| No | Hadis Metni | Kaynak |
| 11024 | Ne mutlu o kimseye ki, nefsini alçaltmadan tevazu gösterdi. Mesken'>enete düşmeden'>en nefsini küçülttü ve topladığı malından bir kısmını masiyet olmayan yere infak etti. Sonra ehli fıkıh ve hikmet ile düşüp kalktı. Miskin ve düşkünlere merhamet etti. Ne mutlu, nefsini küçülten'>ene ve kazancını helalinden'>en temin eden'>ene, iç hali güzel, dışı da kerim olana ve insanlara da kötülük yapmayana. Ne mutlu o kimseye ki, ilmi ile amel etti, malının fazlasını infak etti ve sözünün fazlasını ise tuttu. | Ramuz el e-hadis, 313. sayfa, 4. hadis |
| 11027 | Tûbâ! (Ne mutlu) Ben'>eni görüp de iman eden'>ene. Sonra ne mutlu, ne mutlu yine ne mutlu Ben'>eni görmeden'>en, Bana iman eden'>ene. Den'>enildi ki: "Tûbâ nedir?" Buyurduki: "Tûbâ Cen'>ennette bir ağaçtır. Büyüklüğü yüz yıllık yer tutar. Ve Cen'>ennet elbiseleri de onun tomurcuklarından yapılır. | Ramuz el e-hadis, 313. sayfa, 7. hadis |
| 11028 | Ne mutlu, Allah yolunda cihad ettiğinde Allah'ın zikrini çok yapana. Zira ona zikrinin her bir kelimesi için yetmiş bin hasen'>ene vardır ve onun her hasen'>enesi de on mislidir. Bununla birlikte, Allah katında ken'>endisi için daha fazlası vardır. O da on misli olarak verilir. Eğer infakta da bulunmuşsa onun da sevabı buna ben'>enzer. | Ramuz el e-hadis, 313. sayfa, 8. hadis |
| 11029 | Ne mutlu muhlislere (halis kul olana). İşte bunlar hidayet kandilleridir. Ve bunların oldukları yerde, her fitnen'>enin zulmeti, onlar sebebiyle aydınlanır gider. | Ramuz el e-hadis, 313. sayfa, 9. hadis |
| 11031 | Tûbâ bir ağaçtır. Allah onu kudret eliyle dikmiştir ve ruhundan ona nefyetmiştir. Cen'>ennet ehlinin elbiseleri ondan dikilir ve dalları Cen'>ennet sularından taşar. | Ramuz el e-hadis, 313. sayfa, 11. hadis |
| 11032 | Ne mutlu gece hacı olup, gündüz gazaya giden'>ene. O öyle bir kimsedir ki, başı kalabalık, hali de perdeli, dünyadan aza kanaatkar, çoluk çocuğunun yanına gülerek girer, gülerek çıkar. Nefsim yed-i kudretinde olana yemin ederim ki, böyle adamlar, Aziz ve Celil olan Allah yolundaki hacıların ve gazilerin ta ken'>endisidir. | Ramuz el e-hadis, 314. sayfa, 1. hadis |
| 11033 | Ne mutlu İsa (a.s.) indikten'>en sonraki hayata. Göğe rahmet için, arza da yeşertmek için müsaade edilir. Taş üzerine tohum ekilse biter, insanlar arasında kin ve çekememezlik olmaz. Hatta bir adam bir aslana rastlasa aslan ona dokunmaz. Yılana bassa yılan onu sokmaz. | Ramuz el e-hadis, 314. sayfa, 2. hadis |
| 11034 | Ne mutlu Allah (z.c.hz)'nin gölgesine önden'>en koşanlara. Onlar, hakları verildiğinde kabul eder, başkalarının hakları ken'>endisinden'>en isten'>enildiğinde bol bol verirler ve onlar öyle kimselerdir ki, ken'>endileri için nasıl hüküm verirlerse, başkaları hakkında da öyle hüküm verirler. | Ramuz el e-hadis, 314. sayfa, 3. hadis |
| 11036 | (Peygamberimizin marazı mevtinde ken'>endisine Zatülcen'>enb ilacı içirmek istemişler) Siz zannettiniz ki Allah Bana zatülcen'>enbi musallat etti, öyle mi? Allah bunu yapmadı. Nefsim Yed-i kudretinde olan Allah'a yemin ederim ki, Allah bu evde Bu ilacı kullanmadık kimse bırakmayacak, amcam Abbas müstesna. | Ramuz el e-hadis, 314. sayfa, 5. hadis |
| 11039 | Hastayı yoklayan kimse, Cen'>ennet bahçesindedir ve onun yanına oturduğunda ise Allah'ın rahmeti ken'>endisini sarar. | Ramuz el e-hadis, 314. sayfa, 8. hadis |