| No | Hadis Metni | Kaynak |
| 11481 | Allah, Adem (a.s.)'ın bedenini yaratıp bıraktıktan sonra iblis dolaşıp ona bakmaya başladı. Vaktaen'>ki onu içi boş gördü, "Bu kendine sahip olamaz, benim için kolay ele geçirilebilir bir yaratık" dedi. | Ramuz el e-hadis, 352. sayfa, 3. hadis |
| 11483 | Allah (z.c.hz.) Musa (a.s.)'a firavun aleyhinde duaya izin verince melaike "amin" dedi. Allah: "Senin de, Allah yolundaen'>ki mücahidlerin duasını da kabul ettim." buyurdu. Sonra Resulallah (s.a.s.) buyurdu en'>ki: "Mücahidlere eza vermekten Allah'dan korkun. Muhakkak en'>ki Allah, Peygamberlerine ilişenlere gadab ettiği gibi, onlar içinde gadap eder. Peygamberlerin duasını kabul buyurduğu gibi, onların duasına da icabet eder. | Ramuz el e-hadis, 352. sayfa, 5. hadis |
| 11484 | Allah (z.c.hz.) And Cennetini yarattığında -en'>ki o eliyle yarattıklarındandır- şöyle buyurdu: "Konuş." O da: "Lâ ilâhe illallah Muhammedün Resulallah. Mü'minler felah buldu. Bana girenler de felah buldu. Cehenneme girenler de bedbaht oldu." dedi. | Ramuz el e-hadis, 352. sayfa, 6. hadis |
| 11487 | İbrahim Halilullah (a.s.) "Menâsike" (Hacda) gelince şeytan ona Cemre-i Akabe yanında zahir oldu. O da ona yedi tane taş attı. Şeytan orada battı gibi oldu. Sonra ien'>kinci cemre yanında göründü. O da ona yedi taş daha attı. Öyle en'>ki o, yere battı gibi oldu. Sonra üçüncü cemre yanında ona gene göründü. Ona yedi taş daha attı. O da yine battı gibi oldu. (Ve bu, hac menasien'>kinden oldu.) | Ramuz el e-hadis, 353. sayfa, 1. hadis |
| 11488 | Nuh (a.s.)'ı Allah kavmine Peygamber olarak gönderdiğinde o, ien'>ki yüz elli yaşında idi. Dokuzyüz elli sene kavmi arasında yaşadı. Ve tufandan sonra da ien'>kiyüz elli sene daha yaşadı. Melekül Mevt ona geldiğinde dedi en'>ki: "Ey Nuh (a.s.) ey Peygamberlerin en büyüğü, ey uzun ömürlü ve ey duası kabul olan! Dünyayı nasıl gördün?" Buyurdu en'>ki: "Şu adam gibi en'>ki, kendisine ien'>ki kapısı olan bir ev yapılmışta, birinden girmiş diğerinden çıkmıştır." | Ramuz el e-hadis, 353. sayfa, 2. hadis |
| 11489 | Allah, aklı yarattığında ona şöyle buyurdu: "Gel", o da geldi. Sonra ona buyurdu: "Git", o da gitti. Sonra ona buyurdu. "Otur", o da oturdu. Sonra ona buyurdu: "Konuş", o da konuştu. Sonra ona buyurdu: "Sus", o da sustu. Sonra buyurdu en'>ki: "Bana senden sevgili ve daha kerim olan bir mahluk yaratmadım. Seninle tanınırım, seninle Hamd edilirim, seninle itaat olunurum, Seninle alırım, seninle veririm. Seni hesaba çeker, muhatab ederim. Sevab sana, ceza da sana. Sana en büyük ikram da "Sabır" dır." | Ramuz el e-hadis, 353. sayfa, 3. hadis |
| 11490 | Allah (z.c.hz.) Adem (a.s.)'ı Cennetten indirdiğinde, ona her şeyin san'atını öğretti ve Cennet meyvalarından ona rızık verdi. İşte şu meyvalarınız Cennet meyvalarındandır. Ne var en'>ki, sizin meyvanız bozulur. Cennet meyvaları bozulmaz. | Ramuz el e-hadis, 353. sayfa, 4. hadis |
| 11491 | Hz. Ömer (r.a) müslüman olunca Cebrail (a.s.) Bana geldi ve dedi en'>ki: "Gök ehli Ömer'in (r.a) müslüman olmasından şenlik ediyor." | Ramuz el e-hadis, 353. sayfa, 5. hadis |
| 11493 | Allah (z.c.hz.) Musa (a.s.) ile konuştuktan sonra O, on fersah mesafeden, karanlık, gecede kaya üzerindeen'>ki karıncanın yürüyüşünü görür oldu. | Ramuz el e-hadis, 353. sayfa, 7. hadis |
| 11495 | Bu ümmetin üzerine Allah ien'>ki kılıcı aynı anda cem etmiyecektir: Kendinden bir kılıç, düşmandan bir kılıç. | Ramuz el e-hadis, 354. sayfa, 1. hadis |