| No | Hadis Metni | Kaynak |
| 11462 | Ölüm haline gelenlerinize "Lâ ilâhe illallah" şehadetini telkin edin. Kim bunu ölürken söylese Cennet ona vacip olur. Dediler ki: "Ya Resulallah sağlığında söylerse? " Buyurdu ki: "Bu kelime daha iyi hak ettirir. Nefsim yed'i kudretinde olana yemin ederim ki semavat, arz ve onlarda olanlar, arasındakiler ve altındakiler getirilseler, mizanın bir kefesine konulsalar, "Lâ ilâhe illallah" şehadeti ise diğer kefeye konulsa, muhakkak onlar ağır basardı. | Ramuz el e-hadis, 349. sayfa, 3. hadis |
| 11463 | Bir adamın, Aziz ve Celil olan Allah yolunda bir saat saffı harpte bulunması, altmış sene ibadetten efdaldir. | Ramuz el e-hadis, 349. sayfa, 4. hadis |
| 11467 | Her şeyin bir ilerleyişi, bir geri gidişi vardır. Kabilenin hepsinin fakih oluşu, dinin ikbalinin alametidir. Öyle ki, o kabilede ancak bir veya iki cahil kimse bulunur. Kabilenin baştan başa cahil oluşu, dinin geri gidişi demektir. Öyle, içlerinde bir iki alim olur. Onlar da zelildir. Makhurdur. (Sözleri geçmez) Kendilerine taraftar ve yardımcı bulamazlar. | Ramuz el e-hadis, 349. sayfa, 8. hadis |
| 11475 | İnsanlar için üç temerküz noktası vardır: Antakya Amik'inde olan melhamei kübrada toplanma merkezi Şam olur. Deccal vak'asında merkezleri Kudüs, Ye'cüc hadisesinde Tûri Sina. | Ramuz el e-hadis, 351. sayfa, 8. hadis |
| 11476 | Adem oğlu yaradılalı beri ölümden daha şiddetli bir şeye rastlamamış olmakla beraber, sonrakilere nazaran ölüm ehvendir. | Ramuz el e-hadis, 351. sayfa, 9. hadis |
| 11482 | Ne vakit ki Adem (a.s.)'e ruh nefh olundu ve ruh içini dolaşıp, başına vardı. Adem (a.s.) aksırdı ve "Elhamdülillahi Rabbil alemîn" dedi. Allah (z.c.hz.) de: "Yerhamükellah" buyurdu. | Ramuz el e-hadis, 352. sayfa, 4. hadis |
| 11483 | Allah (z.c.hz.) Musa (a.s.)'a firavun aleyhinde duaya izin verince melaike "amin" dedi. Allah: "Senin de, Allah yolundaki mücahidlerin duasını da kabul ettim." buyurdu. Sonra Resulallah (s.a.s.) buyurdu ki: "Mücahidlere eza vermekten Allah'dan korkun. Muhakkak ki Allah, Peygamberlerine ilişenlere gadab ettiği gibi, onlar içinde gadap eder. Peygamberlerin duasını kabul buyurduğu gibi, onların duasına da icabet eder. | Ramuz el e-hadis, 352. sayfa, 5. hadis |
| 11489 | Allah, aklı yarattığında ona şöyle buyurdu: "Gel", o da geldi. Sonra ona buyurdu: "Git", o da gitti. Sonra ona buyurdu. "Otur", o da oturdu. Sonra ona buyurdu: "Konuş", o da konuştu. Sonra ona buyurdu: "Sus", o da sustu. Sonra buyurdu ki: "Bana senden sevgili ve daha kerim olan bir mahluk yaratmadım. Seninle tanınırım, seninle Hamd edilirim, seninle itaat olunurum, Seninle alırım, seninle veririm. Seni hesaba çeker, muhatab ederim. Sevab sana, ceza da sana. Sana en büyük ikram da "Sabır" dır." | Ramuz el e-hadis, 353. sayfa, 3. hadis |
| 11491 | Hz. Ömer (r.a) müslüman olunca Cebrail (a.s.) Bana geldi ve dedi ki: "Gök ehli Ömer'in (r.a) müslüman olmasından şenlik ediyor." | Ramuz el e-hadis, 353. sayfa, 5. hadis |
| 11494 | Kılıç sıyrılmadığı, ok atılmadığı, mızrak kullanılmadığı halde bile Allah yolunda harp sahasında durmak; göz açıp yumuncaya kadar bile Allah'a isyan edilmeden yapılmış altmış senelik ibadetten efdaldir. | Ramuz el e-hadis, 353. sayfa, 8. hadis |