| No | Hadis Metni | Kaynak |
| 11773 | Bir adam kendine insanlardan isteme kapısı açarsa, Allah (z.c.hz.) de ona darlık kapısı açar. Zira iffet daha hayırlıdır. (Allah ister ki kulunun gözü kendinde olsun.) | Ramuz el e-hadis, 376. sayfa, 11. hadis |
| 11819 | Allah (z.c.hz.)'ne kulun duasının en sevgilisi: "Allâhümmerham ümmete Muhammedin rahmeten âmmeh" şeklinde dua etmesidir. | Ramuz el e-hadis, 381. sayfa, 7. hadis |
| 11825 | Hiç bir adam yoktur ki, kendine büyüklük versin ve kibirli yürüsünde, Allah'a mülaki olduğunda, Onu gadablı bulmasın. | Ramuz el e-hadis, 382. sayfa, 2. hadis |
| 11842 | Allah (z.c.hz.)'ne senin din kardeşini sevindirmen kadar sevgili bir şey yoktur. | Ramuz el e-hadis, 383. sayfa, 6. hadis |
| 11853 | Hiç bir kul yoktur ki, din kardeşini Allah için ziyarete gelsin de, semadan bir melek: "Hoş ettin ve Cennet sana helal oldu" demesin. Aziz ve Celil olan Allah arşının melekutunda şöyle buyurur: "Kulum Beni ziyarete geldi. Bana onu ağırlamak düşer ve onun mükafatı da Cennetten başka ziyafetlik olamaz." | Ramuz el e-hadis, 384. sayfa, 3. hadis |
| 11869 | Allah'ın rızasını kast ederek sadaka veren bir kula Allah kıyamette: "Ey kulum, madem ki benden ümid ettin. Ben seni hakir etmem ve cesedini Cehenneme haram kıldım. Cennetin istediğin kapısından gir" buyurur. | Ramuz el e-hadis, 385. sayfa, 8. hadis |
| 11889 | Bir din kardeşini musibette taziye eden bir mü'min yoktur ki, Aziz ve Celil olan Allah ona kıyamette Cennet hullelerinden giydirmesin. | Ramuz el e-hadis, 387. sayfa, 6. hadis |
| 11907 | Hiç bir nimet yoktur ki, her karşılaştığında kul "hamdini" yenilesinde Allah ona sevabı tazelemesin. Hiç bir musibette yoktur ki, her hatırlandıkça kul yeniden "İnnâ lillâhi ve innâ ileyhi râci'ûn" desin de Allah onun ecir ve sevabını yenilemesin, bu olmaz. | Ramuz el e-hadis, 388. sayfa, 12. hadis |
| 11915 | Sizden biri bir din kardeşinin nefsinde veya malında hoşuna giden bir şeyi görünce onu tebrik etsin ve "BârekAllah" desin. Zira nazar haktır. | Ramuz el e-hadis, 389. sayfa, 8. hadis |
| 11917 | Maîşeti müşkilleşmiş bir kimsenin evinden çıktığında şunu demesine ne mani var?: "Bismillâhi alâ nefsî ve mâlî ve dînî Allahümme raddinî, bi kadâike ve bâriklî fîmâ kuddiralî hattâ lâ uhibbe ta'cîle mâ ahharte ve te'hîra mâ acelte." (Allah adı ile başlar, nefsimi, malımı ve dinimi korumasını ondan dilerim. Allahım ilahi kazana beni razı kıl ve benim için takdir olunanı bana mübarek eyle, Ta ki senin te'hir ettiğin şeyin acilen olmasını ve acilen verdiğin şeyin de sonraya kalmasını istemiş olmayayım. | Ramuz el e-hadis, 389. sayfa, 10. hadis |