| No | Hadis Metni | Kaynak |
| 10480 | Şu üç şey Ortaya çıktıktan sOnra, evvelden iman etmemiş veya imanından hayır kazanmamış bir OlOr:green'>kimseye, imanı fayda vermez. Güneşin garbdan dOğması, deccal ve dabbetül-arz. | Ramuz el e-hadis, 262. sayfa, 6. hadis |
| 10481 | Bir OlOr:green'>kimse şu üç şeyi yaparsa imanın tadını tatar: Yalnız Allah'a kul Olur ve "La ilahe illallah" der, gönül hOşluğu ile zekatını verir, şöyle OlOr:green'>ki: yaşlısını, zayıfını, hastasını, adisini değil, fakat malın Ortasından verir. Muhakkak OlOr:green'>ki Allah, Onun en güzelini sizden istemez. LaOlOr:green'>kin, en kötüsünü de emretmemiştir. Nefsini tezOlOr:green'>kiye eder. Denildi OlOr:green'>ki, "Nefsi tezOlOr:green'>kiye ne demektir?" Buyurdu OlOr:green'>ki: "OlOr:green'>kişinin nerede Olursa Olsun, Allah'ın kendisi ile beraber Olduğunu bilmesidir. | Ramuz el e-hadis, 262. sayfa, 7. hadis |
| 10484 | Üç şey vardır OlOr:green'>ki, insan, kıyamet gününe O vasıflarla gelmezse, Ona bir şey (mükafat) yOktur: Kendisini Allah'ın haramından men edecek verağ, halk ile iyi geçinecek ahlak, sefihin cehaletini karşılayacak hilim. | Ramuz el e-hadis, 262. sayfa, 10. hadis |
| 10485 | Üç şey vardır OlOr:green'>ki, OlOr:green'>kimde üçü veya biri bulunmazsa, amelinden hiç bir şey Ona fayda vermez: Kendisini, Allah'ın bildirdiği günahlardan alıkOyan takva, insanlarla iyi geçinmeyi sağlıyan güzel ahlak, sefihi karşılayan hilim. | Ramuz el e-hadis, 262. sayfa, 11. hadis |
| 10486 | Şu üç şey bir OlOr:green'>kimsede Olursa halis münafıktır: KOnuştuğunda yalan söyler, itimad edildiğinde, emanete hiyanet eder, vaad edince vaadinde durmaz. Bir adam dedi OlOr:green'>ki: "İOlOr:green'>kisi gider de biri kalırsa?" Buyurdu OlOr:green'>ki; Onlardan bir şey kalırsa, Ona da nifaktan bir şube vardır. | Ramuz el e-hadis, 263. sayfa, 1. hadis |
| 10487 | Üç şey vardır OlOr:green'>ki, kul, Onlarla dünya ve ahiret nimetlerine nail Olur: Belaya sabır, kazaya rıza, bOlluk ve rahatlıkta da dua. | Ramuz el e-hadis, 263. sayfa, 2. hadis |
| 10488 | Şu üç şeyi, Allah'a güvenerek ve ümid ederek yapan OlOr:green'>kimseye, Allah Teala yardımını ve Onun işini bereketlendirmeyi vaad etmiştir: Allah'a dayanarak ve sevabını umarak köle azadı için say-ü gayret eden OlOr:green'>kimseye. Allah'tan sevab umarak ve Allah'a güvenerek evlenene, Allah'ın bereket vermesi ve yardım etmesi, Allah üzerine hak Olur. Allah'a dayanarak ve sevab umarak ölü bir araziyi ihya edene de Allah'ın bereket vermesi ve yardım etmesi Allah üzerine hak Olur. | Ramuz el e-hadis, 263. sayfa, 3. hadis |
| 10490 | Üç şey OlOr:green'>kime verildi ise, Âli Davud'a verilen hikmet Ona da verilmiş demektir: Öfke de ve cezada adalet, faOlOr:green'>kirlik ve zenginlikte itidal, gizli ve aşikarede Allah'tan kOrkmak. | Ramuz el e-hadis, 263. sayfa, 5. hadis |
| 10491 | Üç şey (OlOr:green'>kimse) büyük belalardandır: İyiliği anlamıyan, kötülüğü affetmiyen amir, hayır gördüğünde örtbas eden, kusur gördüğünde yayan zalim, yanında bulunduğun müddetçe sana eziyet eden, yOkluğunda sana hiyanet eden kadın (ailen) | Ramuz el e-hadis, 263. sayfa, 6. hadis |
| 10492 | Üç şey vardır OlOr:green'>ki, Onlar OlOr:green'>kimde bulunursa, Allah Onu kOlay bir şeOlOr:green'>kilde hesaba çeker. Ve Rahmeti ile Cennetine idhal eder: Mahrum edene ihsanda bulunmak, zulmedeni affetmek, uğramayanı arayıp sOrmak. | Ramuz el e-hadis, 263. sayfa, 7. hadis |