| No | Hadis Metni | Kaynak |
| 13735 | Bir şeyden çekindiğinde şöyle derlerdi: "Allah, Allahu Rabbî lâ şerîke leh." (Allah, Allah Rabbımdır, O'nun ortağı yoktur.) | Ramuz el e-hadis, 534. sayfa, 6. hadis |
| 13740 | Gözünü kaldırıp semaya baktıklarında şöyle derlerdi: "Ya musarrifel kulûbi sebbit kalbî alâ taatike." (Ey gönüllere tasarruf eden Allahım, kalbimi Senin taatın üzerinde sabit kıl) | Ramuz el e-hadis, 534. sayfa, 11. hadis |
| 13741 | Sofrası kaldırıldığı zaman şöyle derlerdi: "Elhamdülillahi hamden kesîran, tayyiben, mübâreken fîh, Elhamdülillahillezi kefânâ ve âvânâ gayru mekfiyyin velâ mekfûrin velâ müveddain velâ müstağnâ anhü Rabbina." (Mübarek, halis ve pek çok hamd ile Allaha hamd ederiz. Hamd olsun o Allah'a ki, bize kafi geldi. Bizi barındırdı. Rabbimiz hiç bir şeye muhtaç değildir. Nimetine nankörlük edilmez, nimeti terk olunmaz ve onun nimetinden müstağni kalınmaz.) | Ramuz el e-hadis, 534. sayfa, 12. hadis |
| 13773 | Namaz kıldıklarında sağ eliyle başlarını mesh ederler ve şöyle dua ederlerdi: "Bismillahillezi la ilahe gayrihu, errahmanirrahim, Allahümme ezhib annil hemme vel hüzün." (O Allahın adıyla başlarım ki, Ondan başka ilah yoktur. O Rahman ve Rahimdir. Allahım üzüntü ve kederi bizden gider.) | Ramuz el e-hadis, 537. sayfa, 1. hadis |
| 13790 | Yemek bittikten sonra şu duayı ederlerdi: "Allahım Hamd Sana mahsustur. Yedirdin içirdin, doyurdun, suya kandırdın. Nimetine nankörlük edilmeksizin ve nimetin terkedilmeksizin ve Senin nimetinden müstağni kılınmaksızın Hamd ancak Sana mahsustur. | Ramuz el e-hadis, 538. sayfa, 3. hadis |
| 13809 | Gaza, umre veya hacdan geldiklerinde, yüksek bir yerde üç defa tekbir alırlar ve sonra, "Lâ ilâhe illAllahu vahdehû lâ şerike leh, lehül mülkü ve lehül hamdü ve hüve alâ külli şey'in kadîr" derler ve şu mealdeki duayı okurlardı. "Biz vazifeden dönüyoruz, Allah'a tövbe ediyoruz. Rabbımıza ibadet edip secde ediyor ve ona hamd ediyoruz. Allah vaadinde sadıktır. Kuluna yardım edip fırkaları hezimete uğratmıştır." | Ramuz el e-hadis, 539. sayfa, 6. hadis |
| 13818 | Bir şeye canları sıkıldığında şöyle derlerdi: "Ya hayyu ya kayyum, bi Rahmetike estağîsu." (Ey hay ve kayyum olan Allah, Rahmetinden istimdad ederim.) | Ramuz el e-hadis, 540. sayfa, 2. hadis |
| 13825 | Bir korku ayeti geldiğinde Allah'a sığınır, bir rahmet ayeti geçince de rahmet isterlerdi. Allah'ı tenzih eden bir ayet geçtiğinde de O'nu tesbih ederlerdi. | Ramuz el e-hadis, 540. sayfa, 9. hadis |
| 13826 | Cehennemin zikredildiği ayet geçince: "Yazık Cehennem ehline" der ve Cehennemden Allah'a sığınırdı. | Ramuz el e-hadis, 540. sayfa, 10. hadis |
| 13843 | Aynada yüzlerine nazar ettiklerinde şöyle dua ederlerdi: "Elhamdülillahillezi sevvâ halkî fe addelehu, ve kerrame sûrete vechî fe hassenehâ ve ce'alenî minel müslimîn." (O Allah'a hamd ederim ki, bedenimi güzel ve mutedil yarattı. Yüzümün görünüşünü mükerrem ve güzel kıldı ve Beni mü'minlerden kıldı) | Ramuz el e-hadis, 541. sayfa, 13. hadis |