| No | Hadis Metni | Kaynak |
| 9083 | Sizlerin üzerinizde bazı umera bulunur. Yaman söyler ve zulüm yaparlar. kim ki, bunların yalanlarını tasdik eder ve zulümleriNe yardım ederse ben onlardan değilim, onlar da Benden değildir ve havzıma da gelemezler. kim de onların yalanlarını tasdik etmez ve zulümleriNe yardımcı olmazsa o Bendendir, Ben de ondanım. Ve havzımda Benim yanıma gelir. | Ramuz el e-hadis, 141. sayfa, 9. hadis |
| 9087 | (Hz. Ebu Bekir r.anh'a) Senin yanında bir melek vardı. Sana yapılan tecavüzü reddediyordu. Ne vakit sen onun bazı sözlerini redde başladın, araya şeytan girdi. Ben de burada şeytanla oturamam dedi ve şöyel buyurdu: Üç şey haktır; Zulme uğrıyan bir kul Allah için (ehemmiyet vermez) oralı olmazsa, Allah (z.a.hz) da, yardımı ile onu aziz eder. Bir adam sılai rahim niyetiyle verme kapısını açarsa, Allah (z.c.hz) da ona bolluk ihsan eder. Bir kimse de çoğaltmak için isteme kapısını açarsa, onu da Allah darlığa düşürür. | Ramuz el e-hadis, 142. sayfa, 4. hadis |
| 9089 | Benden evvelki Peygamberlerden hiç bir Peygamber yoktur ki, arkasına yedi kişi verilmiş olmasın. Bunlar Necib ve yardımcı kimselerdir. Bana ise on dört kişi verildi. Bunlar Hz. Hamza, Cafer, Ali, Hasan, Hüseyin, Ebu Bekir, Ömer, İbni Mes'ud, Ebu Zer, Mikdat, Huzeyfe, Ammar, Bilal ve Suheyb (r.anhüm)dür. | Ramuz el e-hadis, 142. sayfa, 6. hadis |
| 9091 | Kıyamet gününde bir münâdi nida eder: "Nerede ümmeti Muhammedin (s.a.v) fıkaraları, kalkın! Size kim Allah (z.c.hz) uğrunda bir şey verdi, yedirdi ve içirdi, eski veya yeni bir şey giydirdi ise, tutun elinden de götürün CenNete," Orada hiçbir kimse fakir kimse olmıyacak ki, arkadaşını kollamasın. Birisi diyecek ki: "Bu beni yedirdi.". Öbürü diyecek ki: "Bu beni içirdi". Böylece ümmeti Muhammed'in (s.a.v) fakirlerinden, küçük büyük bunu yapmıyan kalmaz ve böylece cemîan CenNete dahil olurlar. | Ramuz el e-hadis, 142. sayfa, 8. hadis |
| 9093 | Yakında size Şam feth olur. Orada öyle evler bulursunuz ki, onlara hamam denir. Oralara peştemalsiz girmek ümmetimin erkekleriNe caiz olmaz. Kadınlara da hepten haramdır. Lohusalık veya hastalık hali müstesna. | Ramuz el e-hadis, 143. sayfa, 2. hadis |
| 9094 | Abbas oğulları için şarktan bayraklılar çıkar. Bunların evveli de sonu da helake mahkumdur. Siz onlara yardım etmeyin. Allah onlara yardım etmiyecek. kim onların bayrağı altına giderse Allah onu CehenNeme sokar. Gözünüzü açın ki, onlar Allah'ın mahlukatının şerlileridir. ZanNederler ki Ben onlardanım. Agah olun! Ben onlardan uzağım onlar da Benden uzaktır. Onların alametleri saçlarını uzatmaları ve siyah gömlek giymeleridir. Kendileri ile oturmayın, pazarlarda alış veriş yapmayın, onlara yol göstermeyin, su dahi vermeyin. Bunlara yapılan hürmetle ehli semaya eziyet verilmiş olur. | Ramuz el e-hadis, 143. sayfa, 3. hadis |
| 9105 | Şüphesiz ben bir kelime biliyorum ki, (Şu öfkeli adam) bunu söyleseydi elbette öfkeden ona gelen hal kendisinden giderdi. "EûzübillâhimiNeşşeytânirracîm" ve ondan o hiddet gitti. (İki kişi birbirleriNe kötü sözler söylemişler, birinin yüzü kızarmış damarları kabarmış idi) | Ramuz el e-hadis, 144. sayfa, 7. hadis |
| 9106 | Ben bir kelime biliyorum ki, bu kızgın kimse onu söylese idi gazabını giderirdi; "Allahümme innî eûzu bike miNeşşeytanir racim." | Ramuz el e-hadis, 144. sayfa, 8. hadis |
| 9109 | Sizin üzerinize üç şeyden korkarım. ki bunlar da vuku bulacaktır: Alimin hatası, Münafıkın Kur'anla cidali, Dünyalık kapısının size açılması. (Dünyanın yıkım oluşu şundandır. Dünya muhabbeti gönüle girerse çok fazla uyanıklık istiyor. Dünya teveccühüNe aldanmasa da vasıta gibi hizmetinde kullansa büyük bir nimettir.) | Ramuz el e-hadis, 145. sayfa, 3. hadis |
| 9113 | Ben sizin görmediklerinizi görüyor, işitmediklerinizi işitiyorum. Gök gıcırdıyor, hakkıdır da. Gökte dört parmaklık boş bir yer yok ki, oraya bir melek secde etmiş olmasın. Nefsim kudretinin elinde olan Allah'a yemin ederim ki, Benim bildiğimi siz bilseydiniz, az güler çok ağlardınız. Döşekler üzerinde kadınlarla telezzüz edemezdiniz ve bağrınızı döverek yabana uğrardınız. | Ramuz el e-hadis, 145. sayfa, 7. hadis |