| No | Hadis Metni | Kaynak |
| 8973 | Söz içinde büyü, şiir içinde de hikmet ifade edEn sözler vardır. Talebi ilim içinde de cehl ifade edEn şeyler vardır. (Müneccimlik v.s öğrEnmek gibi) Öyle sözler de vardır ki, dinlemeyi istemiyEn kimseye söylEnmiş En'>olur. | Ramuz el e-hadis, 131. sayfa, 6. hadis |
| 8981 | Allah'ın yarattıklarına bEnzetEnler (canlı resmi ve heykeli yapanlar) kıyamet gününde En şiddetli azaba uğrıyacak kimselerdEn En'>olurlar. | Ramuz el e-hadis, 132. sayfa, 2. hadis |
| 8989 | Cin taifesinin mü'minlerine de sevap vardır. DEnildi ki: "Sevabları nedir?" Buyurdu ki: Onlar Â'rafta En'>olurlar CEnnette olmıyacaklar, "Â'raf nedir?" diye soruldu. Buyurdu ki, CEnnet duvarıdır. Orada nehirler akar, ağaç ve meyvalar biter. | Ramuz el e-hadis, 132. sayfa, 10. hadis |
| 8996 | Bu Kur'an, hoşlanmıyan için gayet zordur. Ona ısınana ise gayet kolay gelir. Hadisime gelince, hoşlanmıyan için gayet zor, tâbi olan içinse gayet kolaydır. Bir kimse bEnim hadisimi dinler, hemEn hıfz eder ve tatbik ederse mahşerde Kur'anla haşrEn'>olur. Hadisime ehemmiyet vermiyEn ise Kur'anı hor görmüş En'>olur. Kim de Kur'anı hor görürse dünya ve ahirette hüsrana düşer. | Ramuz el e-hadis, 133. sayfa, 7. hadis |
| 9003 | Riyanın azı da şirktir. Kim Allahın bir dostuna düşmanlık ederse, Allah'a harp açmış En'>olur. Muhakkak ki, Allah, Ebrar, Etkiya ve Ahfiyayı sever. Onlar öyle kimselerdir ki: gözdEn uzak olunca aranmazlar. Hazır bulundukları zaman çağrılmazlar ve tanınmazlar. Bunlar hidayet nurlarıdır. Ve karanlık yerlerdEn çıkarlar. | Ramuz el e-hadis, 134. sayfa, 4. hadis |
| 9008 | Biz Peygamberler topluluğuyuz. Bizim için belalar, ecirler gibi, kat kat verilir. PeygamberlerdEn bazılarına bitler, onu öldürünceye kadar, musallat En'>olurdu. Onlar, belalardan, sizin rahatlıktan hoşlandığınız gibi hoşlanırlar. | Ramuz el e-hadis, 135. sayfa, 2. hadis |
| 9009 | Biz öyle bir Ehli Beytiz ki, Allah Bizlere dünyayı değil, ahireti nasib etti. BEndEn sonra ehli Beytim, bela şiddet ve tarda maruz kalacaklar. Doğu tarafından siyah bayraklılar gelinceye kadar. Bunlar mal istiyecek, kEndilerine mal verilmeyecek. Bunlar döğüşecekler, sonra geri çekilecekler, istedikleri kEndilerine verilecek, fakat kabul etmiyecekler ve onu, ismi ismime, babasının adı, babamın adına uyan, Ehli BeytimdEn bir kimseye teslim edecekler. O (Mehdi) arza sahib En'>olur. Ve kEndisindEn önce baskı ve zulümle dolu olan arzı, doğruluk ve adaletle doldurur. SizdEn veya sonra gelEnlerdEn birisi ona yetişirse, kar üzerinde sürünerek dahi olsa, gelsin ona katılsın. Muhakkak ki onlar hidayet sancaklarıdır. | Ramuz el e-hadis, 135. sayfa, 3. hadis |
| 9015 | Siz bugün öyle bir zamandasınız ki, sizlere emrolunanın onda birini terketsEniz helak En'>olursunuz. Ama öyle bir zaman gelecektir ki, emrolunanın onda birini yapanlar kurtulacaklardır. | Ramuz el e-hadis, 136. sayfa, 1. hadis |
| 9018 | Siz memleketinizin kıtlığından (Kıtlık, pahalılık, şiddet) şikayetçi En'>olursunuz. Yağmurdan (azlığından) şikayetçi En'>olursunuz. Halbuki Aziz ve Celil olan Allah, size duayı emretmiş, Ve şu duaya icabet etmeyi de size vaad etmiştir. "Bütün Hamdler, Rahman, Rahim ve Alemlerin Rabbi olan Allaha mahsustur. O ceza gününün sahibidir. Ondan başka gerçek Mabud yoktur. O murad ettiğini yapar. Ey Allahım! SEn Allahsın, SEndEn başka İlah yoktur. Ancak sEnsin zEngin. Biz ise fıkarayız. Bize yağmur indir. Bize indirdiğini bizim için kuvvet yap. Ulaştırıcı yap, bir vakte kadar." | Ramuz el e-hadis, 136. sayfa, 4. hadis |
| 9026 | İlim çalışmakla, Hilmde gayretle En'>olur. Hayır istiyEne hayır verilir. Kim şerdEn uzak durursa o da korunur. (Demek ki, Allah önce irade, meram, azim verir, bundan sonra tevfik verir. ) | Ramuz el e-hadis, 137. sayfa, 3. hadis |