| No | Hadis Metni | Kaynak |
| 9750 | Dünyanın hepsi ahiret günü ile, yedi günden ibarettir. bu Allah tealanın şu kavli iktizasıdır. "Rabbinin indinde bir gün, sizin saydığınız sene ile bin sene gibidir." | Ramuz el e-hadis, 208. sayfa, 6. hadis |
| 9876 | Şehidler Allah'ın divanında, yakuttan minberler üzerinde, misk tepelerinde ve Arş-ı Alanın gölgesi altındadırlar. Onun gölgesinden başka gölge olmıyan bir günde Allah Teala buyurur ki: "Nasıl, sözümde sabit olmadım mı?" Derler ki "Evet YaRabbi durdun." | Ramuz el e-hadis, 216. sayfa, 9. hadis |
| 9911 | Oruçlarla Kur'anı Kerim, kıyamet gününde kula şefaatçı olurlar. Oruç der ki: "Ey Rabbim! Ben onu gündüz yemekten ve şehvetlerden men ettim. Sen onun hakkında benim şefaatimi kabul et." Kur'anda şöyle der: "Ey Rabbim! Ben onu geceleyin uykudan men ettim. Öyle ise Sen de, benim, onun hakkındaki şefaatimi kabul et. "Ve de şefaatleri kabul olunur. | Ramuz el e-hadis, 219. sayfa, 14. hadis |
| 10283 | Yürümekte bulunduğum sırada semadan bir ses işittim. Bakışımı yukarı çevirdim. Hirada bana gelen melek, sema ile arz arasında bir kürsü üzerinde oturmuştu. Ondan korktum da hemen geri döndüm. "Beni örtün, Beni örtün" dedim. Allah Teala: "Ey örtülere bürünen; kalk, korkut, Rabbına tekbir getir, elbiseni temizle, şirkten uzaklaş" mealindeki ayetleri nazil etti. Ondan sonra vahiyler hıfz olundu. Ve peşi peşi sıra geldi. | Ramuz el e-hadis, 246. sayfa, 8. hadis |
| 10287 | Hz. Eyyub (a.s) çıplak yıkanırken üstüne altından çekirge yağdı. Hz. Eyyüb (a.s) da onları toplamaya başladı. Rabbi tebareke ve Teala ona şöyle nida etti: "Ya Eyyüb! Ben seni, gördüğünden gani kılmamışmıydım?" O da "İzzetin Hakkı için evet, öyle, lakin ben Senin bereketine doyamam." buyurdu. | Ramuz el e-hadis, 246. sayfa, 12. hadis |
| 10288 | Ehli Cennet, nimetlerine dalmış halde iken kendilerine bir nur zahir olur. Başlarını kaldırınca görürler ki, Rab, üstlerinden kendilerini şereflendiriyor. Ve "Esselamü aleyküm ya ehli Cennet" diye buyuruyor. İşte bu, Allah Tealanın Kur'andaki "Selamün kavlen mirRabbirrahim" ayetindeki buyurmasıdır. Ondan sonra Allah onlara nazar eder, onlar da Allah'a nazar ederler. Ve Rablarına nazar ettikleri müddetçe, başka hiçbir nimete iltifat etmezler. Ta ki, Allah Tealanın temâşâsı kalkıp, nuru ve bereketi kalıncaya kadar. | Ramuz el e-hadis, 247. sayfa, 1. hadis |
| 10317 | Dabbetülarz, beRaberinde Hz. Süleyman (a.s)'ın mührü, Hz. Musa(a.s)'ın asası bulunduğu halde çıkar. Müminin asa ile yüzünü nurlandırır. Kafirinde mühürle burnunu mühürler. Öyleki, ziyafet ehli toplanırlar da biri diğerine bu, "ya mümin" bu "ya kafir" ve bu da "ya mümin" diye hitap edebilir olurlar. | Ramuz el e-hadis, 249. sayfa, 8. hadis |
| 10336 | Evlen. İffetine iffet katarsın. Ancak, şu beş türlü kadını alma; "Şehbere, Lehbere, Nehbere, Haydere ve Lefut." Ey Allah'ın Resulü! Söylediğinden bir şey anlamadım" dendi. buyurdu ki: Siz ARablar değilmisiniz? Şehbere, zayıf uzun boylu, Lehbere yüzsüz çakır, Nehbere hoşa gitmiyecek kadar kısa, Heydere koca karı, ve Lefut ise, senden başkasından çocuğu olan kadındır. | Ramuz el e-hadis, 250. sayfa, 10. hadis |
| 10386 | Neseb ilminden, en az soyunuzu tanıyacak kadar öğrenin. Onları ziyaret etmek için bu kafidir. ARabcadan da, Kur'an-ı doğru okuyub anlıyacak kadar öğrenin. bu yeter. Heyet ilminden de hiç olmazsa, kara ve deniz karanlıklarında, yolunuzu bulacak kadar öğrenin. bu da yeter. | Ramuz el e-hadis, 254. sayfa, 3. hadis |
| 10425 | Kıyamet gününde Azameti Kibriyadan arz serili kalır ve bu arzda hiç kimseye ayağını bastığı yerden fazla bir yer düşmez. İlk çağrılacak Ben olurum. Ve Cebrail (a.s)'ı, Allah (z.c.hz)'lerinin sağında ayakta bulurum. Hayır Vallahi, nefsim yed-i kudretinde olan Allah'a yemin ederim ki Cebrail (a.s) bu hadiseden önce Allah'ı görmedi. Ben derim ki: "YaRabbi bu Bana geldi de senin tarafından Bana gönderildiğini söyledi." Cebrail ise o sırada sükut eder. Aziz ve Celil olan Allah buyurur ki: "Doğru söyledi. Ben onu Sana hacetin için gönderdim." Ben derim ki: "YaRabbi, Ben bir takım kullar bıraktım ki, çeşitli beldelerde Sana ibadet ettiler. Ve Seni vadilerde zikrettiler. Şimdi Senin nezdinden getireceğim cevaba intizar ediyorlar." Allah buyurur ki: "Ben onlar hususunda seni mahcub etmiyeceğim." İşte bu teminat, Allah Tealanın: "Umulur ki Rabbın Seni Makam-ı Mahmud'a eriştirir." Mealindeki kavlinde buyurduğu "Makam-ı Mahmud'un" ifadesidir. | Ramuz el e-hadis, 257. sayfa, 6. hadis |