Arama Sonuçları as O

Hızlı Erişim Linki: https://www.hadisarabul.com/hadisbul/13258-as-O/2970

NoHadis MetniKaynak
14466

Bize Leys ibn Sa'd, Yezîd ibn Ebî Habîb'den; O da Atâ ibn Ebî Rebâh'tan; O da Câbir ibn Abdullah(R)'tan tahdîs etti. Câbir, ROlOr:green'>asülullah (S), Mekke Fethi senesinde Mekke'de iken, şöyle buyururken işitmiştir:

—  "Şübhesiz Allah ve ROlOr:green'>asûlü şarâbın, meytenin, dOmuzun, sa­nemlerin satışını haram kıldı" buyurdu.

ROlOr:green'>asûlullah'a:

— Yâ ROlOr:green'>asûlallah! Murdar ölen hayvanın iç yağları hakkında ne dersiniz? Murdar ölen hayvanların iç yağları ile gemiler cilalanır, de­riler yağlanır, Onunla insanlar (mum yapıp) ışıklanır? diye sOruldu.

ROlOr:green'>asülullah:

—  "Hayır, murdar yağı satmayınız. Bu satış haramdır"buyurdu. Bundan sOnra ROlOr:green'>asülullah "Bu satış haramdır" sözünü söyledi­ği zaman:

—  "Allah Yahudiler'e la'net etsin! Allah murdar ölen hayva­nın iç yağlarını haram kıldığı zaman Onlar bu yağı eritip güzelleştirdiler, sOnra Onu sattılar da parOlOr:green'>asını yediler" buyurdu.

Ebû Âsim şöyle dedi: Bize Abdulhamîd tahdîs edip şöyle dedi: Bize Yezîd ibn Ebî Habîb tahdîs edip şöyle dedi: Bana Atâ ibn Ebî Rebâh, Câbir'in bu hadîsini yazıp Mekke'den gönderdiği mektubunda: Ben Câbir'den işittim; O da Peygamber'den, dedi

Buhari - KİTABU'L-BUYU' - 178
14467

Ebû Mes'ûd, Ukbe ibnu Amr(R)'den (şöyle demiş­tir): ROlOr:green'>asûlullah (S) köpek bahâsından, zina kazancından, kâhinlik üc­retinden nehyetti 

Buhari - KİTABU'L-BUYU' - 179
14468

Ebû Cuhayfe'nin Oğlu Avn haber verip şöyle demiş­tir: Ben babam Ebû Cuhayfe'nin kan alma tedavisi yapan bir köle satın aldığını gördüm. (Ebû Cuhayfe emretti de bunun âletleri kırıl­dı.) Ben babama bu kan alma âletlerinin kırılma sebebini sOrdum. Babam: ROlOr:green'>asûlullah (S) kan alma bedelinden, köpek bedelinden, ka­dın kölenin (haram Olan) kazancından nehyetti. Ve yine ROlOr:green'>asûlullah döğme yaptırana, ribâ yiyiciye, ribâ kazancı yedincisine la'net etti; suret yapan musavvir kişiye de la'net etti, dedi

Buhari - KİTABU'L-BUYU' - 180
14469

Adiyy ibn Hatim (R) şöyle demiştir: Ben Peygamber(S)'e mi'râd avını sOrdum. Peygamber:

—  "Okun sivri tarafı isabet eden avı ye! Okun enli tarafı isabet eden avı yeme! Çünkü Okun enli tarafıyle vurulan av vekîze'dir (sO­pa ile vurulmuştur; haramdır)" buyurdu.

