| No | Hadis Metni | Kaynak |
| 11305 | Halim kimse, hemen'>en Peygamber hükmüne vardı. (Halka faydalı olmakta.) | Ramuz el e-hadis, 337. sayfa, 5. hadis |
| 11306 | Allah (z.c.hz.) kıyamet gününde, ken'>endilerine Kur'an'ı okuduğu vakitte halk Rahman'dan işittikleri o Kur'an'ı evvelden'>en duymamış gibi olacaklardır. | Ramuz el e-hadis, 337. sayfa, 6. hadis |
| 11307 | Cen'>ennetteki huriler yakut ve mercan gibidirler. Adam onlardan birinin yüzüne bakar da, ken'>endini onun yanağında, aynada gördüğünden'>en daha berrak görür. Onların incilerinin en'>en ednası şark ile garbı ışıklandırır. Ona bakış, üstündeki yetmiş kat elbiseden'>en iliğine kadar işler. | Ramuz el e-hadis, 337. sayfa, 7. hadis |
| 11308 | Hz. Musa (a.s.) Rabbi ile konuştuğu o günde, üzerinde softan elbise, yünden'>en cübbe, yünden'>en takke, yünden'>en don ve ölü merkeb derisinden'>en de ayakkabısı vardı. | Ramuz el e-hadis, 337. sayfa, 8. hadis |
| 11309 | Halk, Davud (a.s.)'ı hasta zannı ile yoklamaya gidiyorlardı. Halbuki ken'>endisindeki bu hal, Allah korkusunun şiddetinden'>en ve ken'>endi hayasındandı. | Ramuz el e-hadis, 337. sayfa, 9. hadis |
| 11311 | Davud (a.s.)'ın oğlu Sülayman (a.s.)'ın yüzük taşı semavi idi. Onu aldı da yüzüğüne koydu. Onun nakşı: "Ben'>en Allahım. Ben'>enden'>en başka ilah yoktur. Muhammed (s.a.s.) kulum ve Resulümdür." idi. | Ramuz el e-hadis, 337. sayfa, 11. hadis |
| 11312 | Allah (z.c.hz.)'nin Musa (a.s.)'a levha levha verdikleri meyanında şu da vardı: "Bana ve ebeveynine şükret. Allah'ın sana verdiği nimetlere karşı sen'>en de ver. Ömrün de uzatıldı. Temiz bir hayatla yaşatıldın ve dünyadan daha hayırlısına döndürüleceksin." | Ramuz el e-hadis, 337. sayfa, 12. hadis |
| 11314 | Ben'>eni İsrail'den'>en iki kişi arkadaş idiler. Birisi günahkar diğeri ise ibadeti hususunda çalışkandı. Çalışkan olan diğerini günah üzere gördükçe "Vazgeç" diyordu. Onu bir gün bir günah üzere buldu da ona yine şöyle dedi: "Vazgeç." Bunun üzerine o günahkar olan dedi ki: "Ben'>eni yalnız bırak. Rabbim sen'>eni bana gözcü mü gönderdi.?" Diğeri ise dedi ki: "Vallahi Allah sen'>eni mağfiret etmez ve Cen'>ennetine sokmaz. "İkisinin de ruhu kabz olundu ve Rabbül aleminin huzurunda içtima ettiler. (Günahkar olan abid olana) "Ben'>eni tanıdın mı? Veya önünde olana kadir oldun mu?" Allah Teala da günahkar olana buyurdu ki: "Git Rahmetimle Cen'>ennete gir." Abid içinde: "Ötekini Cehen'>enneme götürün" buyurdu. | Ramuz el e-hadis, 337. sayfa, 14. hadis |
| 11315 | Ben'>eni İsrail'den'>en "Kıfl" isimli biri vardı. Günahtan pek sakınmaz ve onu işlerdi. Ona bir kadın geldi (paraya ihtiyacı vardı.) Onunla münasebette bulunmak şartı ile kadına altmış altın verdi. Kadınla bir mevkiye geldiler. O zaman kadının kemikleri titredi ve ağladı. Adam dedi ki: "Neden'>en ağlıyorsun? Sen'>eni zorladım mı?" Kadın dedi ki: "Hayır, fakat ben'>en bu işi şimdiye kadar asla yapmamıştım. Buna ben'>eni ihtiyacım sürükledi." Adam dedi ki: "Madem ki sen'>en yapmadığını yapmak durumundasın öyleyse git, para da sen'>enindir. "Adam ayrıca yemin ederek: "Vallahi bundan sonra ben'>en de bu işi bir daha yapmam" dedi ve o gece de öldü. Sabahleyin kapısına şöyle yazılmış olduğu görüldü: "Allah muhakkak Kıfl'e mağfiret etti." (Asi, fakat iffeti takdir eden'>en ve merhametli bir kimse imiş ve tevbesi nasib ve kabul olmuş.) | Ramuz el e-hadis, 338. sayfa, 1. hadis |
| 11317 | Lut kavminde kadınlar arasındaki fen'>ena münasebet, erkeklerde başlamadan kırk sen'>ene evvel vardı. | Ramuz el e-hadis, 338. sayfa, 3. hadis |