Arama Sonuçları ki Onu

Hızlı Erişim Linki: https://www.hadisarabul.com/hadisbul/12748-ki-Onu/1040

NoHadis MetniKaynak
13891 "Ğarrâ" denilen bir kabı vardı ki, Onu dört kişi taşırdı.Ramuz el e-hadis, 544. sayfa, 15. hadis
13957 Bir kimseyi vali olarak gönderecekleri zaman Onun imamesini kendileri sarar ve ucunu da sağ kulağı arkasından sarkıtırlardı.Ramuz el e-hadis, 548. sayfa, 10. hadis
13987 Oruçlarını evvela içecek şeyle bozarlardı ve Onu bir nefeste içmeyip iki veya üç nefeste içerlerdi.Ramuz el e-hadis, 550. sayfa, 2. hadis
14080 Elbiselerine meni bulaştığında izhir otu ile elbiselerini temizlerlerdi. Sonra namazını kılar, kuruduktan sonra ovar, gene Onunla namazlarını kıldıkları vaki olurdu.Ramuz el e-hadis, 555. sayfa, 11. hadis
14095 Öğlenin farzından evvel iki, sonra da iki rek'at kılarlardı. Akşamdan sonra, evinde iki rek'at, keza yatsıdan sonra iki rek'at kılarlardı. Cumadan sonra dönünceye kadar namaz kılmaz ve evinde iki rik'at kılarlardı.Ramuz el e-hadis, 556. sayfa, 7. hadis
14154 Söz söylerken kavmin en şeririne lafını teveccüh ettirirlerdi. ki Onunla ünsiyet kursun.Ramuz el e-hadis, 559. sayfa, 12. hadis
14204 Cuma günü minberden indiğinde, haceti olan bir kişi ile kOnuştuktan sonra, mihraba geçip namaz kıldıkları vaki idi.Ramuz el e-hadis, 562. sayfa, 9. hadis
14214

Mü’minlerin emîri Ebû Hafs Ömer ibni Hattâb radıyallahu anh, Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem’i şöyle buyururken dinledim, dedi:

“Yapılan işler niyetlere göre değerlenir. Herkes yaptığı işin karşılığını niyetine göre alır. kimin niyeti Allah’a ve Resûlü’ne varmak, onlara hicret etmekse, eline geçecek sevap da Allah’a ve Resûlü’ne hicret sevabıdır. kim de elde edeceği bir dünyalığa veya evleneceği bir kadına kavuşmak için yola çıkmışsa, Onun hicreti de hicret ettiği şeye göre değerlenir.”

Buhârî, Bed’ü’l-vahy 1, Îmân 41, Nikâh 5, Menâk bu’l-ensâr 45, tk 6, Eymân ı İ 23, Hiyel 1; Müslim, mâret 155. Ayr ca bk. Ebû Dâvûd, Talâk 11; Tirmizî, İ ı Fezâilü’l-cihâd 16; Nesâî, Tahâret 60; Talâk 24, Eymân 19; bni Mâce, Zühd 26
14226

Ebû Hüreyre radıyallahu anh’den rivayet edildiğine göre Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyurdu:

“Bir kimsenin câmide cemaatle kıldığı namaz, işyerinde ve evinde kıldığı namazdan yirmi küsur derece daha sevaptır. Şöyleki bir kişi güzelce abdest alır, sonra başka hiçbir maksatla değil, sadece namaz kılmak üzere câmiye gelirse, câmiye girinceye kadar attığı her adım sebebiyle bir derece yükseltilir ve bir günahı bağışlanır. Câmiye girince de, namaz kılmak için orada durduğu sürece, tıpkı namaz kılıyormuş gibi sevap kazanır. Biriniz namaz kıldığı yerden ayrılmadığı, kimseye eziyet etmediği ve abdestini bozmadığı müddetçe melekler:

Allahım! Ona merhamet et!

Allahım! Onu bağışla!

Allahım! Onun tövbesini kabul et! diye ona dua ederler.”

Buhârî, Salât 87, Ezân 30, Büyû` 49; Müslim, Tahâret 12, Mesâcid 272. Ayrıca bk. Ebû Dâvûd, Salât 48; İbni Mâce, Tahâret 6, Mesâcid 14
14227

Ebü’l-Abbâs Abdullah İbni Abbâs İbni Abdülmuttalib radıyallahu anhümâ’dan nakledildiğine göre, Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem Allah Teâlâ’dan rivayet ettiği bir hadiste şöyle buyurdu:

“Allah Teâlâ iyilik ve kötülükleri takdir edip yazdıktan sonra bunların iyi ve kötü oluşunu şöyle açıkladı:

kim bir iyilik yapmak ister de yapamazsa, Cenâb-ı Hak bunu yapılmış mükemmel bir iyilik olarak kaydeder.

Şayet bir kimse iyilik yapmak ister sonra da Onu yaparsa, Cenâb-ı Hak o iyiliği on mislinden başlayıp yedi yüz misliyle, hatta kat kat fazlasıyla yazar.

kim bir kötülük yapmak ister de vazgeçerse, Cenâb-ı Hak bunu mükemmel bir iyilik olarak kaydeder.

Şayet insan bir kötülük yapmak ister sonra da Onu yaparsa, Cenâb-ı Hak o fenalığı sadece bir günah olarak yazar.”

Buhârî, Rikâk 31; Müslim, Îmân 207, 259. Ayrıca bk. Buhârî, Tevhîd 35; Tirmizî, Tefsîru sûre (6),10