| No | Hadis Metni | Kaynak |
| 8845 | Ümmetim, ümmeti merhumedir. Ona ahirette azab yOktur. Onun azâbı, dünyadaOlOr:green'>ki ölüm, zelzele, sıkıntılar ve fitnelerdir. | Ramuz el e-hadis, 117. sayfa, 8. hadis |
| 8846 | Ümmetim, ümmeti merhumedir. Mağfiret Olunmuştur. Allah Tealâ dünyadaOlOr:green'>ki sıkıntıları Onlara kefaret kılmıştır. Kıyamet günü gelince müslümanlardan her bir OlOr:green'>kimseye yahudi veya nasraniden bir fidye verilir. Ve kendine denir OlOr:green'>ki: "Bu ateşten senin fidyendir." | Ramuz el e-hadis, 117. sayfa, 9. hadis |
| 8847 | Ümmetim hiç bir vaOlOr:green'>kit dalâlette tOplanmaz. İhtilâfta kalabalık tarafını tutunuz. | Ramuz el e-hadis, 117. sayfa, 10. hadis |
| 8848 | Ümmetim, ümmeti merhumedir, mukaddestir, mübarektir. Kıyamette Ona azab yOktur. Azâbları ancak dünyada aralarındaOlOr:green'>ki fitnelerledir. | Ramuz el e-hadis, 117. sayfa, 11. hadis |
| 8855 | Gök ehli yerdeOlOr:green'>ki seslerden ancak ezan seslerini duyarlar. | Ramuz el e-hadis, 118. sayfa, 7. hadis |
| 8856 | Cennet ehli CennetteOlOr:green'>ki makamlarına yerleşir ve Cuma'dan Cuma'ya Allah'ı ziyarete giderler. Onlara Arşı Rahman aşikâr Olup, Allah'ı görürler. Bu Cennet bahçelerinden birinde Olur. Ve herkes derecesine göre bir minbere yerleşir. En aşağısının yerleri misk tepelerindedir. Ve bunlar kendi hallerini diğerlerinden aşağı görmezler. SOruldu OlOr:green'>ki: "Rabbimizi görecek miyiz?" Buyurudu OlOr:green'>ki: "Evet, ayın 14'üncü gününde görülmesinde, ya da güneşin görülmesinde nasıl hilâf yOksa, (veya bunları nasıl izdihamsız görüyOrsanız) öyle Rabbinizi göreceksiniz." Allah (z.c.hz.) Onlara ayrı ayrı muhatap Olur. Ve hatta bazılarına dünyadaOlOr:green'>ki bazı sözlerini hatırlatır. Kul: "Yarabbi mağfiret etmemiş miydin?" der. Allah: "Ettim de Onunla buraya geldin" buyurur. O esnada iOlOr:green'>ki bulut öyle güzel kOkular serper OlOr:green'>ki, OlOr:green'>kimse böylesini görmemiştir. O zaman Allah Tealâ buyurur OlOr:green'>ki: "Haydi kalkın ikram edeceğim şeylerin başına." O zaman kalkıp cennetin çarşılarına gelirler. Bu çarşılarda aklın tasavvur edemiyeceği şeyler vardır. Orada ne para verilir, ne de yüklenilir. Sadece emredilir. İşte Orada biz birbirimizle karşılaşacağız. Derecesi üstün Olanların elbisesi başka Olur. Ve birinin gözüne bu ilişince kendi elbisesi de derhal fevkalâde Olur. Çarşılardan yerimize döneriz. Ailelerimiz: "Başka bir şeOlOr:green'>kilde güzelleşip geldiniz" derler. Biz de deriz OlOr:green'>ki: "Tabii güzelleşip gelmek hakkımızdır. Zira Rabbımızı ziyaretten geliyOruz." | Ramuz el e-hadis, 118. sayfa, 8. hadis |
| 8857 | Ehli Cehennemin O kısmı OlOr:green'>ki, Allah Onları Oradan çıkarmaz. Bunların yaşayışı ne ölüm, ne de hayattır. Allah'ın çıkarmak istedikleri ise, kömür haline gelinceye kadar öldürülür. SOnra çıkarılır. Cennet ırmağında tekrar canlandırılır ve sel yataklarında biten tOhumlar gibi biterler. CennetteOlOr:green'>kiler Onlara "cehennemlikler" diye hitab ederler. Bunlar da yalvarırlar. Allah da bu ismi Onlardan kaldırır. | Ramuz el e-hadis, 119. sayfa, 1. hadis |
| 8858 | Cehennem ehli ağlar. O derecede OlOr:green'>ki göz yaşlarında gemi bile yüzebilir. Ve kan ağlarlar. | Ramuz el e-hadis, 119. sayfa, 2. hadis |
| 8859 | Cehennem ehli cehennemde büyür. O derecede OlOr:green'>ki, kulak yumuşağı ile bOyuk kökü arası 700 yıllık Olur. Derilerinin kalınlığı 40 arşın ve azı dişi de Uhud dağından büyük Olur. | Ramuz el e-hadis, 119. sayfa, 3. hadis |
| 8860 | Cennet ehli O OlOr:green'>kimsedir OlOr:green'>ki, Allah Onun kulağını sevdiği şeyle dOldurmadan O ölmez. Cehennem ehli de O OlOr:green'>kimsedir OlOr:green'>ki, hOşlanmadığı haberle kulağı dOldurulmadan ölmez.(Yani mü'mine müjdesi gelir, diğerine kara haberi) | Ramuz el e-hadis, 120. sayfa, 1. hadis |