| No | Hadis Metni | Kaynak |
| 14142 | Ashabı Kiramına, humma ve bütün ağrılara karşı şu duayı okumalarını öğretirlerdi: "Bismillahil kebîr, eûzübillahil Azîm min şerri külli ırkın neârin, ve min şerri harrin nar." (Büyük Allah adıyla, atan her damarın şerrinden ve ateşin hararetinin verdiği zarardan yüce Allah'a sığınırım" | Ramuz el e-hadis, 558. sayfa, 18. hadis |
| 14153 | Hediyeyi kabul eder, onun karşılığını da verirlerdi. | Ramuz el e-hadis, 559. sayfa, 11. hadis |
| 14158 | Aileleri arasında adil bir şekilde taksim yaparlar ve şöyle dua ederlerdi: "Allahım, muktedir olduğum ölçüde bu benim yaptığım taksimdir. Senin sahip olduğun ve benim malik olmadığım hususlarda beni muahaze teme Allahım." | Ramuz el e-hadis, 559. sayfa, 16. hadis |
| 14175 | Dağlanmak ve sıcak yemekten hoşlanmazdı. "Yemeği soğutunuz. Zira o berekettir, Sıcak yemekte bereket olmaz" buyururlardı. | Ramuz el e-hadis, 560. sayfa, 13. hadis |
| 14179 | "Nübüvvet mührü"nün görülmesinden hoşlanmazlardı. | Ramuz el e-hadis, 561. sayfa, 2. hadis |
| 14181 | Suallerden hoşlanmazlardı. (Fitneyi mucip sualleri de ayıplardı) Ancak Ebu Ruzeyn'in sualleri hoşuna gider ve ona icabet ederlerdi. | Ramuz el e-hadis, 561. sayfa, 4. hadis |
| 14187 | Ayağının pabuçtan dışarı, pabucunun da ayağından dışarı çıkmasından hoşlanmazlardı. | Ramuz el e-hadis, 561. sayfa, 10. hadis |
| 14205 | Son sözü: "Namaza, namaza (dikkat edin) idareniz altında bulunanlar ve memlükleriniz hususunda Allah'tan korkun." oldu. | Ramuz el e-hadis, 562. sayfa, 10. hadis |
| 14207 | Hz. Peygamberin son sözleri: "Celâle Rabbî errefî' fekad bellağtü" (Rabbimin yüce Celalini ihtiyar ettim ve emrolunduğumu tebliğ ettim) olmuş ve sonra irtihal buyurmuşlardı. | Ramuz el e-hadis, 562. sayfa, 12. hadis |
| 14214 | Mü’minlerin emîri Ebû Hafs Ömer ibni Hattâb radıyallahu anh, Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem’i şöyle buyururken dinledim, dedi:
“Yapılan işler niyetlere göre değerlenir. Herkes yaptığı işin karşılığını niyetine göre alır. Kimin niyeti Allah’a ve Resûlü’ne varmak, onlara hicret etmekse, eline geçecek sevap da Allah’a ve Resûlü’ne hicret sevabıdır. Kim de elde edeceği bir dünyalığa veya evleneceği bir kadına kavuşmak için yola çıkmışsa, onun hicreti de hicret ettiği şeye göre değerlenir.”
| Buhârî, Bed’ü’l-vahy 1, Îmân 41, Nikâh 5, Menâk bu’l-ensâr 45, tk 6, Eymân ı İ 23, Hiyel 1; Müslim, mâret 155. Ayr ca bk. Ebû Dâvûd, Talâk 11; Tirmizî, İ ı Fezâilü’l-cihâd 16; Nesâî, Tahâret 60; Talâk 24, Eymân 19; bni Mâce, Zühd 26 |