| No | Hadis Metni | Kaynak |
| 11011 | Ümmetimin tabakaları beş dönemden geçer. Onlardan her bir tabaka kırk senedir. Benim ve ashabımın dönemi, ilim ve iman ehli dönemidir. Onları takiben seksene kadar gelenler, iyilik ve takva ehlidir. Onları takiben yüz yirmiye kadar gelenler, merhamet ve sıla ehlidir. Onları takiben yüzaltmışa kadar gelenler, sıla-ı rahimden kesilme ve birbirlerine yüz çevirme ehlidir. Onları takiben ikiyüze kadar gelenler ise, harpler ve karışıklıklar ehlidir. | Ramuz el e-hadis, 312. sayfa, 6. hadis |
| 11012 | Deccal zamanında mü'minlerin yemeği, meleklerin taamı olan tesbih ve takdisler olacaktır. Kim o günde dilinde tesbih ve takdis olursa, allah ondan açlığı giderecektir. | Ramuz el e-hadis, 312. sayfa, 7. hadis |
| 11021 | Şu bedenlerinizi temizleyin ki, allah da sizi temizlesin. Zira temiz geceleyen hiçbir kul yoktur ki, onunla beraber iç çamaşırında bir melek gecelemiş olmasın. O kul gece yatağında kımıldadığında o melek şöyle der: "allahım şu kulunu mağfiret eyle. Zira o temiz gecelemiştir." (Abdestli yatmak meselesi.) | Ramuz el e-hadis, 313. sayfa, 1. hadis |
| 11024 | Ne mutlu o kimseye ki, nefsini alçaltmadan tevazu gösterdi. Meskenete düşmeden nefsini küçülttü ve topladığı malından bir kısmını masiyet olmayan yere infak etti. Sonra ehli fıkıh ve hikmet ile düşüp kalktı. Miskin ve düşkünlere merhamet etti. Ne mutlu, nefsini küçültene ve kazancını helalinden temin edene, iç hali güzel, dışı da kerim olana ve insanlara da kötülük yapmayana. Ne mutlu o kimseye ki, ilmi ile amel etti, malının fazlasını infak etti ve sözünün fazlasını ise tuttu. | Ramuz el e-hadis, 313. sayfa, 4. hadis |
| 11028 | Ne mutlu, allah yolunda cihad ettiğinde allah'ın zikrini çok yapana. Zira ona zikrinin her bir kelimesi için yetmiş bin hasene vardır ve onun her hasenesi de on mislidir. Bununla birlikte, allah katında kendisi için daha fazlası vardır. O da on misli olarak verilir. Eğer infakta da bulunmuşsa onun da sevabı buna benzer. | Ramuz el e-hadis, 313. sayfa, 8. hadis |
| 11029 | Ne mutlu muhlislere (halis kul olana). İşte bunlar hidayet kandilleridir. Ve bunların oldukları yerde, her fitnenin zulmeti, onlar sebebiyle aydınlanır gider. | Ramuz el e-hadis, 313. sayfa, 9. hadis |
| 11031 | Tûbâ bir ağaçtır. allah onu kudret eliyle dikmiştir ve ruhundan ona nefyetmiştir. Cennet ehlinin elbiseleri ondan dikilir ve dalları Cennet sularından taşar. | Ramuz el e-hadis, 313. sayfa, 11. hadis |
| 11032 | Ne mutlu gece hacı olup, gündüz gazaya gidene. O öyle bir kimsedir ki, başı kalabalık, hali de perdeli, dünyadan aza kanaatkar, çoluk çocuğunun yanına gülerek girer, gülerek çıkar. Nefsim yed-i kudretinde olana yemin ederim ki, böyle adamlar, Aziz ve Celil olan allah yolundaki hacıların ve gazilerin ta kendisidir. | Ramuz el e-hadis, 314. sayfa, 1. hadis |
| 11036 | (Peygamberimizin marazı mevtinde kendisine Zatülcenb ilacı içirmek istemişler) Siz zannettiniz ki allah Bana zatülcenbi musallat etti, öyle mi? allah bunu yapmadı. Nefsim yed-i kudretinde olan allah'a yemin ederim ki, allah bu evde Bu ilacı kullanmadık kimse bırakmayacak, amcam Abbas müstesna. | Ramuz el e-hadis, 314. sayfa, 5. hadis |
| 11040 | Hastayı yoklayan adam, allah (z.c.hz)'nin rahmetinde yüzerek gelir ve yanına oturduğunda rahmet onu kaplar. Elini hastanın eline veya başına koyup "Nasılsın" diye sorması ise, ziyaretin tamamlanmasındandır. Sizin selamlaşmanızın tamamlanması da aranızda musafaha ile olur. | Ramuz el e-hadis, 314. sayfa, 9. hadis |