| No | Hadis Metni | Kaynak |
| 8998 | Bu ümmet kabirlerinde ibtilaya uğrar. Eğer birbirlerinizi defnetmiyeceğinizden korkmasaydım, kabir azabından duyduğumu sizede duyurması için Allaha dua ederdim. Cehennem azabından Allaha sığının, kabir azabından da Allah'a sığının. Gizli ve açık fitnelerden de Allah'a sığının. Deccal'ın fitnesinden de Allaha sığının. | Ramuz el e-hadis, 133. sayfa, 9. hadis |
| 8999 | Bu ortaya konan sizin ganimetlerinizdendir. Bundan sizinle birlikte olan hissem hariç. Benim için helal olan bir şey yoktur. Ancak humus (beşte biri) müstesna. Beşte bir de size dönecektir. İplik ve iğne de olsa ödeyin. Bundan az veya çok da olsa getirin, verin, aldatmayın. Zira aldatma dünya ve ahirette aldatan için ateş ve ardır. Allah'ın emrine muhalif olanlarla yakınınız bile olsa, mücadele edin. Allah yolunda kınayanın kınamasına aldırış etmeyin. Gerek hazarda, gerek seferde Allah'ın hududunu yerine getirin. Allah yolunda mücadele edin. Zira cihad, Cennet kapılarından büyük bir kapıdır. Ve cihad sebebiyle Allah insanı hem ve gamdan kurtarır. | Ramuz el e-hadis, 133. sayfa, 10. hadis |
| 9000 | Bu kalbler, kendisine suyun değdiği zaman demirin paslanması gibi, paslanırlar. denildi ki: "Ya ResulAllah onların cilası nedir?" Buyurdu: Ölümü çok hatırlamak ve Kur'an okumak. | Ramuz el e-hadis, 134. sayfa, 1. hadis |
| 9003 | Riyanın azı da şirktir. Kim Allahın bir dostuna düşmanlık ederse, Allah'a harp açmış olur. Muhakkak ki, Allah, Ebrar, Etkiya ve Ahfiyayı sever. Onlar öyle kimselerdir ki: gözden uzak olunca aranmazlar. Hazır bulundukları zaman çağrılmazlar ve tanınmazlar. Bunlar hidayet nurlarıdır. Ve karanlık yerlerden çıkarlar. | Ramuz el e-hadis, 134. sayfa, 4. hadis |
| 9009 | Biz öyle bir Ehli Beytiz ki, Allah Bizlere dünyayı değil, ahireti nasib etti. Benden sonra ehli Beytim, bela şiddet ve tarda maruz kalacaklar. Doğu tarafından siyah bayraklılar gelinceye kadar. Bunlar mal istiyecek, kendilerine mal verilmeyecek. Bunlar döğüşecekler, sonra geri çekilecekler, istedikleri kendilerine verilecek, fakat kabul etmiyecekler ve onu, ismi ismime, babasının adı, babamın adına uyan, Ehli Beytimden bir kimseye teslim edecekler. O (Mehdi) arza sahib olur. Ve kendisinden önce baskı ve zulümle dolu olan arzı, doğruluk ve adaletle doldurur. Sizden veya sonra gelenlerden birisi ona yetişirse, kar üzerinde sürünerek dahi olsa, gelsin ona katılsın. Muhakkak ki onlar hidayet sancaklarıdır. | Ramuz el e-hadis, 135. sayfa, 3. hadis |
| 9018 | Siz memleketinizin kıtlığından (Kıtlık, pahalılık, şiddet) şikayetçi olursunuz. Yağmurdan (azlığından) şikayetçi olursunuz. Halbuki Aziz ve Celil olan Allah, size duayı emretmiş, Ve şu duaya icabet etmeyi de size vaad etmiştir. "Bütün Hamdler, Rahman, Rahim ve Alemlerin Rabbi olan Allaha mahsustur. O ceza gününün sahibidir. Ondan başka gerçek Mabud yoktur. O murad ettiğini yapar. Ey Allahım! Sen Allahsın, Senden başka İlah yoktur. Ancak sensin zengin. Biz ise fıkarayız. Bize yağmur indir. Bize indirdiğini bizim için kuvvet yap. Ulaştırıcı yap, bir vakte kadar." | Ramuz el e-hadis, 136. sayfa, 4. hadis |
| 9019 | Siz mansur ve muzaffer olacaksınız. İsabetli yol üzerindesiniz. Siz ganaime, şarkla garbın futuhatına erişeceksiniz. Sizden herhangi biriniz buna ulaşırsa, Allah'tan korksun. (Takvayı elden bırakmasın) Emr-i bil maruf, nehy-i anil münker yapsın ve sılai rahimde bulunsun. Akrabalık bağlarını birleştirsin. Kim kasten Bana yalan isnad ederse ateşteki yerine hazırlansın. | Ramuz el e-hadis, 136. sayfa, 5. hadis |
| 9025 | Kalbe, tekallub ettiği için kalb denildi. Kalb inkilab geçirir. Onun teskini lazımdır. Kalb tıpkı, ağaçta rüzgarda sallanan pamuk gibidir. Bunun tesbiti lazımdır. (Ashab telaş etti. Bunun üzerine Allah (z.c.hz) inzal buyurduğu ayetle kalblere "Sebat" vereceğini vaad etti.) | Ramuz el e-hadis, 137. sayfa, 2. hadis |
| 9026 | İlim çalışmakla, Hilmde gayretle olur. Hayır istiyene hayır verilir. Kim şerden uzak durursa o da korunur. (Demek ki, Allah önce irade, meram, azim verir, bundan sonra tevfik verir. ) | Ramuz el e-hadis, 137. sayfa, 3. hadis |
| 9041 | Sizden evvelkileri helak eden günah şu idi ki, onlar, mevki sahibi birisi hırsızlık yaptığı zaman ceza vermezler, zayıf birisi hırsızlık yaptığında ona had ikame ederlerdi. Allah'a yemin ederim ki: Muhammed (s.a.v)'ın kızı Fatıma hırsızlık yapacak olsaydı elbette onun elini de keserdim. (Hırsızlık yapan bir kadın için ashabın Usame İbni Zey'i ricacı göndermeleri üzerine varid olmuştur.) | Ramuz el e-hadis, 138. sayfa, 7. hadis |