| No | Hadis Metni | Kaynak |
| 11532 | Siz yanımdaki gibi kalsaydınız, melekler sizi evlerinizde ziyaret ederdi. Siz günah etmeseniz, Allah günah işliyen bir halk getirirdi de sonra onları affederdi. | Ramuz el e-hadis, 357. sayfa, 2. hadis |
| 11538 | Eğer Allah (z.c.hz)'ni hakkıyla tanısaydınız denizler üzerinde yürür ve duanızla dağlar oynardı. Allah'dan hakkıyla korksaydınız cehilsiz ilme nail olurdunuz. Lakin bu hadde kimse erişmemiştir. Denildi ki: "Ya Resulallah sen de mi?" Buyurdu ki: "Bende; Allah azze ve celle bütün işlerinin bir kimsenin anlayabilmesinden daha büyük değil midir? (Onun zatının ve işlerinin künhüne erişilemez.) | Ramuz el e-hadis, 357. sayfa, 8. hadis |
| 11541 | Adem oğluna maldan iki dere akıtılsa, üçüncüsünü temenni eder. Adem oğlunu ancak toprak doyurur. Allah ise tevbe edenin tevbesini kabul eder. ( Mala gönül vermek bir suçtur. Tevbe eden kurtulur) | Ramuz el e-hadis, 358. sayfa, 1. hadis |
| 11546 | Ehli cehenneme deneydi ki: "Dünyadaki taşlar adedince Cehennemde kalacaksınız" buna ferahlanırlardı. Cennet ehline de denseydi ki: "Taşlar adedince kalacaksınız." hüzünlenirlerdi. Lakin onlara ebediyet mukadder kılındı. | Ramuz el e-hadis, 358. sayfa, 6. hadis |
| 11569 | İnsanlar üzerine bir zaman gelecek ki, kalbleri acem kalbi olacaklar. Denildi ki: "Acem kalbi nedir?" Buyurdu ki: "Kalblerinde dünya muhabbeti, adetleri bedevi adeti gibi. Kendilerine rızık verildi mi hayvanlarını çoğaltır, gazayı zarar addeder ve zekatı cereme sayarlar. | Ramuz el e-hadis, 360. sayfa, 5. hadis |
| 11575 | Kıyamet gününde, Şam'da Humus denilen yerden yetmiş bin kişi baas olunacak ki, onlara hiç bir hesap ve azab olmayacak. Onların baas olunduğu yer kırmızı kum tepesindeki duvar ile zeytin ağacı arasındadır. (Humusa yakın bir yerde.) | Ramuz el e-hadis, 361. sayfa, 1. hadis |
| 11577 | Kıyamet gününde Allah (z.c.hz.) bir takım kavmi baas eder ki, onların yüzleri parlar, halkın önünden yel gibi giderler ve Cennete hesapsız girerler. Denildi ki: "Onlar kimdir Ya Resulallah?" Buyurdu ki: "Onlar kendilerine ölüm geldiğinde ribatta (gözcülükte) olanlardır. (Kalbini bekliyenler de aynı.) | Ramuz el e-hadis, 361. sayfa, 3. hadis |
| 11579 | Cennete girmeden evvel ihvanıma havzda kevser şarabı sunduğumu bir görseydim. Dediler ki: "Ya Resulallah biz senin ihvanın değil miyiz?" Buyurdu ki: "Hayır, siz Benim ashabımsınız. Benim ihvanım, Beni görmeden iman edenlerdir. Ben Rabbimin gözümü, sizinle ve Beni görmediği halde Bana inananlarla ruşen etmesini diledim. | Ramuz el e-hadis, 361. sayfa, 5. hadis |
| 11602 | Beni görüp de iman edenin imanı hayreti mucib değildir. Esas hayret edilecek olan şu kavmin imanıdır ki; Beni görmeden, kağıt üzerinde görüp te (Kur'an'ın) evveline ve ahirine inanmışlardır. | Ramuz el e-hadis, 363. sayfa, 5. hadis |
| 11605 | Azalar içinde dilden daha şiddetli azab görecek bir şey yoktur. Dil şöyle der: "Yarabbi cesedi azablandırmadığın bir azabla beni cezalandırdın." Cenabı Hak buyurur: "Senden öyle bir kelime çıktı ki, meşrık ve mağribe ulaştı. Onun sebebiyle kanlar akıtıldı. İzzetim Hakkı için seni öyle bir azabla azablandıracağım ki, azalardan hiç birine o şekilde azab etmemişimdir." | Ramuz el e-hadis, 363. sayfa, 8. hadis |