| No | Hadis Metni | Kaynak |
| 11714 | Söylediğimi işitmekte siz onlardan farklı değilsiniz. Lakin şu kadar var ki, onların bana cevap vermeye güçleri yetmez. (Bedir de kafir ölülerine "size vaad olunanı gördünüz mü?" diye sorulduğunda ashab sordu ki onlar duyarlar mı?" o zaman bu hadis varid oldu.) | Ramuz el e-hadis, 372. sayfa, 3. hadis |
| 11717 | Şu kavlinden daha umutlu bir ayeti, Allah Teala bana indirmedi: "Ve le sevfe Yu'tîke Rabbüke feterdâ" (Muhakkak Rabbin sen razı oluncaya kadar sana verecek). İşte Ben "o isteği" ümmetim için kıyamet gününe sakladım. | Ramuz el e-hadis, 372. sayfa, 6. hadis |
| 11867 | Benim kabrimde, bana selam veren bir müslüman yoktur ki, onun selamını tebliğe ve onun dünya ve ahiret işine kafi gelmeye Allah bir melek tahsis etmesin. Ben de ona kıyamette şahid ve şefaatçi olurum. | Ramuz el e-hadis, 385. sayfa, 6. hadis |
| 11917 | Maîşeti müşkilleşmiş bir kimsenin evinden çıktığında şunu demesine ne mani var?: "Bismillâhi alâ nefsî ve mâlî ve dînî Allahümme raddinî, bi kadâike ve bâriklî fîmâ kuddiralî hattâ lâ uhibbe ta'cîle mâ ahharte ve te'hîra mâ acelte." (Allah adı ile başlar, nefsimi, malımı ve dinimi korumasını ondan dilerim. Allahım ilahi kazana beni razı kıl ve benim için takdir olunanı bana mübarek eyle, Ta ki senin te'hir ettiğin şeyin acilen olmasını ve acilen verdiğin şeyin de sonraya kalmasını istemiş olmayayım. | Ramuz el e-hadis, 389. sayfa, 10. hadis |
| 12086 | Bir kimse gömleğini yenilese ve giyerken yakasına gelince: "Hamd olsun O Allaha ki avretimi setr edecek ve hayatımı güzel edecek şeyi bana giydirdi" derse ve eskisini de birisine verirse, o kimse hayatında da mevtinde de Allah'ın zimmetinde, civarında ve himeyesinde olur. | Ramuz el e-hadis, 402. sayfa, 4. hadis |
| 12338 | Bir kimse, belaya mübtela olan bir kimseyi görse ve: "Çok şükür Allah'a seni mübtela ettiğinden beni muaf tuttu, ve bir çoklarına vermediğini bana verdi" derse, sağ oldukça o beladan muaf yaşar. | Ramuz el e-hadis, 420. sayfa, 13. hadis |
| 12739 | bana Cebrail (a.s.) dedi ki: "Allah ashabından dördünü sever: Ali (r.a.) Selman (r.a.) Ebu Zerr (r.a.) ve Mikdat (r.a.) | Ramuz el e-hadis, 451. sayfa, 7. hadis |
| 12744 | Düşmanımın kalbine korku verilerek yardım gördüm. Hazineler bana verildi ve Ben ümmetime feth olunacak şeyleri görünceye kadar kalmam ile ahirette intikal arasında muhayyer bırakıldım da, Ben ahirete irtihali ihtiyar ettim. | Ramuz el e-hadis, 452. sayfa, 3. hadis |
| 12904 | Ağlama, zira Cebrail (a.s) bana haber verdi ki, humma ümmetimin Cehennemden payıdır. | Ramuz el e-hadis, 466. sayfa, 11. hadis |
| 13018 | Sakın bilmediğin şeyle hüküm verme. Bir şeyde tereddüd edersen, anlayıncaya kadar dur veya bana sor. (Hz. Muazı bir yere gönderirken buyurulmuştur.) | Ramuz el e-hadis, 475. sayfa, 10. hadis |