| No | Hadis Metni | Kaynak |
| 9018 | Siz memleketinizin kıtlığından (Kıtlık, pahalılık, şiddet) şikayetçi olursunuz. Yağmurdan (azlığından) şikayetçi olursunuz. Halbuki Aziz ve Celil olan Allah, size duayı emretmiş, Ve şu duaya icabet etmeyi de size vaad etmiştir. "Bütün Hamdler, Rahman, Rahim ve Alemlerin Rabbi olan Allaha mahsustur. O ceza gününün sahibidir. Ondan başka gerçek Mabud yoktur. O murad ettiğini yapar. Ey Allahım! Sen Allahsın, Senden başka İlah yoktur. Ancak sensin zengin. Biz ise fıkarayız. Bize yağmur indir. Bize indirdiğini bizim için kuvvet yap. Ulaştırıcı yap, bir vakte kadar." | Ramuz el e-hadis, 136. sayfa, 4. hadis |
| 9021 | Yakında birkaç bölüğe ayrılacaksınız. bir kısmınız Şam, Mısır, lrak ve Yemen'de olacak. Dediler: "Hangi tarafta bulunalım?" Buyurdu ki, Şamdakilere katılın. Veya ona katılamazsanız, Yemen'e gidin ve onun göllerinin suyundan istifade edin. Allah Teala Bana Şam'ı tekefful etti. | Ramuz el e-hadis, 136. sayfa, 7. hadis |
| 9024 | İki kimseye gıbta edilir: bir adama ki, Allah ona Kur'an verdi, o da o Kur'anın ahkamiyle amel etti. Helalini helal, haramını haram kabul etti. Diğeri de öyle bir kimsedir ki, Allah ona mal verdi, o da o maldan akrabalarına ulaştırdı ve o malı Allah'a taat yolunda harcadı. | Ramuz el e-hadis, 137. sayfa, 1. hadis |
| 9052 | Allah (z.c.hz) Adem oğluna korktuğunu musallat eder. O Allah'dan başkasından korkmazsa, kimseyi ona musallat etmez. (Yani ona başkası hakim olamaz) Allah Adem oğlunu, bir şey beklediği adama ısmarlar. Eğer Adem oğlu sırf Allah'tan isterse, Allah onu başkasına bırakmaz. | Ramuz el e-hadis, 139. sayfa, 3. hadis |
| 9053 | Beş vakit namazın misali, kapısının önünden akan sudan günde beş defa yıkanan adamın hali gibidir ki, onda kirden bir şey kalmaz. | Ramuz el e-hadis, 139. sayfa, 4. hadis |
| 9065 | Her insan üç yüz altmış mafsaldan yaratıldı. Kim ki Cenabı Hakka tekbir, tahmid, tehlil, tesbih ve istiğfarda bulunur, yoldan dikeni, taşı, kemiği kaldırır ve emri bil maruf ve nehyi anil münker yaparsa (Bunları üçyüz altmış kadar yaparsa) o kimse akşama cehennemden kendini uzaklaştırmış olur. | Ramuz el e-hadis, 140. sayfa, 2. hadis |
| 9075 | Ahir zamanda ümmetim üzerine şiddetli bir bela zuhur eder. Bundan ancak iki sınıf kurulur: biri Allah'ın dinini tanır ve onun için lisan ve kalbi ile mücadele eder. İkinci ise dinini anlamış, dinlemiş ve tasdik etmiştir. (Yani cahil kalanlar bu belada tehlikededir) | Ramuz el e-hadis, 141. sayfa, 1. hadis |
| 9081 | bir taife üreyecek ve Allah'ın kitabını dillerinin ucundan okuyacaklar ve okun yaydan çıkması gibi boş olarak dinden çıkacaklar. Ben onlara yetişseydim kendilerini, Semudu katleder gibi katlederdim. (Bunlar havariçtir.) | Ramuz el e-hadis, 141. sayfa, 7. hadis |
| 9092 | Nuh (a.s.)'dan sonra hiç bir Peygamber olmadı ki, kavmini Deccal ile korkutmuş olmasın. Şüphesiz Ben de sizi onunla korkutuyorum. Olur ki, Beni görüp sözümü işitenlerden ona yetişen bulunur. Ashab dediler ki: "O zaman kalblerimiz hasıl olur? Buyurdu ki, şimdiki gibi veya daha hayırlı. | Ramuz el e-hadis, 143. sayfa, 1. hadis |
| 9095 | Muhakkak ki, kıyametin önündeki alametlerden biri de şudur: Adam evinden çıkar ve kendisi evde yokken kadının yaptığını ayakkabısı ve kamçısı ona haber verir. (Cansızların konuşması Kıyamet alametlerinden olup, İsa (a.s.)dan sonra vuku bulacaktır.) | Ramuz el e-hadis, 143. sayfa, 4. hadis |