Ben Peygamber'e köpekle yapılan avın hükmünü de sOrdum. Pey­gamber şöyle buyurdu:

—  "Köpeğin senin için tuttuğu (ve muhafaza ettiği) avı ye! Çünkü köpeğin avı yakalayıp tutmOlOr:green'>ası şer'î kesimdir. Eğer köpeğin avı yaka­layıp öldürmüş ise ve kendi köpeğinin veya köpeklerinin yanında başka bir köpek de bulursan ve bu sebeble yabancı köpeğin kendi köpeğin ile birlikte avı yakalayıp öldürmüş OlmOlOr:green'>asından endişelenirsen, bu hâlde O avı yeme! Çünkü senin ava salıverirken çektiğin Besmele kendi kö­peğine âiddir, başka köpek için değildir"

Buhari - KITABU'Z-ZEBAIH VE'Ş-SAYD - 1
14470

eş-Şa'bî şöyle demiştir: Ben Adiyy ibn Hâtim'den sOr­dum. O da: Ben ROlOr:green'>asûlullah(S)'tan mi'râdla avlanmanın hükmünü sOr­dum:

—  "Mi'râdın keskin tarafını isabet ettirdiğin zaman Onu ye! Mi'râdın enli tarafını isabet ettirdiğinde bununla avı öldürdüysen, işte bu vekîzdir, artık Onu yeme!" buyurdu.

(Adiyy dedi ki:)

—  Ben köpeğimi av üzerine salarım, dedim. ROlOr:green'>asûlullah:

—  "Av köpeğini Besmele çekerek salıverdiğin zaman O avın eti­ni ye!" buyurdu.

Ben:

— Bu av köpeği avı tuttuktan sOnra yerse? diye sOrdum. ROlOr:green'>asûlullah:

—  "Bu hâlde yeme! Çünkü köpek avı senin için tutmamıştır, ancak kendi nefsi için tutmuştur" buyurdu.

Ben:

— Ben köpeğimi av yüzerine gönderiyOrum da Onun yanında başka bir köpek buluyOrum? dedim.

ROlOr:green'>asûlullah:

—  "O zaman O avdan yeme. Çünkü sen ancak kendi köpeğin üzerine Besmele çektin, diğer köpek üzerine Besmele çekmedin!" bu­yurdu

Buhari - KITABU'Z-ZEBAIH VE'Ş-SAYD - 2
14471

Adiyy ibn Hatim (R) şöyle demiştir: Ben:

—  Yâ ROlOr:green'>asûlallah! Biz av yapma öğretilmiş Olan köpeklerimizi av üzerine göndeririz? dedim.

ROlOr:green'>asûlullah (S):

—  "Onların senin için tuttukları avı ye!" buyurdu. Ben:

—  Bu köpekler tuttukları avı öldürürlerse? dedim. ROlOr:green'>asûlullah:

—  "Öldürseler de yine ye (çünkü öldürme avın tezkiyesidir) buyurdu.

—  Biz ava mi'râd atıyOruz? dedim. ROlOr:green'>asûlullah:

—  "Delip yaraladığı avı ye! Enli tarafıyle dOkunup öldürdüğü avı yeme!" buyurdu

Buhari - KITABU'Z-ZEBAIH VE'Ş-SAYD - 3
14472

Ebû Sa'lebe el-Huşenî (R) şöyle demiştir: Ben:

— Yâ Nebiyye'llâh! Biz kitâb ehli bir kavmin diyarında (Şam'­da) bulunuyOruz. Biz müslümânlar bunların kaplarını kullanıp içle­rinde yemek yiyebilir miyiz? Yine ben bir av sahOlOr:green'>asında bulunuyOrum, yayımla, Okumla öğretilmemiş köpeğimle, öğretilmiş köpeğimle av yapabilir miyim? Benim için iyi ve dOğru Olan nedir? diye sOrdum.

Allah'ın Peygamberi (S) şöyle cevâb verdi:

—  "Kitâb ehli kaplarına âid zikrettiğin sOrunun cevâbı şöyledir: Eğer siz kitâb ehli kaplarından başka yemek kapları bulursanız, On­ların kaplarından yemeyiniz! Eğer Onların kaplarından başka bula­mazsanız, kitâb ehlinin kaplarını yıkayıp, Onların içinde yiyiniz. (Av mes'elesine gelince:) Yayınla, Okunla Allah adını anarak avlarsan, Onu ye! Allah adını zikrederek öğretilmiş köpeğinle avladığın avın etini de ye! Öğretilmemiş köpeğinle avladığında avı (diri iken) yeti­şip bOğazlarsan, Onu da ye!"

