| No | Hadis Metni | Kaynak |
| 11309 | Halk, davud (a.s.)'ı hasta zannı ile yoklamaya gidiyorlardı. Halbuki kendisindeki bu hal, Allah korkusunun şiddetinden ve kendi hayasındandı. | Ramuz el e-hadis, 337. sayfa, 9. hadis |
| 11311 | davud (a.s.)'ın oğlu Sülayman (a.s.)'ın yüzük taşı semavi idi. Onu aldı da yüzüğüne koydu. Onun nakşı: "Ben Allahım. Benden başka ilah yoktur. Muhammed (s.a.s.) kulum ve Resulümdür." idi. | Ramuz el e-hadis, 337. sayfa, 11. hadis |
| 11312 | Allah (z.c.hz.)'nin Musa (a.s.)'a levha levha verdikleri meyanında şu da vardı: "Bana ve ebeveynine şükret. Allah'ın sana verdiği nimetlere karşı sen de ver. Ömrün de uzatıldı. Temiz bir hayatla yaşatıldın ve dünyadan daha hayırlısına döndürüleceksin." | Ramuz el e-hadis, 337. sayfa, 12. hadis |
| 11314 | Beni İsrail'den iki kişi arkadaş idiler. Birisi günahkar diğeri ise ibadeti hususunda çalışkandı. Çalışkan olan diğerini günah üzere gördükçe "Vazgeç" diyordu. Onu bir gün bir günah üzere buldu da ona yine şöyle dedi: "Vazgeç." Bunun üzerine o günahkar olan dedi ki: "Beni yalnız bırak. Rabbim seni bana gözcü mü gönderdi.?" Diğeri ise dedi ki: "Vallahi Allah seni mağfiret etmez ve Cennetine sokmaz. "İkisinin de ruhu kabz olundu ve Rabbül aleminin huzurunda içtima ettiler. (Günahkar olan abid olana) "Beni tanıdın mı? Veya önünde olana kadir oldun mu?" Allah Teala da günahkar olana buyurdu ki: "Git Rahmetimle Cennete gir." Abid içinde: "Ötekini Cehenneme götürün" buyurdu. | Ramuz el e-hadis, 337. sayfa, 14. hadis |
| 11315 | Beni İsrail'den "Kıfl" isimli biri vardı. Günahtan pek sakınmaz ve onu işlerdi. Ona bir kadın geldi (paraya ihtiyacı vardı.) Onunla münasebette bulunmak şartı ile kadına altmış altın verdi. Kadınla bir mevkiye geldiler. O zaman kadının kemikleri titredi ve ağladı. Adam dedi ki: "Neden ağlıyorsun? Seni zorladım mı?" Kadın dedi ki: "Hayır, fakat ben bu işi şimdiye kadar asla yapmamıştım. Buna beni ihtiyacım sürükledi." Adam dedi ki: "Madem ki sen yapmadığını yapmak durumundasın öyleyse git, para da senindir. "Adam ayrıca yemin ederek: "Vallahi bundan sonra ben de bu işi bir daha yapmam" dedi ve o gece de öldü. Sabahleyin kapısına şöyle yazılmış olduğu görüldü: "Allah muhakkak Kıfl'e mağfiret etti." (asi, fakat iffeti takdir eden ve merhametli bir kimse imiş ve tevbesi nasib ve kabul olmuş.) | Ramuz el e-hadis, 338. sayfa, 1. hadis |
| 11317 | Lut kavminde kadınlar arasındaki fena münasebet, erkeklerde başlamadan kırk sene evvel vardı. | Ramuz el e-hadis, 338. sayfa, 3. hadis |
| 11319 | Bana vahiy iki türlü gelirdi: Cibril (a.s.) gelir ve bir adamın diğer bir adama bir şey vermesi gibi Bana ilka ederdi. Bu, Bende aniden hasıl olurdu. Bir de çan sesi gibi birşeyle Bana gelirdi. Öyle ki, kalbimde ihtilat yapardı ve bu Bende aniden olmazdı. | Ramuz el e-hadis, 338. sayfa, 5. hadis |
| 11322 | Muânaka (Kucaklaşmak) geçmiş ümmetlerin selamlaşması ve halis dostluk alameti idi. İlk muânaka yapan da İbrahim (a.s.) dır. | Ramuz el e-hadis, 338. sayfa, 8. hadis |
| 11324 | Peygamlerlerin asaları vardı. Aziz ve Celil olan Allah için tevazuen ona dayanırlardı. | Ramuz el e-hadis, 339. sayfa, 2. hadis |
| 11327 | Allah'ın Kitabı ve Benim Sünnetim, havuzuma gelesiye kadar asla ayrılmazlar. | Ramuz el e-hadis, 339. sayfa, 5. hadis |