| No | Hadis Metni | Kaynak |
| 13737 | Evlenen bir kimseyi tebrik ettiğinde ona şöyle dua ederlerdi: "Allah bunu senin için mübarek kılsın ve hayırlı etsin, her ikinizi hayırda birleştirsin." | Ramuz el e-hadis, 534. sayfa, 8. hadis |
| 13741 | Sofrası kaldırıldığı zaman şöyle derlerdi: "Elhamdülillahi hamden kesîran, tayyiben, mübâreken fîh, Elhamdülillahillezi kefânâ ve âvânâ gayru mekfiyyin velâ mekfûrin velâ müveddain velâ müstağnâ anhü Rabbina." (Mübarek, halis ve pek çok hamd ile Allaha hamd ederiz. Hamd olsun o Allah'a ki, bize kafi geldi. Bizi barındırdı. Rabbimiz hiç bir şeye muhtaç değildir. Nimetine nankörlük edilmez, nimeti terk olunmaz ve onun nimetinden müstağni kalınmaz.) | Ramuz el e-hadis, 534. sayfa, 12. hadis |
| 13750 | (Bir dereye) bol su geldiğinde "Haydin, Allah'ın suyunu temiz kıldığı şu vadiye çıkalım da o sudan temizlenerek Allah'a hamd edelim."derlerdi. | Ramuz el e-hadis, 535. sayfa, 8. hadis |
| 13755 | Namazdan selam verdiklerinde ancak: "Allahümme entes selamü ve minkes selam tebarekte ya zel Celali vel ikram" diyecek miktarda otururlardı. | Ramuz el e-hadis, 535. sayfa, 13. hadis |
| 13789 | Cenazeyi defnettikten sonra kabrin üzerinde durur ve ashaba dönüp: "Kardeşiniz için istiğfar edin ve onun için Allah'dan tesbit taleb edin (tevhidde sabit olsun). Zira şimdi o suale tabi tutulacaktır." buyururlardı. | Ramuz el e-hadis, 538. sayfa, 2. hadis |
| 13790 | Yemek bittikten sonra şu duayı ederlerdi: "Allahım Hamd Sana mahsustur. Yedirdin içirdin, doyurdun, suya kandırdın. Nimetine nankörlük edilmeksizin ve nimetin terkedilmeksizin ve Senin nimetinden müstağni kılınmaksızın Hamd ancak Sana mahsustur. | Ramuz el e-hadis, 538. sayfa, 3. hadis |
| 13791 | Hacda "telbiyeyi" bitirdiği zaman, Allah'dan rızasını ve mağfiretini diler ve Rahmeti ile kendisini ateşten koruması için O'na sığınırdı. | Ramuz el e-hadis, 538. sayfa, 4. hadis |
| 13808 | Kendisine yemek gelince, "Bismillah" derler yemeği yerlerdi. Sonra da bitince şu duayı okurlardı: "Allahım muhakkak ki Sen, yedirdin, içirdin, zengin kıldın, mal verdin, hidayet ettin ve seçtin, (mümtaz kıldın) Allahım verdiğin nimetten Sana hamd olsun" | Ramuz el e-hadis, 539. sayfa, 5. hadis |
| 13809 | Gaza, umre veya hacdan geldiklerinde, yüksek bir yerde üç defa tekbir alırlar ve sonra, "Lâ ilâhe illAllahu vahdehû lâ şerike leh, lehül mülkü ve lehül hamdü ve hüve alâ külli şey'in kadîr" derler ve şu mealdeki duayı okurlardı. "Biz vazifeden dönüyoruz, Allah'a tövbe ediyoruz. Rabbımıza ibadet edip secde ediyor ve ona hamd ediyoruz. Allah vaadinde sadıktır. Kuluna yardım edip fırkaları hezimete uğratmıştır." | Ramuz el e-hadis, 539. sayfa, 6. hadis |
| 13825 | Bir korku ayeti geldiğinde Allah'a sığınır, bir rahmet ayeti geçince de rahmet isterlerdi. Allah'ı tenzih eden bir ayet geçtiğinde de O'nu tesbih ederlerdi. | Ramuz el e-hadis, 540. sayfa, 9. hadis |