| No | Hadis Metni | Kaynak |
| 9091 | Kıyamet gününde bir münâdi nida eder: "Nerede ümmeti Muhammedin (s.a.v) fıkaraları, kalkın! Size kim Allah (z.c.hz) uğrunda bir şey verdi, yedirdi ve içirdi, eski veya yeni bir şey giydirdi ise, tutun elinden de götürün Cennete," Orada hiçbir kimse fakir kimse olmıyacak ki, arkadaşını kollamasın. birisi diyecek ki: "Bu beni yedirdi.". Öbürü diyecek ki: "Bu beni içirdi". Böylece ümmeti Muhammed'in (s.a.v) fakirlerinden, küçük büyük bunu yapmıyan kalmaz ve böylece cemîan Cennete dahil olurlar. | Ramuz el e-hadis, 142. sayfa, 8. hadis |
| 9092 | Nuh (a.s.)'dan sonra hiç bir Peygamber olmadı ki, kavmini Deccal ile korkutmuş olmasın. Şüphesiz Ben de sizi onunla korkutuyorum. Olur ki, Beni görüp sözümü işitenlerden ona yetişen bulunur. Ashab dediler ki: "O zaman kalblerimiz hasıl olur? Buyurdu ki, şimdiki gibi veya daha hayırlı. | Ramuz el e-hadis, 143. sayfa, 1. hadis |
| 9095 | Muhakkak ki, kıyametin önündeki alametlerden biri de şudur: Adam evinden çıkar ve kendisi evde yokken kadının yaptığını ayakkabısı ve kamçısı ona haber verir. (Cansızların konuşması Kıyamet alametlerinden olup, İsa (a.s.)dan sonra vuku bulacaktır.) | Ramuz el e-hadis, 143. sayfa, 4. hadis |
| 9100 | Ben size bir şeyi haram etseydim yanardınız. Peygamberlerin haram edişine dağlar dayanmaz. | Ramuz el e-hadis, 144. sayfa, 2. hadis |
| 9101 | Ben Hakka meyyal kolay bir din ile gönderildim. Sonradan ruhbaniyet icad etmedim. Bazıları böyle yaptılar, sonra da o onlara farz oldu. Fakat tutamadılar. et yeyin, ailelerinize mübaşeret edin, oruç tutun, iftar edin, namaz kılın, uyuyun da. Ben bunlarla emrolundum. | Ramuz el e-hadis, 144. sayfa, 3. hadis |
| 9104 | Tez olur, davet olunur, icabet eder, giderim ahirete. Size iki şey bırakıyorum: Kitabullah ve İtretim. Kitabullah gökten yere uzanan bir iptir. "İtretim" ise Ehli Beytimdir. Latif ve Habir olan Allah Bana haber verdi ki, "Bu ikisi asla birbirinden ayrılmaz, havza gelinceye kadar." Bakınız benden sonra, bunlara nasıl sahip olacaksınız. | Ramuz el e-hadis, 144. sayfa, 6. hadis |
| 9105 | Şüphesiz ben bir kelime biliyorum ki, (Şu öfkeli adam) bunu söyleseydi elbette öfkeden ona gelen hal kendisinden giderdi. "Eûzübillâhimineşşeytânirracîm" ve ondan o hiddet gitti. (İki kişi birbirlerine kötü sözler söylemişler, birinin yüzü kızarmış damarları kabarmış idi) | Ramuz el e-hadis, 144. sayfa, 7. hadis |
| 9109 | Sizin üzerinize üç şeyden korkarım. Ki bunlar da vuku bulacaktır: Alimin hatası, Münafıkın Kur'anla cidali, Dünyalık kapısının size açılması. (Dünyanın yıkım oluşu şundandır. Dünya muhabbeti gönüle girerse çok fazla uyanıklık istiyor. Dünya teveccühüne aldanmasa da vasıta gibi hizmetinde kullansa büyük bir nimettir.) | Ramuz el e-hadis, 145. sayfa, 3. hadis |
| 9113 | Ben sizin görmediklerinizi görüyor, işitmediklerinizi işitiyorum. Gök gıcırdıyor, hakkıdır da. Gökte dört parmaklık boş bir yer yok ki, oraya bir melek secde etmiş olmasın. Nefsim kudretinin elinde olan Allah'a yemin ederim ki, Benim bildiğimi siz bilseydiniz, az güler çok ağlardınız. Döşekler üzerinde kadınlarla telezzüz edemezdiniz ve bağrınızı döverek yabana uğrardınız. | Ramuz el e-hadis, 145. sayfa, 7. hadis |
| 9114 | Ben bir kelime biliyorum ki, ölümü yakın olan kimse onu derse, ruhu rahatlık bulur ve kıyamette de ona nur olur. Bu, "Lâ ilâhe illallah" dır. | Ramuz el e-hadis, 145. sayfa, 8. hadis |