| No | Hadis Metni | Kaynak |
| 10920 | Ümmetimin şerlileri, kendine mümtaz mevki veren, kendinin dince mevkiini beğenen ve amelinde mürailik yapan, hüccetinde muhasama eden kimselerdir. Riyanın azı da şirktir. | Ramuz el e-hadis, 305. sayfa, 3. hadis |
| 10924 | En fena yemek, kendisine zenginlerin çağırılıp fıkaraların çağırılmadığı düğün yemeğidir. kim ki davete icabet etmezse Allah ve Peygambere asi olmuş olur. | Ramuz el e-hadis, 305. sayfa, 7. hadis |
| 10950 | Ayakta kıl ki, o efdal olanıdır. kim oturarak kılarsa, ona ayaktakinin sevabının yarısı vardır. kim de uyuklayarak kılarsa, ona da oturarak kılanın sevabının yarısı vardır. | Ramuz el e-hadis, 307. sayfa, 9. hadis |
| 10964 | Ümmetimden iki sınıfa şefaatim olmaz; Zalim kalbli umera ve dinde her aşırı giden müfrid kimse. | Ramuz el e-hadis, 308. sayfa, 9. hadis |
| 10995 | Allah Teala temsil getirdi ki, bir doğru yol o yolun iki tarafında iki sur var. Onlarda açık kapılar ve o kapılar üzerinde sarkıtılmış perdeler var. O doğru yolun giriş kapısının üzerinde bir davetçi var ki şöyle bağırır: "Ey insanlar hepiniz bu yola girin, sapmayın." Yolun üstünde diğer bir davetçi de, bir kimse bu perdelerden birisini açmak istediği zaman der ki: "Sakın o perdeyi açma. Eğer onu açarsan harama girersin." İşte bu doğru yol islamdır. İki tarafındaki surlar, Allah'ın hudutlarıdır. Açık kapılar Allah'ın haram kıldıklarına açılır. Bu yolun başındaki davetçi, Allah'ın kitabıdır. Yolun üstünden davet eden diğeri ise her müslümanın kendi kalbindeki Allah öğütçüsüdür. | Ramuz el e-hadis, 310. sayfa, 13. hadis |
| 10998 | (Yazı yazan bir kimseye) Kalemini kulağına koy. Zira söyleneni daha iyi hatırlarsın. | Ramuz el e-hadis, 311. sayfa, 3. hadis |
| 11016 | İlim talebi her müslümana farzdır. İlmi, ehlinin gayrisine veren, cevheri, inciyi ve altını hırsızlara takan kimse gibidir. | Ramuz el e-hadis, 312. sayfa, 11. hadis |
| 11024 | Ne mutlu o kimseye ki, nefsini alçaltmadan tevazu gösterdi. Meskenete düşmeden nefsini küçülttü ve topladığı malından bir kısmını masiyet olmayan yere infak etti. Sonra ehli fıkıh ve hikmet ile düşüp kalktı. Miskin ve düşkünlere merhamet etti. Ne mutlu, nefsini küçültene ve kazancını helalinden temin edene, iç hali güzel, dışı da kerim olana ve insanlara da kötülük yapmayana. Ne mutlu o kimseye ki, ilmi ile amel etti, malının fazlasını infak etti ve sözünün fazlasını ise tuttu. | Ramuz el e-hadis, 313. sayfa, 4. hadis |
| 11034 | Ne mutlu Allah (z.c.hz)'nin gölgesine önden koşanlara. Onlar, hakları verildiğinde kabul eder, başkalarının hakları kendisinden istenildiğinde bol bol verirler ve onlar öyle kimselerdir ki, kendileri için nasıl hüküm verirlerse, başkaları hakkında da öyle hüküm verirler. | Ramuz el e-hadis, 314. sayfa, 3. hadis |
| 11036 | (Peygamberimizin marazı mevtinde kendisine Zatülcenb ilacı içirmek istemişler) Siz zannettiniz ki Allah Bana zatülcenbi musallat etti, öyle mi? Allah bunu yapmadı. Nefsim Yed-i kudretinde olan Allah'a yemin ederim ki, Allah bu evde Bu ilacı kullanmadık kimse bırakmayacak, amcam Abbas müstesna. | Ramuz el e-hadis, 314. sayfa, 5. hadis |