Arama Sonuçları Ya Ali

Hızlı Erişim Linki: https://www.hadisarabul.com/hadisbul/1319-Ya-Ali/420

NoHadis MetniKaynak
13723 HilAli gördüklerinde, "Yarabbi bunu hayır ve bereket ayı kıl" ve aYa karşı üç kere "Seni halk eden Allah'a iman ettim" derlerdi. Sonra da şöyle buyururlardı: Hamd olsun o Allah'a ki, şu ayı alıp bu ayı getirdi."Ramuz el e-hadis, 533. sayfa, 10. hadis
13755 Namazdan selam verdiklerinde ancak: "Allahümme entes selamü ve minkes selam Tebarekte Ya zel CelAli vel ikram" diyecek miktarda otururlardı.Ramuz el e-hadis, 535. sayfa, 13. hadis
13827 Kabristana gidince şöyle selam verirlerdi: "Esselamü aleyküm ehled diyâr. Minel mü'minîne vel mü'minât vessâlihîne vessAlihât ve innâ inşâallahü bikum lâhikûn."Ramuz el e-hadis, 540. sayfa, 11. hadis
13846 Yeni aYa baktıklarında şöyle dua ederlerdi: "Allahım bu hilAli mübarek ve iyilik ayı kıl. Ey hilal, seni Yaratan ve güzelleştiren Allah'a iman ettim. Ne yücedir o Allah ki, Yaratanların en güzelidir."Ramuz el e-hadis, 541. sayfa, 16. hadis
14008 "İnsanı ihtiYarlık ve müslümanlık fena şeylerden korur." MeAlindeki şiiri söylerlerdi.Ramuz el e-hadis, 551. sayfa, 6. hadis
14158 Aileleri arasında adil bir şekilde taksim Yaparlar ve şöyle dua ederlerdi: "Allahım, muktedir olduğum ölçüde bu benim Yaptığım taksimdir. Senin sahip olduğun ve benim mAlik olmadığım hususlarda beni muahaze teme Allahım."Ramuz el e-hadis, 559. sayfa, 16. hadis
14207 Hz. Peygamberin son sözleri: "Celâle Rabbî errefî' fekad bellağtü" (Rabbimin yüce CelAlini ihtiYar ettim ve emrolunduğumu tebliğ ettim) olmuş ve sonra irtihal buyurmuşlardı.Ramuz el e-hadis, 562. sayfa, 12. hadis
14227

Ebü’l-Abbâs Abdullah İbni Abbâs İbni AbdülmuttAlib radıYallahu anhümâ’dan nakledildiğine göre, Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem Allah Teâlâ’dan rivayet ettiği bir hadiste şöyle buyurdu:

“Allah Teâlâ iyilik ve kötülükleri takdir edip Yazdıktan sonra bunların iyi ve kötü oluşunu şöyle açıkladı:

Kim bir iyilik Yapmak ister de Yapamazsa, Cenâb-ı Hak bunu Yapılmış mükemmel bir iyilik olarak kaydeder.

Şayet bir kimse iyilik Yapmak ister sonra da onu Yaparsa, Cenâb-ı Hak o iyiliği on mislinden başlayıp yedi yüz misliyle, hatta kat kat fazlasıyla Yazar.

Kim bir kötülük Yapmak ister de vazgeçerse, Cenâb-ı Hak bunu mükemmel bir iyilik olarak kaydeder.

Şayet insan bir kötülük Yapmak ister sonra da onu Yaparsa, Cenâb-ı Hak o fenalığı sadece bir günah olarak Yazar.”

Buhârî, Rikâk 31; Müslim, Îmân 207, 259. Ayrıca bk. Buhârî, Tevhîd 35; Tirmizî, Tefsîru sûre (6),10
14231

Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem’in hizmetkârı olan Ebû Hamza Enes İbni Mâlik el-Ensârî radıYallahu anh’den rivayet edildiğine göre Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyurdu:

“Kulunun tövbe etmesinden dolayı Allah Teâlâ’nın duyduğu memnuniyet, sizden birinin ıssız çölde kaybettiği devesini bulduğu zamanki sevincinden çok daha fazladır.”

Buhârî, Daavât 4; Müslim, Tevbe 1, 7, 8
14238

Ebû Saîd Sa`d İbni Mâlik İbni Sinân el-Hudrî radıYallahu anh’den rivayet edildiğine göre Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyurdu:

“Vaktiyle doksan dokuz kişiyi öldürmüş bir adam vardı. Bu zât yeryüzünde en büyük âlimin kim olduğunu soruşturdu. Ona bir râhibi gösterdiler.

Bu adam râhibe giderek:

Doksan dokuz adam öldürdüm. Tövbe etsem kabul olur mu? diye sordu.

Râhip:

Hayır, kabul olmaz, deyince onu da öldürdü. Böylece öldürdüğü adamların sayısını yüz’e tamamladı. Sonra yine yeryüzünde en büyük âlimin kim olduğunu soruşturdu. Ona bir âlimi tavsiye ettiler. Onun Yanına giderek: Yüz kişiyi öldürdüğünü söyledi; tövbesinin kabul olup olmaYacağını sordu.

Âlim:

Elbette kabul olur. İnsanla tövbe arasına kim girebilir ki! Sen falan yere git.Orada Allah Teâlâ’Ya ibadet eden insanlar var. Sen de onlarla birlikte Allah’a ibadet et. Sakın memleketine dönme. Zira orası fena bir yerdir, dedi.

Adam, denilen yere gitmek üzere yola çıktı. Yarı yola varınca eceli yetti.

Rahmet melekleriyle azap melekleri o adamı kimin alıp götüreceği konusunda tartışmaYa başladılar.

Rahmet melekleri:

O adam tövbe ederek ve kalbiyle Allah’a yönelerek yola düştü, dediler.

Azap melekleri ise:

O adam haYatında hiç iyilik Yapmadı ki, dediler.

Bu sırada insan kılığına girmiş bir melek çıkageldi. Melekler onu aralarında hakem tayin ettiler.

Hakem olan melek:

Geldiği yerle gittiği yeri ölçün. Hangisine daha Yakınsa, adam o tarafa aittir, dedi.

Melekler iki mesâfeyi de ölçtüler. Gitmek istediği yerin daha Yakın olduğunu gördüler. Bunun üzerine onu rahmet melekleri alıp götürdü. Buhârî, Enbiyâ 54; Müslim, Tevbe 46, 47, 48

Sahîh(-i Müslim)deki bir başka rivayete göre:

“O kimse iyi insanların Yaşadığı köye bir karış daha Yakın olduğundan oralı sayıldı.”

Sahîh(-i Müslim)deki bir diğer rivayete göre:

“Allah Teâlâ öteki köye uzaklaşmasını, beriki köye Yaklaşmasını, meleklere de iki mesâfenin arasını ölçmelerini emretti. Adamın beriki köye bir karış daha Yakın olduğu görüldü. Bunun üzerine affedildi.” Bir başka rivayette ise:

“Adam göğsünün üzerinde öteki köye doğru ilerledi” denilmektedir.

Buhârî, Enbiyâ 54; Müslim, Tevbe 46, 47, 48