| No | Hadis Metni | Kaynak |
| 8844 | Ümmetim dinine tutunmuş olarak devam eder, Kaderi tekzib etmedikçe. Ettikleri zaman helâk olurlar. | Ramuz el e-hadis, 117. sayfa, 7. hadis |
| 8856 | Cennet ehli Cennetteki makamlarına yerleşir ve Cuma'dan Cuma'ya Allah'ı ziyarete giderler. Onlara Arşı Rahman aşikâr olup, Allah'ı görürler. Bu Cennet bahçelerinden birinde olur. Ve herkes derecesine göre bir minbere yerleşir. En aşağısının yerleri misk tepelerindedir. Ve bunlar kendi hallerini diğerlerinden aşağı görmezler. Soruldu ki: "Rabbimizi görecek miyiz?" Buyurudu ki: "Evet, ayın 14'üncü gününde görülmesinde, ya da güneşin görülmesinde nasıl hilâf yoksa, (veya bunları nasıl izdihamsız görüyorsanız) öyle Rabbinizi göreceksiniz." Allah (z.c.hz.) onlara ayrı ayrı muhatap olur. Ve hatta bazılarına dünyadaki bazı sözlerini hatırlatır. Kul: "Yarabbi mağfiret etmemiş miydin?" der. Allah: "Ettim de onunla buraya geldin" buyurur. O esnada iki bulut öyle güzel kokular serper ki, kimse böylesini görmemiştir. O zaman Allah Tealâ buyurur ki: "Haydi kalkın ikram edeceğim şeylerin başına." O zaman kalkıp cennetin çarşılarına gelirler. Bu çarşılarda aklın tasavvur edemiyeceği şeyler vardır. Orada ne para verilir, ne de yüklenilir. Sadece emredilir. İşte orada biz birbirimizle karşılaşacağız. derecesi üstün olanların elbisesi başka olur. Ve birinin gözüne bu ilişince kendi elbisesi de derhal fevkalâde olur. Çarşılardan yerimize döneriz. Ailelerimiz: "Başka bir şekilde güzelleşip geldiniz" derler. Biz de deriz ki: "Tabii güzelleşip gelmek hakkımızdır. Zira Rabbımızı ziyaretten geliyoruz." | Ramuz el e-hadis, 118. sayfa, 8. hadis |
| 8859 | Cehennem ehli cehennemde büyür. O derecede ki, kulak yumuşağı ile boyuk kökü arası 700 yıllık olur. derilerinin kalınlığı 40 arşın ve azı dişi de Uhud dağından büyük olur. | Ramuz el e-hadis, 119. sayfa, 3. hadis |
| 8861 | Cennet ehli ulemaya Cennette de muhtaç olur. Şu şekildeki, Cuma günü Allah Tealâ hazretlerinin huzuruna gidilince ve Allah onlara "İstediğinizi isteyin" deyince ne isteyeceklerini şaşırırlar. Ve ulemaya dönerler. Âlimler de hallerine göre tavsiyelerde bulunur. "Şöyle, şöyle isteyin" derler. Böylece âlimlere dünyada muhtaç oldukları gibi Cennette de muhtaç olurlar. | Ramuz el e-hadis, 120. sayfa, 2. hadis |
| 8872 | Kıyametin önü sıra tanıdık kimselere selâm vermek âdet olur. Ticaret meydan alır, o derecede ki, kadın erkeğine yardımcı olur. Akraba yoklamaları kalkar ve yalancı şahidler çıkar, gerçek şahidlik gizlenir, muharrirler ise çoğalır. | Ramuz el e-hadis, 121. sayfa, 4. hadis |
| 8881 | Bir adamın din kardeşi için gıyabında yaptığı dua müstecab olur. Ve dua edenin başında bir melek "amin" der. Ve "Sana da bir o kadar" diye söyler. (Diğer bir hadiste, Meleğin "amini" geri dönmez buyurulmaktadır) | Ramuz el e-hadis, 122. sayfa, 5. hadis |
| 8882 | Allah (z.c.hz.) ile mahlûku arasında nurani veya zulmani yetmiş bin hicab vardır. Kim bu hicabı aşan bir şey hissederse mahv olur. | Ramuz el e-hadis, 122. sayfa, 6. hadis |
| 8899 | Cezanın (burada karşılık manasınadır) büyüklüğü, belânın büyüklüğü nisbetindedir. Sabır ilk kademededir. Allah (z.c.hz.) bir kavmi sevdiğinde onları mübtelâ eder. Sabredenler Allah'ın rızasına nail olur, diğerleri cezasına. | Ramuz el e-hadis, 124. sayfa, 2. hadis |
| 8927 | Adamda bir et parçası vardır, o sağlam olursa cesedi de sağ selamettir. dertli ise başka yerleri de dertlidir. Burası da kalbidir. | Ramuz el e-hadis, 127. sayfa, 3. hadis |
| 8940 | Her baba evladının kök sülalesi vardır, nesebi ona müntehi olur. Yalnız Fatıma'nın sülalesi Bana çeker. Bunlar Benim Ehl-i Beytim'dir. Benim hamurumdandır. Veyl onların faziletini inkar edene. Onlara muhabbet edene Allah muhabbet eder. Onlara buğz edene Allah da buğz eder. | Ramuz el e-hadis, 128. sayfa, 6. hadis |