| No | Hadis Metni | Kaynak |
| 11450 | Aziz ve Celil olan Allah lanet etsin o fakire ki, zengine malından dolayı tevazu gösterir de bundan dolayı dininin üçte ikisini kaybeder. | Ramuz el e-hadis, 348. sayfa, 3. hadis |
| 11456 | (Kabe'ye hitaben) Seni Allah şerefli, mükerrem ve muazzam kıldı. fakat (kamil) mü'min, hürmet bakımından Senden daha kıymetlidir. | Ramuz el e-hadis, 348. sayfa, 9. hadis |
| 11458 | Öyle kastediyorum ki, etrafa adamlar göndereyim. İnsanlara farzları ve sünnetleri öğretsinler. İsa (a.s.)'ın havarriyûnu gönderdiği gibi. Denildi ki: "Neden Ebubekir (r.a) ve Ömer (r.a)'ı gönder miyorsun?" Buyurdu ki: "Onlar dinde göz ve kulak gibidir. Ben onlarsız edemem. | Ramuz el e-hadis, 348. sayfa, 11. hadis |
| 11464 | Miracda İbrahim (a.s.)'a mülaki olduğumda dedi ki: "Ya Muhammed (s.a.s.) ümmetine Benden selam söyle ve onlara haber ver ki, Cennetin toprağı iyi ve suyu güzeldir, fakat ekilmemiştir. Onun tohumu ise Sübhânellahi velhamdülillâhi velâ ilâhe illallahü vallâhü ekber" demektir. | Ramuz el e-hadis, 349. sayfa, 5. hadis |
| 11467 | Her şeyin bir ilerleyişi, bir geri gidişi vardır. Kabilenin hepsinin fakih oluşu, dinin ikbalinin alametidir. Öyle ki, o kabilede ancak bir veya iki cahil kimse bulunur. Kabilenin baştan başa cahil oluşu, dinin geri gidişi demektir. Öyle, içlerinde bir iki alim olur. Onlar da zelildir. Makhurdur. (Sözleri geçmez) Kendilerine taraftar ve yardımcı bulamazlar. | Ramuz el e-hadis, 349. sayfa, 8. hadis |
| 11488 | Nuh (a.s.)'ı Allah kavmine Peygamber olarak gönderdiğinde o, iki yüz elli yaşında idi. Dokuzyüz elli sene kavmi arasında yaşadı. Ve tufandan sonra da ikiyüz elli sene daha yaşadı. Melekül Mevt ona geldiğinde dedi ki: "Ey Nuh (a.s.) ey Peygamberlerin en büyüğü, ey uzun ömürlü ve ey duası kabul olan! Dünyayı nasıl gördün?" Buyurdu ki: "Şu adam gibi ki, kendisine iki kapısı olan bir ev yapılmışta, birinden girmiş diğerinden çıkmıştır." | Ramuz el e-hadis, 353. sayfa, 2. hadis |
| 11497 | Sakınmak, kaderden kurtulmaya fayda vermez. Lakin dua fayda eder. Başa gelene de henüz gelmiyene de. Şu halde ey Allah'ın kulları, duaya sarılın. | Ramuz el e-hadis, 354. sayfa, 3. hadis |
| 11504 | Arz, Halilurrahman İbrahim (a.s.) sıfatında kırk kişiden hâli kalmaz. Bunların hürmetine sulanırsınız ve bunların hürmetine yardım görürsünüz. Bunlardan biri öldümü, yerine Allah bir bedel gönderir. | Ramuz el e-hadis, 354. sayfa, 10. hadis |
| 11533 | Yanımdan çıktığınızda, yanımdaki gibi kalsaydınız, Medine sokaklarında melaike sizinle musafaha ederdi. | Ramuz el e-hadis, 357. sayfa, 3. hadis |
| 11542 | Zenginlerin zekatı fakirlere kafi gelmiyecek olsaydı, Allah onlara ayrıca nafaka çıkarırdı. Fıkara aç kalıyorsa zenginlerin zulmü yüzündendir. | Ramuz el e-hadis, 358. sayfa, 2. hadis |