| No | Hadis Metni | Kaynak |
| 8402 | Eğer o "Eûzü bi kelimetillâhittâmmâti min şerri mâ halak" dese idi, akşamdan sabaha kadar hiç bir şey ona zarar vermezdi. (Filancayı akreb soktu, uyuyamıyor dediklerinde bu hadis varid oldu.) | Ramuz el e-hadis, 82. sayfa, 6. hadis |
| 8403 | Eğer o "Eûzü bi kelimetillâhittâmmâti min şerri mâ halak" dese idi, akşamdan sabaha kadar hiç bir şey ona zarar vermezdi. | Ramuz el e-hadis, 82. sayfa, 7. hadis |
| 8410 | Ehli cehennemin, gerçekten ehli olan kısmı ne ölüp o azaptan kurtulur, ne de hayat hazzı bilirler. Lâkin bir sınıf kimseleri yakar, öldürür, kömür halini alasıya kadar. Ve o zaman şefaat olunmak için izin çıkar. Onlar Cennet kıyılarına getirilip, Cennet ehline; "Bunlara onun ırmaklarından dökün" denir. Ve bunlar, yeni biten ot gibi hayat bulurlar. | Ramuz el e-hadis, 83. sayfa, 1. hadis |
| 8411 | Ümmetim beş tabaka üzeredir: 40 senelikler vefa ve takva ehli, 120 senelikler birbirini yoklarlar, 160 senelikler birbirlerine yüz çevirir ve samimiyeti keserler. Bundan sonra hercümerc içinde kalınır. | Ramuz el e-hadis, 83. sayfa, 2. hadis |
| 8414 | Ümmetim üç sülüstür. Üçte biri Cennete hesapsız girer. Üçte biri hafif hesaplı girer. Üçte biri temizlenir (cehennemde). Bunun üzerine melekler tarafından Resulallah (s.a.s.)'a duyurulur ki, bunları "Lâ ilâhe illallahu vahdehû" derken duyduk. Allah buyurur ki: "Doğru söylediler. Gerçek mabud ancak Benim. Onları "Lâ ilâhe illallahu vahdehû'' sözü sebebiyle Cennete koyun. Ve günahlarını kâfirler üzerine yükleyin." Bu hal Allahu Tealâ'nın: "Kendi günahlarını yüklenecekler ve onunla beraber diğerlerinin günahlarını da yüklenecektir" mealindeki ayetin tefsiridir. | Ramuz el e-hadis, 83. sayfa, 5. hadis |
| 8434 | Ağızlarınızı temizleyin. Zira ağız içi Kirameyn kâtiplerinin meskenleridir. Dilinizi kalem, tükürüğünüzü mürekkep edinirler. Onlar için, ağızdaki yemek artıklarından daha kötü bir şey yoktur. | Ramuz el e-hadis, 84. sayfa, 14. hadis |
| 8439 | Allah (z.c.hz.) bir kulu helâk etmek murad ettiğinde, önce ondan "haya" alınır. O zaman o kimse buğza lâyık olarak Allah'ın huzuruna mülâki olduğunda kendisinden "emanet" alınır. Ve hain tanınır. Böyle olunca "Rahmetten tard" olunur. O zaman lânete lâyık hale gelmiş olur. Ve o zamanda "İslâm hırkası" üzerinden alınır. | Ramuz el e-hadis, 85. sayfa, 4. hadis |
| 8451 | Allah (z.c.hz.) Bana bir horozdan bahsetmeme izin verdi. Ayakları arza batmış, boynu Arşı Alânın altında bükülmüş, O horoz diyor ki: "Seni tesbih ederim. Şanın ne büyüktür." Buna cevap verildi ki: "Allah'a yalan yere yemin edenler O'nun azametini bilemez." | Ramuz el e-hadis, 85. sayfa, 16. hadis |
| 8459 | Allah (z.c.hz.) bir kaderin hükmünü infaz etmek isteyince, akılları başlardan alır. Hüküm yerini bulunca, akıllar geri verilir. Ve o zaman kendilerine nedamet gelir. | Ramuz el e-hadis, 86. sayfa, 8. hadis |
| 8460 | Muhakkak Allah Tealâ Bana Bedir'de, Huneyn'de şu sarıklardan takan meleklerle yardım etti. Sarık, küfürle iman arasında ayırd edici bir alâmettir. | Ramuz el e-hadis, 87. sayfa, 1. hadis |