Arama Sonuçları bir sefer

Hızlı Erişim Linki: https://www.hadisarabul.com/hadisbul/18022-bir-sefer/20

NoHadis MetniKaynak
12248 Kim kahinlik yapar (cahiliyye işlerinde), tekellüfe düşer, bir kuş ile teşe'üm eder de (uğursuzluk sayarak) sefere çıkmazsa, kıyamet gününde Cennetin derecelerine bakamaz.Ramuz el e-hadis, 414. sayfa, 4. hadis
12276 bir kimse, Allah rızası için iyi niyetle ve müslümanları korumak için deniz seferine çıkarsa, her denize baktığında Allah onun için bir hasene yazar.Ramuz el e-hadis, 416. sayfa, 4. hadis
12321 bir kimse evinden sefer niyetiyle çıkarken şöyle derse; "Bismillahi âmentü billâhi, va'tesamtü billahi ve tevekkeltü alellâhi velâ havle velâ kuvvete illâ billah." Bu çıkışı hayır ile merzuk olur ve o kimseden bu çıkışın şerri def edilir.Ramuz el e-hadis, 419. sayfa, 9. hadis
12772 "Kenud" nedir bilirmisiniz? O böyle bir nankördür ki: seferinde tek başına konaklar, topluluğa mani olur, yanlız başına yer, kölesini aç bırakır, şiddet zamanında halka yardımda bulunmaz. İşte bunlardan biri Velit ibni Muğiredir.Ramuz el e-hadis, 454. sayfa, 9. hadis
13146 Allah'a ve ahiret gününe iman eden bir kadın için, üç günlük ve daha fazla bir yolu sefere çıkması helal olmaz. Ancak yanında babası veya oğlu veya kocası veya erkek kardeşi veya bir mahremi olması hariç.Ramuz el e-hadis, 485. sayfa, 7. hadis
13592 bir sefere gitmek istediklerinde gidilecek yeri gizler, (başka yeri ima ederek) sefer ederlerdi.Ramuz el e-hadis, 524. sayfa, 11. hadis
13777 Sabah namazını kıldıklarında, (seferde) hayvanını yedeğe alarak biraz yürürlerdi.Ramuz el e-hadis, 537. sayfa, 5. hadis
13792 İhvanından birini üç gün görmeyince onu sorardı. Şayet sefere gitmiş ise onun için dua ederdi. Orada ise evine giderdi. Hasta ise ziyaret ederdi.Ramuz el e-hadis, 538. sayfa, 5. hadis
13838 bir yere konduğunda veya seferden geldiğinde, iki rek'at kılmadan oturmazlardı.Ramuz el e-hadis, 541. sayfa, 8. hadis
14237

Zirr İbni Hubeyş şöyle dedi;

Mestler üzerine nasıl mesh edileceğini sormak üzere Safvân İbni Assâl radıyallahu anh’ın yanına gitmiştim. Bana:

Zirr! Niçin geldin? diye sordu. Ben de: İlim öğrenmek için, deyince şunları söyledi: Melekler, ilim öğrenenlerden hoşlandıkları için onlara kanat gererler. Ben de: Büyük ve küçük abdestten sonra mestler üzerine nasıl mesh edileceğikafamı kurcaladı. Sen de Hz. Peygamber’in ashâbından olduğun için, onun bu konuda bir şey söylediğini duydun mu diye sormaya geldim, dedim. Safvân: Evet, duydum. Resûl-i Ekrem seferde bulunduğumuz zaman mestleri üçgün üç gece çıkarmamayı, büyük ve küçük abdest bozduktan, uyuduktan sonra bile mestlere meshetmeyi, ancak cünüp olunca mestleri çıkarmayı emrederdi, dedi. Onun sevgiye dair bir şey söylediğini duydun mu? diye sordum. Evet, duydum. Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem ile bir sefere çıkmıştık. Biz onun yanındayken bir bedevî kaba sesiyle: Muhammed! diye bağırdı.

Hz. Peygamber de onun sesine yakın bir sesle:

“Gel bakalım”, dedi.

Bedevîye dönerek:

Yazıklar olsun sana! Hz. Peygamber’in huzurunda bulunuyorsun. Kıs sesini! Yüksek sesle bağırmanı Allah yasakladı, dedim.

Bedevî:

Vallahi sesimi kısmam, dedi ve Resûl-i Ekrem’e: birilerini seven, ama onlarla beraber olacak kadar iyiliği bulunmayan kimse hakkında ne dersin? diye sordu.

Hz. Peygamber şöyle buyurdu:

bir kimse, kıyamet gününde, sevdikleriyle beraberdir.” Safvân İbni Assâl sözüne devamla dedi ki: Hz. Peygamber bu konuda uzun uzun konuştu. Hatta bir ara batı taraflarında bulunan bir kapıdan bahsetti. “Kapı yaya yürüyüşüyle kırk yıl veya yetmiş yıl (yahut râvinin hatırladığına göre süvari gidişiyle kırk veya yetmiş yıl) genişliğindedir”, buyurdu.

Şamlı muhaddislerden Süfyân İbni Uyeyne şöyle dedi:

Allah gökleri ve yeri yarattığı gün, bu kapıyı tövbe için açık olarak yaratmıştır. Güneş battığı yerden doğuncaya kadar o kapı kapanmayacaktır.
Tirmizî, Daavât 98. Ayr ca bk. Tirmizî, Tahâret, 71; Nesâî, Tahâret 97, 113;ı İbni Mâce, Fiten 32