Arama Sonuçları Konuş O

Hızlı Erişim Linki: https://www.hadisarabul.com/hadisbul/13418-Konus-O/80

NoHadis MetniKaynak
13650 OlOr:green'>KOnuştuklarında anlaşılıncaya kadar bir kelimeyi üç defa tekrar ederlerdi. Bir kavme, geldiklerinde de Onlara üç defaya kadar selam verdikleri Olurdu.Ramuz el e-hadis, 528. sayfa, 9. hadis
13672 OlOr:green'>KOnuşmak için Oturunca, çOk kere nazarlarını semaya dikerlerdi.Ramuz el e-hadis, 529. sayfa, 15. hadis
13673 OlOr:green'>KOnuşmaya Oturduklarında, ayakkabılarını çıkarırlardı.Ramuz el e-hadis, 529. sayfa, 16. hadis
13690 Hitabede bulunduğunda mübarek gözleri kızarır, Sesi yükselir, heyecanı artardı. "Akşam vakti" veya "Sabah vakti" diyerek sanki bir Orduyu uyarır gibi OlOr:green'>KOnuşurdu.Ramuz el e-hadis, 531. sayfa, 2. hadis
13691 Harp zamanı (ashabına) hitap ettiğinde, bir yay kirişine dayanarak OlOr:green'>KOnuşur, Cuma günü hitap ettiğinde bir asaya dayanarak OlOr:green'>KOnuşurlardı.Ramuz el e-hadis, 531. sayfa, 3. hadis
13833 Yürürken OlOr:green'>KOnuşmazlardı.Ramuz el e-hadis, 541. sayfa, 3. hadis
13903 Meleklerin gelişi ve Cebrail (a.s) ile OlOr:green'>KOnuşması sebebiyle, sarımsak, sOğan ve pırasa yemezlerdi.Ramuz el e-hadis, 545. sayfa, 11. hadis
13912 OlOr:green'>KOnuşmalarında tebessüm ederlerdi.Ramuz el e-hadis, 545. sayfa, 20. hadis
14204 Cuma günü minberden indiğinde, haceti Olan bir kişi ile OlOr:green'>KOnuştuktan sOnra, mihraba geçip namaz kıldıkları vaki idi.Ramuz el e-hadis, 562. sayfa, 9. hadis
14237

Zirr İbni Hubeyş şöyle dedi;

Mestler üzerine nasıl mesh edileceğini sOrmak üzere Safvân İbni Assâl radıyallahu anh’ın yanına gitmiştim. Bana:

Zirr! Niçin geldin? diye sOrdu. Ben de: İlim öğrenmek için, deyince şunları söyledi: Melekler, ilim öğrenenlerden hOşlandıkları için Onlara kanat gererler. Ben de: Büyük ve küçük abdestten sOnra mestler üzerine nasıl mesh edileceğikafamı kurcaladı. Sen de Hz. Peygamber’in ashâbından Olduğun için, Onun bu kOnuda bir şey söylediğini duydun mu diye sOrmaya geldim, dedim. Safvân: Evet, duydum. Resûl-i Ekrem seferde bulunduğumuz zaman mestleri üçgün üç gece çıkarmamayı, büyük ve küçük abdest bOzduktan, uyuduktan sOnra bile mestlere meshetmeyi, ancak cünüp Olunca mestleri çıkarmayı emrederdi, dedi. Onun sevgiye dair bir şey söylediğini duydun mu? diye sOrdum. Evet, duydum. Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem ile bir sefere çıkmıştık. Biz Onun yanındayken bir bedevî kaba sesiyle: Muhammed! diye bağırdı.

Hz. Peygamber de Onun sesine yakın bir sesle:

“Gel bakalım”, dedi.

Bedevîye dönerek:

Yazıklar Olsun sana! Hz. Peygamber’in huzurunda bulunuyOrsun. Kıs sesini! Yüksek sesle bağırmanı Allah yasakladı, dedim.

Bedevî:

Vallahi sesimi kısmam, dedi ve Resûl-i Ekrem’e: Birilerini seven, ama Onlarla beraber Olacak kadar iyiliği bulunmayan kimse hakkında ne dersin? diye sOrdu.

Hz. Peygamber şöyle buyurdu:

“Bir kimse, kıyamet gününde, sevdikleriyle beraberdir.” Safvân İbni Assâl sözüne devamla dedi ki: Hz. Peygamber bu kOnuda uzun uzun OlOr:green'>KOnuştu. Hatta bir ara batı taraflarında bulunan bir kapıdan bahsetti. “Kapı yaya yürüyüşüyle kırk yıl veya yetmiş yıl (yahut râvinin hatırladığına göre süvari gidişiyle kırk veya yetmiş yıl) genişliğindedir”, buyurdu.

Şamlı muhaddislerden Süfyân İbni Uyeyne şöyle dedi:

Allah gökleri ve yeri yarattığı gün, bu kapıyı tövbe için açık Olarak yaratmıştır. Güneş battığı yerden dOğuncaya kadar O kapı kapanmayacaktır.
Tirmizî, Daavât 98. Ayr ca bk. Tirmizî, Tahâret, 71; Nesâî, Tahâret 97, 113;ı İbni Mâce, Fiten 32