| No | Hadis Metni | Kaynak |
| 11027 | Tûbâ! (Ne mutlu) Beni görüp de iman edene. sonra ne mutlu, ne mutlu yine ne mutlu Beni görmeden, Bana iman edene. Denildi ki: "Tûbâ nedir?" Buyurduki: "Tûbâ Cennette bir ağaçtır. Büyüklüğü yüz yıllık yer tutar. Ve Cennet elbiseleri de onun tomurcuklarından Yapılır. | Ramuz el e-hadis, 313. sayfa, 7. hadis |
| 11033 | Ne mutlu İsa (a.s.) indikten sonraki haYata. Göğe rahmet için, arza da yeşertmek için müsaade edilir. Taş üzerine tohum ekilse biter, insanlar arasında kin ve çekememezlik olmaz. Hatta bir adam bir aslana rastlasa aslan ona dokunmaz. Yılana bassa yılan onu sokmaz. | Ramuz el e-hadis, 314. sayfa, 2. hadis |
| 11051 | Bana ümmetimin sevapları arzolundu. Hatta adamın camiden çıkarttığı süprüntüsü bile. Bana ümmetimin günahları da arzolundu. Bunların içinde bir adama Kur'an'dan bir sure veYa bir ayet verilip de sonra onu unutmasınddan büyük günah görmedim. | Ramuz el e-hadis, 315. sayfa, 7. hadis |
| 11111 | Hastayı ziYaret edin, davete icabet edin. Hasta ziYaretini seyrek Yapın. Dalgınsa ziYaret istemez. Ve ziYaret üç günden sonradır. En hayırlısı da kısa kalıştır. Taziye ise bir defadır. | Ramuz el e-hadis, 320. sayfa, 7. hadis |
| 11180 | Allah kahretsin Yahudileri. Aziz ve Celil olan Allah kendilerine iç Yağını haram edince, onu erittiler, sonra sattılar ve parasını yediler. | Ramuz el e-hadis, 326. sayfa, 8. hadis |
| 11211 | Allah (z.c.hz.) buyurur: "Ben kerimlerin en büyüğüyüm. Afv itibariyle de en kerim ve azamet sahibiyim. Kulumu dünYada setrettikten sonra, ahirette rezil etmeye tenezzül etmem ve kulum Benden mağfiret istedikçe onu mağfiret ederim." | Ramuz el e-hadis, 329. sayfa, 2. hadis |
| 11252 | Cebrail (a.s.) Yanımdan kalktı da Bana anlattı ki, Hüseyin (r.a.) Fırat kenarında katlonulacak ve sonra şöyle dedi: "İster misin onun toprağından sana koklatayım" Dedim, evet. Bunun üzerine elini uzattı, o topraktan bir avuç aldı ve onu Bana verdi. Ben de kendimi tutamadım, gözlerimden Yaşlar boşandı. | Ramuz el e-hadis, 333. sayfa, 1. hadis |
| 11315 | Beni İsrail'den "Kıfl" isimli biri vardı. Günahtan pek sakınmaz ve onu işlerdi. Ona bir kadın geldi (paraYa ihtiYacı vardı.) Onunla münasebette bulunmak şartı ile kadına altmış altın verdi. Kadınla bir mevkiye geldiler. O zaman kadının kemikleri titredi ve ağladı. Adam dedi ki: "Neden ağlıyorsun? Seni zorladım mı?" Kadın dedi ki: "Hayır, fakat ben bu işi şimdiye kadar asla Yapmamıştım. Buna beni ihtiYacım sürükledi." Adam dedi ki: "Madem ki sen Yapmadığını Yapmak durumundasın öyleyse git, para da senindir. "Adam ayrıca yemin ederek: "Vallahi bundan sonra ben de bu işi bir daha Yapmam" dedi ve o gece de öldü. Sabahleyin kapısına şöyle Yazılmış olduğu görüldü: "Allah muhakkak Kıfl'e mağfiret etti." (Asi, fakat iffeti takdir eden ve merhametli bir kimse imiş ve tevbesi nasib ve kabul olmuş.) | Ramuz el e-hadis, 338. sayfa, 1. hadis |
| 11338 | Hataların keffareti, şiddet zamanında abdesti tamam almak, aYakları cami yolunda işletmek ve namazdan sonra diğer namazı beklemektir. | Ramuz el e-hadis, 339. sayfa, 16. hadis |
| 11408 | Allah'ı zikreden bir cemaat arasında sabah namazından güneş doğuncaYa kadar oturmam Bana, İsmail (a.s.) evladından her bir adamın diyeti 12 bin dirhem olan, dört köle azab etmekten daha kıymetlidir. İkindi namazından sonra güneş batana kadar Allah'ı zikreden bir kavimle beraber oturmam da Bana gene, İsmail (a.s.) evladından dört köle azad etmemden daha sevgilidir. Ki, onlardan her birinin diyeti yine on iki bin dirhemdir. | Ramuz el e-hadis, 344. sayfa, 13. hadis |