| No | Hadis Metni | Kaynak |
| 11872 | Hiç bir kul yoktur ki, yüzünde dünya umurunu görür iki gözü, kalbinde de ahiret umurunu görür iki gözü olmasın. Allah (z.c.hz.) bir kula hayır murad ettiğinde, onun kalbindeki iki gözünü açar da onlarla kul gayb da vaad edileni görür ve gayb ile gayba iman eder. Birisi hakkında da bunun dışında murad ederse (hayır murad etmezse) onu kendi haliNe bırakır. Daha sonhra Resulallah şu ayeti okudu " Em alâ kulûbin akfâlihâ." (Kalblerinde kilitler mi var?) | Ramuz el e-hadis, 385. sayfa, 11. hadis |
| 11873 | Gözlerinden Allah korkusundan siNek başı gibi yaş çıkan hiç bir kul yoktur ki, o yaşlar yüzüNe aksın da onun yüzüNe ebeden ateş dokusun. | Ramuz el e-hadis, 386. sayfa, 1. hadis |
| 11875 | Oruçlu olarak sabahlayan bir kul yoktur ki, kendisiNe gök kapıları açılmasın, azaları tesbih etmesin, dünya göğünün ehli ona mağfiret istemesin. Akşama kadar eğer bir de namaz kılarsa, o gökleri nurlandırır ve CenNetteki hurilerden zevceleri "onu görmeye iştiyakımız arttı, tez kavuştur" derler. Eğer tehlil, tesbih veya tekbir getirirse onu yetmiş bin melek karşılar ve onların sevabı gün hitama erinceye kadar yazılır. | Ramuz el e-hadis, 386. sayfa, 3. hadis |
| 11877 | Bir garib kimse hasta olupta, gözünü etrafına dolaştırır ve tanıdığı bir kimseye rastlamazsa, bunun teNeffüs ettiği her NefesiNe, Allah yetmiş bin sevap yazar ve yetmiş bin günahını siler. | Ramuz el e-hadis, 386. sayfa, 5. hadis |
| 11878 | Hiç bir kalb yoktur ki, Rahmanın parmaklarından iki parmak arasında muallak olmasın. Allah dilerse sabit kılar, dilerse kaydırır. Mizan da Rahmanın elindedir. Kıyamet gününde isterse, bir takım kavimleri yükseltir, diğerleriNe alçaltır. | Ramuz el e-hadis, 386. sayfa, 6. hadis |
| 11881 | Allah'ı zikreden bir kavim yoktur ki, melaike onları sarmasın ve Rahmet kaplamasın, onlara sekiNet inmesin ve Allah (z.c.hz.) onları mele-i âlâda yad etmesin, olmaz. | Ramuz el e-hadis, 386. sayfa, 9. hadis |
| 11885 | Bir mü'minin kalbiNe sürur vermiş bir mü'min yoktur ki, o sürurdan Allah, Allah'a ibadet eden, Onu temcid eden, Onu tevhid eden bir melek yaratmasın. Bu mü'min kabriNe girince o, mü'miNe verdiği sürur gelir ve "beni tanıdın mı?" der o da: "Sen kimsin?" der. O da şöyle cevap verir: "Ben filana verdiğin sürurum. Ben bugün senin yanlızlığında enîsin olacağım, sualleriNe yardım edeceğim ve sana o sabit sözü unutturmayacağım, mahşerde seninle beraber olacağım. Rabbına senin için şefaatta bulunacağım ve CenNette de yerini sana göstereceğim." | Ramuz el e-hadis, 387. sayfa, 2. hadis |
| 11886 | Bir mü'min veya mü'miNe yoktur ki, CenNette bir vekil olmasın, Kur'an okuduğu kadar ona köşk yapar, tesbih ettikçe ağaç diker. Yapmazsa o da boş durur. | Ramuz el e-hadis, 387. sayfa, 3. hadis |
| 11887 | Müslümanlardan (salihlerden) yirmi adama selam veren bir mü'min yoktur ki CenNeti hak etmesin (öleceği gün). | Ramuz el e-hadis, 387. sayfa, 4. hadis |
| 11889 | Bir din kardeşini musibette taziye eden bir mü'min yoktur ki, Aziz ve Celil olan Allah ona kıyamette CenNet hullelerinden giydirmesin. | Ramuz el e-hadis, 387. sayfa, 6. hadis |