Arama Sonuçları oldu Sonra

Hızlı Erişim Linki: https://www.hadisarabul.com/hadisbul/12146-oldu-Sonra/60

NoHadis MetniKaynak
12740 Cebrail (a.s.) nazil oldu da Bana imam oldu. Ben onunla namaz kıldım, Sonra onunla namaz kıldım, Sonra onunla namaz kıldım, Sonra onunla namaz kıldım, Sonra gene onunla namaz kıldım. Sonra o dedi ki: "İşte bununla memursun" (emrolundun.)Ramuz el e-hadis, 451. sayfa, 8. hadis
13007 Allahın Peygamberlerini birbirleri üzerine tafdil etmeyin. Muhakkak Sur'a üfrülür de semavat ve arzda olanlar -Allahın dilediği hariç- düşüp ölürler. Sonra ikinci Sura üfürülür. Ben dirilerin ilki olurum. Bir de bakarım ki Hz. Musa (a.s) Arşa tutunmuş. Bilmem ki Tur günündeki "Sayka" sebebile muhasebe mi edildi, yoksa Benden evvel mi diriltildi. Ve de Ben Muhammed (s.a.v)in Metta oğlu Yunus (a.s) dan daha faziletli olduğunu söyleyemem.Ramuz el e-hadis, 474. sayfa, 12. hadis
13084 Emzirme müddeti geçtikten Sonra süt kardeşlik yok. İftarsız oruç ta yoktur. Aklı baliğ olduktan Sonra yetimlik yok, geceye kadar laf orucu da yok. Nikahtan evvel de talak yoktur.Ramuz el e-hadis, 480. sayfa, 11. hadis
13283 Ya Halid, muhakkak ki Benden Sonra, yakın hadiseler, fitneler, ayrılık ve ihtilaflar olur. bunlar olduğu zaman Allah'ın katil kulu olmaktansa, elinden gelirse maktul kulu olur.Ramuz el e-hadis, 497. sayfa, 2. hadis
13375 Adem oğlu kıyamet günü getirilir ve mizanın kefeleri önünde durdurulur. Ona bir melek tayin edilir. Eğer mizanı ağır gelirse melek mahlukatın duyacağı bir sesle şöyle nida eder: "Filan kimse bundan Sonra ebedi olarak şekavete düşmeyecek bir saadetle said oldu." Eğer mizanı hafif gelirse, melek gene mahlukatın işiteceği bir sesle, şöyle nida eder: "Falan kimse bundan Sonra said olmayacak bir şekavette şaki oldu"Ramuz el e-hadis, 505. sayfa, 8. hadis
13459 Nâ hak yere öldürülen adam, kıyamette yol üzerinde oturtulur ve katili geçerken onu yakalar ve der ki: "Yarabbi bu adam benim oruç ve namazımı kesti." Sonra katil de, ona emir veren de azab olunur.Ramuz el e-hadis, 513. sayfa, 8. hadis
13498 Benden Sonra hulefa, hulefadan Sonra umera, umeradan Sonra melikler, meliklerden Sonra Cebabire, Cebabireden Sonra ise Ehli Beytimden bir kimse gelir de, O yeryüzünü adaletle doldurur. Ondan Sonra da "Kahtani" gelir. Beni gönderen Zata kasem ederim ki, O, diğerlerinden aşağı değildir.Ramuz el e-hadis, 518. sayfa, 4. hadis
13574 Yatacakları zaman ellerini yanağının altına kor: "Bismike Allahümme ahyâ ve bismike emûtü.": (Ancak isminle yaşarım, isminle ölürüm) buyurur uyandıklarında da,: "Elhamdülillahillezi ahyana ba'de mâ emâtenâ ve ileyhin nüşûr": (Hamd o Allah'a mahsustur ki, bizleri ölü hale getirdikten Sonra tekrar diriltti. Öldükten Sonra diriltmek ancak O'na mahsustur) buyururlardı.Ramuz el e-hadis, 523. sayfa, 5. hadis
13935 Kendisine "Bismillahirrahmanirrahim" nazil olduktan Sonra sure başını ondan anlarlardı.Ramuz el e-hadis, 547. sayfa, 5. hadis
14237

Zirr İbni Hubeyş şöyle dedi;

Mestler üzerine nasıl mesh edileceğini sormak üzere Safvân İbni Assâl radıyallahu anh’ın yanına gitmiştim. Bana:

Zirr! Niçin geldin? diye sordu. Ben de: İlim öğrenmek için, deyince şunları söyledi: Melekler, ilim öğrenenlerden hoşlandıkları için onlara kanat gererler. Ben de: Büyük ve küçük abdestten Sonra mestler üzerine nasıl mesh edileceğikafamı kurcaladı. Sen de Hz. Peygamber’in ashâbından olduğun için, onun bu konuda bir şey söylediğini duydun mu diye sormaya geldim, dedim. Safvân: Evet, duydum. Resûl-i Ekrem seferde bulunduğumuz zaman mestleri üçgün üç gece çıkarmamayı, büyük ve küçük abdest bozduktan, uyuduktan Sonra bile mestlere meshetmeyi, ancak cünüp olunca mestleri çıkarmayı emrederdi, dedi. Onun sevgiye dair bir şey söylediğini duydun mu? diye sordum. Evet, duydum. Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem ile bir sefere çıkmıştık. Biz onun yanındayken bir bedevî kaba sesiyle: Muhammed! diye bağırdı.

Hz. Peygamber de onun sesine yakın bir sesle:

“Gel bakalım”, dedi.

Bedevîye dönerek:

Yazıklar olsun sana! Hz. Peygamber’in huzurunda bulunuyorsun. Kıs sesini! Yüksek sesle bağırmanı Allah yasakladı, dedim.

Bedevî:

Vallahi sesimi kısmam, dedi ve Resûl-i Ekrem’e: Birilerini seven, ama onlarla beraber olacak kadar iyiliği bulunmayan kimse hakkında ne dersin? diye sordu.

Hz. Peygamber şöyle buyurdu:

“Bir kimse, kıyamet gününde, sevdikleriyle beraberdir.” Safvân İbni Assâl sözüne devamla dedi ki: Hz. Peygamber bu konuda uzun uzun konuştu. Hatta bir ara batı taraflarında bulunan bir kapıdan bahsetti. “Kapı yaya yürüyüşüyle kırk yıl veya yetmiş yıl (yahut râvinin hatırladığına göre süvari gidişiyle kırk veya yetmiş yıl) genişliğindedir”, buyurdu.

Şamlı muhaddislerden Süfyân İbni Uyeyne şöyle dedi:

Allah gökleri ve yeri yarattığı gün, bu kapıyı tövbe için açık olarak yaratmıştır. Güneş battığı yerden doğuncaya kadar o kapı kapanmayacaktır.
Tirmizî, Daavât 98. Ayr ca bk. Tirmizî, Tahâret, 71; Nesâî, Tahâret 97, 113;ı İbni Mâce, Fiten 32