| No | Hadis Metni | Kaynak |
| 11579 | Cennete girmeden evvel ihvanıma havzda kevser şarabı sunduğumu bir görseydim. Dediler ki: "Ya Resulallah biz senin ihvanın değil miyiz?" buyurdu ki: "Hayır, siz Benim ashabımsınız. Benim ihvanım, Beni görmeden iman edenlerdir. Ben Rabbimin gözümü, sizinle ve Beni görmediği halde Bana inananlarla ruşen etmesini diledim. | Ramuz el e-hadis, 361. sayfa, 5. hadis |
| 11580 | bu Beyt, yani Kabe ye'cuc me'cuc çıktıktan sonra da hac ve umre yapılacaktır. | Ramuz el e-hadis, 361. sayfa, 6. hadis |
| 11591 | Beyan çok söylemek değildir. bu Allah (z.c.hz.) ve Resulünün sevdiği şekilde hak ile batılı ayırd eden sözdür. Acizlik de lisan acizliği değildir. Hakkı tanımakta marifet ve irfan azlığıdır. | Ramuz el e-hadis, 362. sayfa, 7. hadis |
| 11595 | "Lâ ilâhe illallah" ehline kabirde vahşet yoktur. onların yer yarılıp ta "Lâ ilâhe illallah" diyerek çıkışları sanki gözümün önündedir. Halbuki diğer insanlar kapkaranlık içindedir. | Ramuz el e-hadis, 362. sayfa, 11. hadis |
| 11599 | Miskin, insanların arasında dolaşıp ta bir iki lokma veya bir iki hurma ile giden kimse değildir. Lakin miskin, kendisini başkasına muhtaç etmiyen, bir zenginliği bulunmayan, hali bilinip te tasadduk edilmeyen ve insanlardan dilenmeye de kalkmıyan kimsedir. | Ramuz el e-hadis, 363. sayfa, 2. hadis |
| 11605 | Azalar içinde dilden daha şiddetli azab görecek bir şey yoktur. Dil şöyle der: "Yarabbi cesedi azablandırmadığın bir azabla beni cezalandırdın." Cenabı Hak buyurur: "Senden öyle bir kelime çıktı ki, meşrık ve mağribe ulaştı. onun sebebiyle kanlar akıtıldı. İzzetim Hakkı için seni öyle bir azabla azablandıracağım ki, azalardan hiç birine o şekilde azab etmemişimdir." | Ramuz el e-hadis, 363. sayfa, 8. hadis |
| 11606 | Adem oğlunun üzerine gelen hiçbir gün yoktur ki, o günde bir münadi şöyle seslenmesin: "Ey Adem oğlu! Ben yeni bir mahlukum. Yarın ben senin üzerine şahidim. Bende hayır işle ki yarın lehine şehadet edeyim. Eğer ben geçersem beni artık göremeyeceksin." Gece de bunun gibi söyler. (Lisanı hal ile ihtarda bulunuyor) | Ramuz el e-hadis, 363. sayfa, 9. hadis |
| 11610 | Belayı nimet, bolluğu ve rahatlığı musibet saymayan kimse imanını kamilleştirmiş mü'min değildir. Dediler ki: "Nasıl Ya Resulallah?" buyurdu ki: "Zira beladan sonra bolluk takip eder ve bolluğu da bela ve musibet takip eder. Yine, namazın dışındaki zamanında gamlı olmayan, imanını kamil etmiş mü'min değildir. Dediler ki: "Niçin Ya Resulallah?" buyurdu ki: "Zira namazda Rabba münacaat eder. Namazın dışında ise ancak Adem oğlu ile hasbihal eder. (Selefi salihin, belasız geçen gün için ağlarmış. Allah (z.c.hz.) kendileriyle alakadar olmadı diye) | Ramuz el e-hadis, 364. sayfa, 2. hadis |
| 11617 | Esas düşmanın, seni öldürünce seni Cennete sokan veya onu öldürdüğünde sana nur kazandıran kimse değildir. Lakin asıl düşmanın iki yanın arasındaki kendi nefsin, yatağında seninle yatan ailen, sulbünden olan evladındır. İşte bunlar senin düşmanlarının en büyüğüdür. | Ramuz el e-hadis, 364. sayfa, 9. hadis |
| 11631 | Gün içinde yapılan hiçbir amel yoktur ki, günün sonunda onun üzerine mühür vurulmasın. Bir mü'min hasta olunca melekler derler ki: "Ey Rabbımız! Kulun falancayı hapsettin." Rab şöyle buyurur: "İyileşinceye veya ölünceye kadar evvelce her gün yaptığının misli ile onunkini mühürleyin." | Ramuz el e-hadis, 365. sayfa, 11. hadis |