| No | Hadis Metni | Kaynak |
| 9016 | Siz bugün öyle bir zamandasınız ki, alimleri çok, hatibleri azdır. Bugün bir kimse bildiğinin onda birini terketse düşer. Bir zaman gelecektir ki, bileni az, anlatmaya çalışanı (hatibleri) çok olacak. O zamanda, bildiğinin onda birini yapan kurtulacaktır. | Ramuz el e-hadis, 136. sayfa, 2. hadis |
| 9025 | Kalbe, tekallub ettiği için kalb denildi. Kalb inkilab geçirir. Onun teskini lazımdır. Kalb tıpkı, ağaçta rüzgarda sallanan pamuk gibidir. Bunun tesbiti lazımdır. (Ashab telaş etti. Bunun üzerine Allah (z.c.hz) inzal buyurduğu ayetle kalblere "Sebat" vereceğini vaad etti.) | Ramuz el e-hadis, 137. sayfa, 2. hadis |
| 9048 | Ebrar'a "Ebrar" isminin verilmesi ana, baba ve çocuklarına iyilik etmelerindendir. Nasıl ki, ananın, babanın senin üzerinde hakkı varsa, çocuklarının da senin üzerinde hakkı vardır. | Ramuz el e-hadis, 138. sayfa, 14. hadis |
| 9056 | "Siyamı Biyd" (Kameri ayın 13. 14. 15inci günleri orucu) denmesi şunun içindir ki: Adem (a.s.) yeryüzüne inince güneşten yandı karardı. Allah (z.c.hz)'i ona oruç tutmasını emretti. İlk gün oruç tuttu bedeninin üçte biri, ikinci gün ise üçte ikisi, üçüncü gün ise tamamı beyazlaştı. Bu sebeble "Biyd" diye isimlendi. | Ramuz el e-hadis, 139. sayfa, 7. hadis |
| 9065 | Her insan üç yüz altmış mafsaldan yaratıldı. kim ki Cenabı Hakka tekbir, tahmid, tehlil, tesbih ve istiğfarda bulunur, yoldan dikeni, taşı, kemiği kaldırır ve emri bil maruf ve nehyi anil münker yaparsa (Bunları üçyüz altmış kadar yaparsa) o kimse akşama cehennemden kendini uzaklaştırmış olur. | Ramuz el e-hadis, 140. sayfa, 2. hadis |
| 9070 | Yer ile gök arasında hiç bir şey yoktur ki, benim Resulullah olduğumu bilmesin. Yalnız ins ile cinnin kafiri tanımaz. | Ramuz el e-hadis, 140. sayfa, 7. hadis |
| 9083 | Sizlerin üzerinizde bazı umera bulunur. Yaman söyler ve zulüm yaparlar. kim ki, bunların yalanlarını tasdik eder ve zulümlerine yardım ederse ben onlardan değilim, onlar da Benden değildir ve havzıma da gelemezler. kim de onların yalanlarını tasdik etmez ve zulümlerine yardımcı olmazsa o Bendendir, Ben de ondanım. Ve havzımda Benim yanıma gelir. | Ramuz el e-hadis, 141. sayfa, 9. hadis |
| 9087 | (Hz. Ebu Bekir r.anh'a) Senin yanında bir melek vardı. Sana yapılan tecavüzü reddediyordu. Ne vakit sen onun bazı sözlerini redde başladın, araya şeytan girdi. Ben de burada şeytanla oturamam dedi ve şöyel buyurdu: Üç şey haktır; Zulme uğrıyan bir kul Allah için (ehemmiyet vermez) oralı olmazsa, Allah (z.a.hz) da, yardımı ile onu aziz eder. Bir adam sılai rahim niyetiyle verme kapısını açarsa, Allah (z.c.hz) da ona bolluk ihsan eder. Bir kimse de çoğaltmak için isteme kapısını açarsa, onu da Allah darlığa düşürür. | Ramuz el e-hadis, 142. sayfa, 4. hadis |
| 9091 | Kıyamet gününde bir münâdi nida eder: "Nerede ümmeti Muhammedin (s.a.v) fıkaraları, kalkın! Size kim Allah (z.c.hz) uğrunda bir şey verdi, yedirdi ve içirdi, eski veya yeni bir şey giydirdi ise, tutun elinden de götürün Cennete," Orada hiçbir kimse fakir kimse olmıyacak ki, arkadaşını kollamasın. Birisi diyecek ki: "Bu beni yedirdi.". Öbürü diyecek ki: "Bu beni içirdi". Böylece ümmeti Muhammed'in (s.a.v) fakirlerinden, küçük büyük bunu yapmıyan kalmaz ve böylece cemîan Cennete dahil olurlar. | Ramuz el e-hadis, 142. sayfa, 8. hadis |
| 9092 | Nuh (a.s.)'dan sonra hiç bir Peygamber olmadı ki, kavmini Deccal ile korkutmuş olmasın. Şüphesiz Ben de sizi onunla korkutuyorum. Olur ki, Beni görüp sözümü işitenlerden ona yetişen bulunur. Ashab dediler ki: "O zaman kalblerimiz hasıl olur? Buyurdu ki, şimdiki gibi veya daha hayırlı. | Ramuz el e-hadis, 143. sayfa, 1. hadis |