| No | Hadis Metni | Kaynak |
| 11455 | Cin gecesinde Sure-i Rahman'ı cinlere okudum. Sizden iyi karşıladılar ve her "Febi eyyi âlâi Rabbi kümâ tükezzibân" kavline geldiğimde dediler ki: "Haşa! Senin nimetlerinden hiç bir şeyi tekzib etmiyoruz. Hamd olsun Sana ey Rabbimiz." | Ramuz el e-hadis, 348. sayfa, 8. hadis |
| 11480 | Allah Teala Cenneti yarattığında Cebrail (a.s.)'a şöyle buyurdu: "Git ona bak." O da gitti, baktı, sonra geldi, dedi ki: "Ya Rabbi! İzzetin hakkı için bunu duyup da girmiyen kalmaz." Sonra Allah Teala onun etrafını hoşa gitmeyen şeylerle çevirdi. Sonra buyurdu: "Ya Cebrail (a.s.) git ona bak." O da gitti, baktı, sonra geldi ve dedi ki: "Ya Rabbi! İzzetin hakkı için muhakkak ki ben ona kimSenin girememesinden korkarım." Vaktaki Allah Cehennemi yarattı, şöyle buyurdu: "Ey Cebrail (a.s.) git ona bak." O da gitti, baktı, sonra geldi, şöyle dedi: "İzzetin hakkı için onu duyup da giren hiç bir kimse olmaz." O zaman Allah, Cehennemin etrafını hoşa giden şeylerle çevirdi. Sonra buyurdu ki; "Ya Cebrail (a.s.) git ona bak." O da ona baktı ve şöyle dedi: "Ya Rabbi! İzzetin hakkı için muhakkak ki ona girmiyen hiç kimSenin kalmıyacağından korkarım." | Ramuz el e-hadis, 352. sayfa, 2. hadis |
| 11579 | Cennete girmeden evvel ihvanıma havzda kevser şarabı sunduğumu bir görseydim. Dediler ki: "Ya Resulallah biz Senin ihvanın değil miyiz?" Buyurdu ki: "Hayır, siz Benim ashabımsınız. Benim ihvanım, Beni görmeden iman edenlerdir. Ben Rabbimin gözümü, sizinle ve Beni görmediği halde Bana inananlarla ruşen etmesini diledim. | Ramuz el e-hadis, 361. sayfa, 5. hadis |
| 11605 | Azalar içinde dilden daha şiddetli azab görecek bir şey yoktur. Dil şöyle der: "YaRabbi cesedi azablandırmadığın bir azabla beni cezalandırdın." Cenabı Hak buyurur: "Senden öyle bir kelime çıktı ki, meşrık ve mağribe ulaştı. Onun sebebiyle kanlar akıtıldı. İzzetim Hakkı için Seni öyle bir azabla azablandıracağım ki, azalardan hiç birine o şekilde azab etmemişimdir." | Ramuz el e-hadis, 363. sayfa, 8. hadis |
| 11717 | Şu kavlinden daha umutlu bir ayeti, Allah Teala bana indirmedi: "Ve le sevfe Yu'tîke Rabbüke feterdâ" (Muhakkak Rabbin Sen razı oluncaya kadar sana verecek). İşte Ben "o isteği" ümmetim için kıyamet gününe sakladım. | Ramuz el e-hadis, 372. sayfa, 6. hadis |
| 12114 | Sizlerden biri bir hizmetçi satın aldığında elinin onun nasiyesine koysun ve: "Ya Rabbi Senden bunun ve tabiatının hayrını dilerim. Şerrinden ve tabiatının şerrinden de sana sığınırım" desin. Bir hayvan satın aldığında da elini gene alnına koysun ve sonra şöyle desin: "Ya Rabbi Senden bunun ve tabiatının hayrını dilerim ve şerrinden ve tabiatının şerrinden de Sana sığınırım" desin. Kim de bir deve satın alırsa elini hörgücünün tepesine koysun ve sonra şöyle desin: "Ya Rabbi Senden bunun ve tabiatının hayrını dilerim. Şerrinden ve tabiatının şerrinden de Sana sığınırım." | Ramuz el e-hadis, 404. sayfa, 3. hadis |
| 12844 | Yazık zenginlere fakirlerden dolayı. Kıyamet gününde o fakirler derler ki: "Ya Rabbi Senin bizim için onların mallarında kendilerine farz kıldığın haklarımızda cimrilik ettiler, esirgediler." Bunun üzerine Allah Teala şöyle buyurur: "İzzetim ve Celalim Hakkı için sizi yaklaştıracağım onları ise uzaklaştıracağım." | Ramuz el e-hadis, 461. sayfa, 9. hadis |
| 12856 | Şefaat etmekte devam ederim ve şefaatim de kabul olunur: Öyle ki, "Ya Rabbi La ilahe illallah diyen hakkında şefaatimi kabul et deyinceye kadar." Bunun üzerine şöyle buyurulur: "Bu iş ne Sana ne de Senden evvelkilere aittir, bu Bana aittir." Ve "La ilahe illallah" diyen hiç kimse Cehennemde kalmaz. | Ramuz el e-hadis, 462. sayfa, 9. hadis |
| 13238 | Ey Ebu Rezin, muhakkak ki bir müslüman bir din kardeşini ziyaret ettiğinde onun yetmiş bi melek teşyi eder ve istiğfarda bulunarak "Ya Rabbi, O Senin rızan uğurunda yokladığı gibi, Sen de onu yokla" derler. | Ramuz el e-hadis, 493. sayfa, 1. hadis |
| 13558 | Bir hastaya geldiklerinde veya hasta kendisine getirildiğinde "Ezhebil be'se Rabbennâsi eşfi ve enteş şâfi. La şifâe illa şifâüke şifâen la yuğâdiru sakamen": (Ey insanların Rabbi, zararı gider, şifa ihsan et, şifa veren ancak Sensin. Senin şifandan başka şifa yoktur. Hiçbir hastalık bırakmayacak şifa ihsan buyur) diye dua buyururlardı. | Ramuz el e-hadis, 522. sayfa, 4. hadis |