Arama Sonuçları mu Allah

Hızlı Erişim Linki: https://www.hadisarabul.com/hadisbul/19496-mu-Allah/1150

NoHadis MetniKaynak
13855 Arefe gününde ekser duası şöyle idi: "Lâ ilâhe illAllahu vahdehu lâ şerîkeleh, lehül mülkü ve lehülhamdü, biyedihil hayr ve hüve alâ külli şey'in kadîr."Ramuz el e-hadis, 542. sayfa, 9. hadis
13856 Ekseri orucu Pazartesi ve Perşembe idi. Bu husus kendisinden sorulduğunda şöyle buyururlardı: "Ameller Pazartesi ve Perşembe günleri sunulur. Her müslüman mağfiret olunur. Ancak birbirlerini terkeden kişiler müstesna. Allah teala "onları geri bırakın" buyurur.Ramuz el e-hadis, 542. sayfa, 10. hadis
13940 Bir meclisten kalkınca mutlaka şu duayı okurlardı: "Sübhaneke Allahümme Rabbî ve bi hamdike, lâ ilâhe illâ ente, estağfirüke ve etûbü ileyke" Ve şöyle buyururlardı: Her kim bulunduğu meclisten kalktığında bunları okursa o meclisteki hataları bağışlanır.Ramuz el e-hadis, 547. sayfa, 10. hadis
14004 muavizeteyn sureleri nazil oluncaya kadar, cinlerden ve insan nazarından bazı dualarla Allah'a sığınırdı. (Euzubillah derlerdi.) Bu iki sure gelince onları okudu ve başkasını bıraktı.Ramuz el e-hadis, 551. sayfa, 2. hadis
14053 Sıkıntı anında şu duayı okurlardı: "Lâ ilâhe illAllahül azîmül halîm, lâ ilâhe illAllahü Rabbül arşil azîm, lâ ilâhe illAllahu Rabbüs semâvâtis Seb'i ve Rabbül ardı ve Rabbül Arşil kerim."Ramuz el e-hadis, 553. sayfa, 17. hadis
14078 Savaşa: "Allah'dan müslümanların zaifleri hürmetine yardım dileyerek" başlarlardı.Ramuz el e-hadis, 555. sayfa, 9. hadis
14158 Aileleri arasında adil bir şekilde taksim yaparlar ve şöyle dua ederlerdi: "Allahım, muktedir olduğum ölçüde bu benim yaptığım taksimdir. Senin sahip olduğun ve benim malik olmadığım hususlarda beni muahaze teme Allahım."Ramuz el e-hadis, 559. sayfa, 16. hadis
14206 Son sözü: "Allah yahudi ve nasarayı helak etsin. Onlar Peygamberlerinin kabirlerini mescid ittihaz ettiler. Arab topraklarında iki din kalmasın" demek olmuştur.Ramuz el e-hadis, 562. sayfa, 11. hadis
14214

Mü’minlerin emîri Ebû Hafs Ömer ibni Hattâb radıyAllahu anh, Resûlullah sallAllahu aleyhi ve sellem’i şöyle buyururken dinledim, dedi:

“Yapılan işler niyetlere göre değerlenir. Herkes yaptığı işin karşılığını niyetine göre alır. Kimin niyeti Allah’a ve Resûlü’ne varmak, onlara hicret etmekse, eline geçecek sevap da Allah’a ve Resûlü’ne hicret sevabıdır. Kim de elde edeceği bir dünyalığa veya evleneceği bir kadına kavuşmak için yola çıkmışsa, onun hicreti de hicret ettiği şeye göre değerlenir.”

Buhârî, Bed’ü’l-vahy 1, Îmân 41, Nikâh 5, Menâk bu’l-ensâr 45, tk 6, Eymân ı İ 23, Hiyel 1; Müslim, mâret 155. Ayr ca bk. Ebû Dâvûd, Talâk 11; Tirmizî, İ ı Fezâilü’l-cihâd 16; Nesâî, Tahâret 60; Talâk 24, Eymân 19; bni Mâce, Zühd 26
14215

Mü’minlerin annesi Ümmü Abdullah Âişe radıyAllahu anhâ’dan rivayet edildiğine göre Resûlullah sallAllahu aleyhi ve sellem şöyle buyurdu:

—Bir ordu Kâbe’ye saldırmak üzere yola çıkacak; bir çöle geldiklerinde baştan sona bütün ordu yere batacaktır.”

Hz. Âişe der ki, bunun üzerine ben, Yâ ResûlAllah, onların arasında ticaret için yola çıkanlar ve kötü niyetli olmayanlar varken niçin hepsi birden yere batacaktır? diye sordum.

Resûlullah sallAllahu aleyhi ve sellem:

—Hepsi birden yere batacak, âhirette yeniden diriltilip niyetlerine göre hesaba çekileceklerdir” buyurdu.

Buhârî, Büyû` 49; Hac 49, Müslim, Fiten 4-8. Ayrıca bk. Tirmizî, Fiten 21; Nesâî, Menâsik 112; İbni Mâce, Fiten 30