşam ona bunlar için vesvese vermeye çalışırım: Malı helal olmıyan yerden edinmesine uğraşırım. Hak olmayan yere harcatmaya çalışırım. Mala karşı içine sevgi ve muhabbet veririm ki, onu yerine harcayamasın." (allah'ın siyaneti oldumu başka) | Ramuz el e-hadis, 332. sayfa, 3. hadis |
| 11252 | Cebrail (a.s.) yanımdan kalktı da Bana anlattı ki, Hüseyin (r.a.) Fırat kenarında katlonulacak ve sonra şöyle dedi: "İster misin onun toprağından sana koklatayım" Dedim, evet. Bunun üzerine elini uzattı, o topraktan bir avuç aldı ve onu Bana verdi. Ben de kendimi tutamadım, gözlerimden yaşlar boşandı. | Ramuz el e-hadis, 333. sayfa, 1. hadis |
| 11263 | Kalbini iman için halis eden iflah oldu. Yine kalbini selim, lisanını sadık, nefsini mutmain, ahlakını mustakim, kulağını dinler, gözünü de görür eden de iflah oldu. Kulak, işittiğini kalbe götüren bir alet gibidir. Göz de kalbin muhafaza edeceği şeyin tesbit vasıtasıdır. İflah oldu o kimse ki, allah onun kalbini hıfz edici kıldı. | Ramuz el e-hadis, 333. sayfa, 12. hadis |
| 11286 | De ki: "allah'ın kelimeyi tammesiyle -ki onu iyi veya kötü tecavüz edemez- yerde yarattığı her şeyin şerrinden sığınırım. Gece gelenin, gündüz gelenin, göğe çıkanın, gökten inenin şerrinden. Ancak hayırla gelen hariç ey Rahman." (Cinnilere karşı Halid ibni Velid r.a hz lerine buyrulmuştur) | Ramuz el e-hadis, 335. sayfa, 13. hadis |
| 11299 | onu bağla da sonra tevekkül et.( Bir kimse, devesini salıverip de mi tevekkül edeceğini sorduğunda bu hadis varid olmuştur.) | Ramuz el e-hadis, 336. sayfa, 13. hadis |
| 11311 | Davud (a.s.)'ın oğlu Sülayman (a.s.)'ın yüzük taşı semavi idi. onu aldı da yüzüğüne koydu. onun nakşı: "Ben allahım. Benden başka ilah yoktur. Muhammed (s.a.s.) kulum ve Resulümdür." idi. | Ramuz el e-hadis, 337. sayfa, 11. hadis |