| No | Hadis Metni | Kaynak |
| 11917 | Maîşeti müşkilleşmiş bir kimsenin evinden çıktığında şunu demesine ne mani var?: "Bismillâhi alâ nefsî ve mâlî ve dînî Allahümme raddinî, bi kadâike ve bâriklî fîmâ kuddiralî hattâ lâ uhibbe ta'cîle mâ ahharte ve te'hîra mâ acelte." (Allah adı ile başlar, nefsimi, malımı ve dinimi korumasını ondan dilerim. Allahım ilahi kazana beni razı kıl ve benim için takdir olunanı bana mübarek eyle, Ta ki senin te'hir ettiğin şeyin acilen olmasını ve acilen verdiğin şeyin de sonraya kalmasını istemiş olmayayım. | Ramuz el e-hadis, 389. sayfa, 10. hadis |
| 11920 | Ashabımla ümmetimin misali yemekte tuzun misali gibidir. Yemek ancak tuzla salih olur. | Ramuz el e-hadis, 390. sayfa, 3. hadis |
| 11926 | Allah yolundaki mücahidin misali,-Allah kendi yolunda mücadele edeni daha iyi bilir ya- Oruçta, ibadette, rukuda, sucudda bulunan adam gibidir. | Ramuz el e-hadis, 390. sayfa, 9. hadis |
| 11931 | Ölüm esnasında köle azad eden ve sadaka veren insanın misali, tıka basa yemek yedikten sonra hediye veren kimsenin misali gibidir. | Ramuz el e-hadis, 391. sayfa, 1. hadis |
| 11932 | İçinde Allah zikri olan evin Allah zikredilmeyen eve göre durumu, dirinin ölüye olan durumu gibidir. | Ramuz el e-hadis, 391. sayfa, 2. hadis |
| 11940 | Allah yolundaki bir mücahidin misali, gündüz oruç tutup gece ibadet eden bir kimseye benzer. Taki dönünceye kadar. | Ramuz el e-hadis, 391. sayfa, 10. hadis |
| 11944 | Birbiriyle karşılaşan iki müslümanın misali biri diğerini yıkayan iki el gibidir. (Selam verir musahafa eder, mağfiret olunurlar.) | Ramuz el e-hadis, 392. sayfa, 1. hadis |
| 11945 | Haramdan malı olup da tasadduk edenin sadakası kabul edilmez. Bu ancak şuna, bir kadının zinadan kazandığını hastalara vermesine benzer. | Ramuz el e-hadis, 392. sayfa, 2. hadis |
| 11947 | Mü'minin ehli iman arasındaki mevkii, başın bedendeki mevkiine benzer. Nasıl baş bedene isabet edenden acı duyarsa, mü'min de ehli imana gelen beladan müteessir olur. | Ramuz el e-hadis, 392. sayfa, 4. hadis |
| 11961 | Maruf ile emredin, münkerden neyhedin. Allah'a dua edip de duanız kabul edilmeyecek hale gelmeden evvel ve af dileyip de mağfiret olunmayacağınız hale gelmeden önce. Muhakkak ki, marufu emretmek mürkeri nehyetmek eceli yaklaştırmaz. Yahudilerin bilginleri, Nasaranın rahipleri, marufu emretmeyi ve münkeri nehyetmeyi terk ettikleri zaman, Aziz ve Celil olan Allah onlara Peygamberlerinin diliyle lanet etti. Sonra onları umumi azaba duçar etti. | Ramuz el e-hadis, 393. sayfa, 5. hadis |