| No | Hadis Metni | Kaynak |
| 9437 | Allah'dan korkun, ashabım hakkında Allah'dan korkun. kim ki onlara buğz ederse Bana buğz etmiş demektir. kim de onları severse, Bana olan muhabbetinden sever. "Ey Allahım! Onları seveni sev. Ve onlara buğz edeNe buğz et." | Ramuz el e-hadis, 185. sayfa, 5. hadis |
| 9441 | Yarabbi; MediNe'ye, Mekke'deki bereketin iki mislini ver. | Ramuz el e-hadis, 185. sayfa, 9. hadis |
| 9457 | Şu anda kıtal geldi. Ümmetimden Hak üzeriNe çarpışan ve kafirler üzeriNe galib gelen bir kavim hiç bir zaman eksik olmaz. Allah, onlar için diğer kavimlerin kalblerini kaydırır ve daraltır. Kafirlerle savaşırlar. Allah onları rızıklandırır. Allah'ın emri geleNe (onların ömürleri son buluncaya) kadar bu böyle devam eder. O günde mü'minlerin evlerinin yeri Yam'dır. Hayr, kıyamete kadar, atların nasiyesiNe bağlıdır. Bana vahyolunduğuna göre, Ben (dünyada) çok kalıcı değilim. Yakında gidiciyim. Siz de Beni yaşlanarak takip edeceksiniz. Ve bazınız, bazınızın boynunu vuracaktır. Kıyametten önce iki büyük hadise vardır. Şiddetli Veba ve sonra da zelzeleli yıllar vardır. | Ramuz el e-hadis, 187. sayfa, 2. hadis |
| 9461 | Ebdallar Şamdadırlar, Kırk kişidirler. Biri vefat ettiğinde Allah teala onun yeriNe başkasını getirir. Onlar sayesinde yağmur yağdırılır, düşmanlara karşı galib gelinir ve yiNe onlar sayesinde Şam ehlinden azab kaldırılır. | Ramuz el e-hadis, 187. sayfa, 6. hadis |
| 9464 | Ebdallar altmış kişidir. Onlar sözü çok derinleştirmezler. Bid'at sahibi değildirler. Batıl ve günah sözlere dalmazlar. Ve ucub sahibi de değildirler. Onlar nail oldukları bu dereceye çok namaz kılmak, çok oruç tutmak ve sadaka vermekle ulaşmamışlardır, lakin Nefislerinin cömertliği, kalblerinin selameti, insanlara yaptıkları nasihatler sayesinde elde etmişlerdir. Ey Ali (r.a) onlar ümmetimin içinde kibrit-i ahmerden daha azdır. | Ramuz el e-hadis, 187. sayfa, 9. hadis |
| 9474 | "İstînâs", ev halkına geldiğini bildirmek için, bir kimsenin "SubhaNellah", Allahuekber, veya Elhamdülillah" demesi veyahutta "öksürmesi" demektir. | Ramuz el e-hadis, 188. sayfa, 10. hadis |
| 9479 | İslam, Allah'a şirk etmeksizin, Ona ibadet etmekliğin, namazı kılmaklığın, zekatı vermekliğin, orucu tutmaklığın, hacca gitmekliğin, emri bil- maruf ve Nehy-i anilmünkerle emretmekliğin ve ehliNe selam vermekliğindir. Bunlardan birini terketmek, İslamiyet sehiminden birini terketmek demektir. kim ki hepsini bırakırsa, müslümanlığa arkasını çevirmiş bir adam olur. | Ramuz el e-hadis, 189. sayfa, 4. hadis |
| 9483 | İslamiyet on sehimden ibarettir. Kendisinde bir taNesi noksan olan kimse hüsrandadır: "La ilahe illallah (diye) şehadet etmek ki, bu millet (din)dir. İkincisi, namaz ki o fıtrattır. Üçüncüsü, Zekat ki o temizliktir. Dördüncüsü, oruç ki o kalkandır. Beşincisi, Hac ki o şeriattır. Altıncısı, Cihad ki o Urve (sarılmak)dır. Yedincisi, Emri bil-maruf ki o vefadır. Sekizincisi, Nehy-i anil münker ki o hüccettir. Dokuzuncusu, cemaattir ki, o ülfettir. Onuncusu, Taattır ki o da ismettir. | Ramuz el e-hadis, 189. sayfa, 8. hadis |
| 9484 | Şerliler, hayırlılardan sonra yüz elli seNedir. Dünya ehlinin hepsiNe hakim olurlar. Onlarda Türklerdir.(Türklerden maksad: Çinliler ve tatarı kebirdir ki, sonunda dünya bunların üzerinde kalacakmış) | Ramuz el e-hadis, 189. sayfa, 9. hadis |
| 9489 | Ameller, Allahın indinde yedi türlüdür: iki amel vardır ki karşılığını vacib kılar. Diğer iki amel misli misliNe, bir amel on misli, bir amel yedi yüz misli kazandırır. Bir amel de vardır ki sevabını Allahdan başkası bilmez. Vacib kılan iki amele gelince, bir kimse ki, Allaha halisaNe ibadet eder ve Ona hiç bir şeyi şerik koşmadan kavuşursa, ona CenNet vacib olur. Bir kimse de, Allaha şirk koşarak mülaki olur ise, ona da CehenNem vacib olur. Bir kimse ki bir kötülük işler, misli ile cezalanır. (Ve iyiliğe niyet eder, yapamazsa, yiNe bir misli sevab alır) Bir kimes de bir iyilik işlerse on misli ile mükafatlanır. Ve bir kimse malını Allah yolunda infak ederse, nafakası, dirhemi yedi yüz dirhem, dinarı da yedi yüz dinar olacak şekilde katlanır. Oruç ise Allahu Teala içindir ki onu işliyenin sevabını Allah'dan başka kimse bilmez. | Ramuz el e-hadis, 190. sayfa, 4. hadis |