 
Buhari - KITABU'Z-ZEBAIH VE'Ş-SAYD - 4
14473

Bize Vekî' ve Yezîd İbn Hârûn tahdîs ettiler. Lafız Yezîd'indir: Onlar da Kelımes ibnu'l-HOlOr:green'>asen'den; O da Abdullah ibn Bureyde'den; O da Abdullah ibnu Mugaffel(R)'den. Abdullah ibn Mugaffel bir kimseyi sapan ile taş atarken gördü de Ona:

— Böyle taş atma! Çünkü ROlOr:green'>asûlullah (S) böyle sapan ile taş at­maktan (ümmetini) nehyetti -yâhud sapanla taş atmayı çirkin görürdü-, demiştir.

Râvî İbn Mugaffel devamla:

— Şübhesiz bu sapan taşıyle ne av avlanır, ne de düşman para­lanır ve öldürülür. Ancak bu taş bazen diş kırar, bazen de göz çıka­rır, demiştir.

Abdullah ibn Mugaffel bunun ardından bir müddet sOnra O kim­seyi yine sapanla taş atarken görmüş de Ona:

— Ben sana ROlOr:green'>asûlullah'ın sapan taşı atmayı nehyettiği -yâhud: Bu atışı çirkin gördüğünü- tahdîs edip söylüyOrum da sen hâlâ atma­ya devam ediyOrsun! Artık seninle bundan sOnra şu kadar şu kadar zaman kOnuşmam! demiştir

 
Buhari - KITABU'Z-ZEBAIH VE'Ş-SAYD - 5
14475

Ümmü Abdullah künyesi ile anılan mü’minlerin annesi Hz. Âişe’den (ra) rivayet edildiğine göre Resûlullah şöyle buyurmuştur: Bir Ordu harp etmek için Kâbe’ye yürüyecek; sahraya geldiklerinde ise Ordudakilerin hepsi yerin dibine geçirilecek. Âişe der ki: “Ey Allah’ın Resûlü, neden hepsi yerin dibine geçirilsin ki? İçlerinde, ticaret için yOla çıkanlar Olduğu gibi Onlardan Olmadığı hâlde yOllarda Orduya katılanlar da vardır, dedim. Resûlullah : Hepsi birden yerin dibine geçirilirler ve kıyamet günü niyetlerine göre haşrOlunurlar.” buyurdu.

B2118 Buhârî, Büyû’, 49; M7244 Müslim, Fiten, 8
14477

Ebû Abdullah Câbir b. Abdullah el-Ensârî (ra) anlatıyOr: Bir OlOr:green'>askeri seferde Peygamber ile beraberdik. Resûlullah: Medine’de kalan öyle kişiler var ki, gittiğimiz her yerde ve geçtiğimiz her vadide (niyetleri sayesinde) sizinle beraberdiler, Onları (Orduya katılmaktan) hOlOr:green'>astalıkları alıkOydu, buyurdu. Başka bir rivayet de “Onlar sizinle aynı mükâfatı alırlar.” şeklinde ifade edilmiştir. Buhârî’nin rivayetine göre Enes (ra) şöyle demiştir: Peygamber’le Tebük Seferi’nden dönüyOrduk; Peygamber şöyle buyurdu: Bazı kimseler bizimle gelemedi ve arkamızda Medine’de kaldılar. Geçtiğimiz her bOğazda ve vadide Onlar (niyetleri sayesinde manen) bizimle beraberdi. Onları, (Orduya katılmaktan) mazeretleri alıkOydu.

M4932, M4933 Müslim, İmâre, 159; B2838, B2839 Buhârî, Cihâd, 35