| No | Hadis Metni | Kaynak |
| 14180 | Bir kimsenin arkasından gelmesinden hoşlanmazlardı. Fakat sağından veya solundan gitmesini isterlerdi. | Ramuz el e-hadis, 561. sayfa, 3. hadis |
| 14182 | Kanın feveranından hoşlanmazlardı. Ancak üç günden sonra örtü üstünden aileleri ile mübaşeretleri vaki olurdu. | Ramuz el e-hadis, 561. sayfa, 5. hadis |
| 14197 | Sarıklarının altında ve sarıksız olarak kalansüve giyerler, o olmadan da sarık sararlar, Yemen mamulü takke de giyerlerdi ki, beyaz bir serputşu. Keza harpte kulaklarına kadar o serpuşun uçları inerdi. Çok kere namaz kılarken, kalansüveyi çıkarıp, sütre olarak önlerine koydukları olurdu. Silahına, atına ve eşyasına isim vermek adet-i seniyelerinden idi. | Ramuz el e-hadis, 562. sayfa, 2. hadis |
| 14198 | Yumuşak sahtiyan ayakkabı giyerlerdi. Sakallarını za'feran ve vers ile boyadıkları olurdu. | Ramuz el e-hadis, 562. sayfa, 3. hadis |
| 14199 | Namazda sağ veya sola meylettiği olurdu. Fakat başını geriye çevirdiği vaki olmamıştır. | Ramuz el e-hadis, 562. sayfa, 4. hadis |
| 14207 | Hz. Peygamberin son sözleri: "Celâle Rabbî errefî' fekad bellağtü" (Rabbimin yüce Celalini ihtiyar ettim ve emrolunduğumu tebliğ ettim) olmuş ve sonra irtihal buyurmuşlardı. | Ramuz el e-hadis, 562. sayfa, 12. hadis |
| 14216 | Âişe radıyallahu anhâ’dan rivayet edildiğine göre Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyurdu:
“Mekke fethinden sonra artık hicret yok; fakat cihad ve niyet vardır. Allah yolunda savaşa çağırıldığınız zaman hemen katılın.”
| Buhârî, Menâkıbü’l-ensâr 45, Cihâd 1, 27, 184; Müslim, Hac 445, İmâret 85. Ayrıca bk. Tirmizî, Siyer 32; Nesâî, Bey`at 15 |
| 14217 | Bir defasında Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem ile birlikte bir gazvede bulunuyorduk. Buyurdu ki:
Hastalıkları yüzünden Medine’de kalan öyle kimseler var ki, siz bir yolda yürüdüğünüz veya bir vâdiyi geçtiğinizde, onlar da sizinle birlikte gibidir.”
Bir başka rivayete göre:
—Sevap kazanmada size ortak olurlar” buyurdu.
| Müslim, İmâre 159 |
| 14220 | Enes radıyallahu anh şöyle dedi:
— Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem ile Tebük Gazvesi’nden döndüğümüz sırada şöyle buyurdu:
-“Medine’de bizden geride kalan öyle kimseler vardır ki, bir dağ yoluna, bir vâdiye girdiğimizde onlar da bizimle yürüyormuş gibi sevap kazanırlar.
Çünkü onları birtakım mâzeretleri alıkoymuştur.”
| Buhârî, Megâzî 81, Cihâd 35. Ayrıca bk. Ebû Dâvûd, Cihad 19; İbni Mâce, Cihâd 6 |
| 14224 | Ebû Mûsâ Abdullah İbni Kays el-Eş`arî radıyallahu anh şöyle dedi:
Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem’e:
Biri cesaretini göstermek, diğeri milletini korumak, öteki kendine yiğitadam dedirtmek için savaşan kimselerden hangisi Allah yolundadır? diye soruldu.
Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem şu cevabı verdi:
“Kim, İslâmiyet daha yüce olsun diye savaşıyorsa, o Allah yolundadır.”
| Buhârî, İlim 45, Cihad, 15, Farzu’l-humüs 10, Tevhîd 28; Müslim, İmâre 150, 151. Ayrıca bk. Tirmizî, Fezâilü’l-cihad 16; Nesâî, Cihad 21; İbni Mâce, Cihad 13 |