| No | Hadis Metni | Kaynak |
| 11455 | Cin gecesinde sure-i Rahman'ı cinlere okudum. Sizden iyi karşıladılar ve her "Febi eyyi âlâi Rabbi kümâ tükezzibân" kavline geldiğimde dediler ki: "Haşa! Senin nimetlerinden hiç bir şeyi tekzib etmiyoruz. Hamd olsun Sana ey Rabbimiz." | Ramuz el e-hadis, 348. sayfa, 8. hadis |
| 11462 | Ölüm haline gelenlerinize "Lâ ilâhe illallah" şehadetini telkin edin. Kim bunu ölürken söylese Cennet ona vacip olur. Dediler ki: "Ya Resulallah sağlığında söylerse? " Buyurdu ki: "Bu kelime daha iyi hak ettirir. Nefsim yed'i kudretinde olana yemin ederim ki semavat, arz ve onlarda olanlar, arasındakiler ve altındakiler getirilseler, mizanın bir kefesine konulsalar, "Lâ ilâhe illallah" şehadeti ise diğer kefeye konulsa, muhakkak onlar ağır basardı. | Ramuz el e-hadis, 349. sayfa, 3. hadis |
| 11465 | Onlardan her birinin o günde kendine mahsus işi ve derdi vardır. Adamlar, kadınlara, kadınlar da adamlara bakamaz. Herkes kendi derdi ile meşguldür. | Ramuz el e-hadis, 349. sayfa, 6. hadis |
| 11467 | Her şeyin bir ilerleyişi, bir geri gidişi vardır. Kabilenin hepsinin fakih oluşu, dinin ikbalinin alametidir. Öyle ki, o kabilede ancak bir veya iki cahil kimse bulunur. Kabilenin baştan başa cahil oluşu, dinin geri gidişi demektir. Öyle, içlerinde bir iki alim olur. Onlar da zelildir. Makhurdur. (Sözleri geçmez) Kendilerine taraftar ve yardımcı bulamazlar. | Ramuz el e-hadis, 349. sayfa, 8. hadis |
| 11485 | Allah (z.c.hz.) Arşı yarattığında, üzerine uzunluğu şark ile garp arası kadar olan nurdan bir kalemle: "Lâ ilâhe illallah Muhammedün Resulallah. Onunla alırım, onunla veririm. Onun ümmeti, ümmetlerin efdalidir. Onun da efdali Ebu Bekrinis Sıddîk'dır." diye yazdı. | Ramuz el e-hadis, 352. sayfa, 7. hadis |
| 11486 | Cebrail (a.s.) Bana gözükmeye başladıktan sonra hiç bir taş veya ağaç geçmezdim ki, Bana "Esselâmü Aleyke Yâ Resulallah." demiş olmasın. | Ramuz el e-hadis, 352. sayfa, 8. hadis |
| 11488 | Nuh (a.s.)'ı Allah kavmine Peygamber olarak gönderdiğinde o, iki yüz elli yaşında idi. Dokuzyüz elli sene kavmi arasında yaşadı. Ve tufandan sonra da ikiyüz elli sene daha yaşadı. Melekül Mevt ona geldiğinde dedi ki: "Ey Nuh (a.s.) ey Peygamberlerin en büyüğü, ey uzun ömürlü ve ey duası kabul olan! Dünyayı nasıl gördün?" Buyurdu ki: "Şu adam gibi ki, kendisine iki kapısı olan bir ev yapılmışta, birinden girmiş diğerinden çıkmıştır." | Ramuz el e-hadis, 353. sayfa, 2. hadis |
| 11489 | Allah, aklı yarattığında ona şöyle buyurdu: "Gel", o da geldi. Sonra ona buyurdu: "Git", o da gitti. Sonra ona buyurdu. "Otur", o da oturdu. Sonra ona buyurdu: "Konuş", o da konuştu. Sonra ona buyurdu: "sus", o da sustu. Sonra buyurdu ki: "Bana senden sevgili ve daha kerim olan bir mahluk yaratmadım. Seninle tanınırım, seninle Hamd edilirim, seninle itaat olunurum, Seninle alırım, seninle veririm. Seni hesaba çeker, muhatab ederim. Sevab sana, ceza da sana. Sana en büyük ikram da "Sabır" dır." | Ramuz el e-hadis, 353. sayfa, 3. hadis |
| 11502 | birbirinizi sevmedikçe hiç bir vakit iman etmiş olmazsınız. Size birbirinizi seveceğiniz bir yol göstereyim. Aranızda selamı ifşa ediniz. Nefsim yed-i kudretinde olana yemin ederim ki, birbirinize merhamet etmedikçe Cennete giremezsiniz. Dediler ki; "Ya Resulallah, hepimiz merhametliyiz." Buyurdu ki: "Bu hasseten birinizin Rahmetiyle olmaz. Lakin umumi rahmet, umumi rahmet. | Ramuz el e-hadis, 354. sayfa, 8. hadis |
| 11504 | Arz, Halilurrahman İbrahim (a.s.) sıfatında kırk kişiden hâli kalmaz. Bunların hürmetine sulanırsınız ve bunların hürmetine yardım görürsünüz. Bunlardan biri öldümü, yerine Allah bir bedel gönderir. | Ramuz el e-hadis, 354. sayfa, 10. hadis |