| No | Hadis Metni | Kaynak |
| 11334 | Meclisin keffareti: "Subhaneke allahümme ve bihamdike estağfirüke ve etûbü ileyke."dir. | Ramuz el e-hadis, 339. sayfa, 12. hadis |
| 11335 | Meclisin keffareti, kulun şöyle demesidir: "Subhaneke allahümme ve bihamdike eşhedü en la ilahe illa ente vahdeke la şerike leke estağfiruke ve etûbü ileyke." | Ramuz el e-hadis, 339. sayfa, 13. hadis |
| 11340 | Bir adama parmakla işaret edilmek, vebal cihetinden kafidir. Dediler ki: "Ya Resulallah, hayır olsada mı? Buyurdu ki: "Hayır olsa da Bu onun için şerdir. Ancak allah'ın merhamet ettiği müstesna. Eğer şer ise o zaten şerdir." | Ramuz el e-hadis, 340. sayfa, 1. hadis |
| 11356 | Her müskir haramdır. Muhakkak ki Aziz ve Celil olan allah'ın her müskir içeni "Tıynetil-Habâl"den ahdi vardır. Dediler ki: "Ya Resulallah tıynetül-habâl nedir?" Buyurdu ki: O, Cehennem ehlinin teridir. | Ramuz el e-hadis, 341. sayfa, 1. hadis |
| 11359 | Hangi söz ki, onda allah zikri Bulunmaz ve Bana selatü selam getirilmeden başlanır, o bereketten mahrumdur ve onun hayrı noksandır. | Ramuz el e-hadis, 341. sayfa, 4. hadis |
| 11360 | Herkesin talakı cizdir. Bunamışla aklını kaybedeninki müstesna. | Ramuz el e-hadis, 341. sayfa, 5. hadis |
| 11371 | Cennet ehlinden herkes Cehennemdeki yerini görür de: "Ya allah bana hidayet vermeseydi?" der ve Bu ona şükür olur. Cehennem ehlinin hepsi de Cennetten yerini görür de şöyle der: "Keşke allah bana da hidayet verseydi." Bu da ona hasret (pişmanlık) olur. | Ramuz el e-hadis, 342. sayfa, 1. hadis |
| 11383 | allah (z.c.hz.)'nin nehyettiği her şey büyüktür. Çocukların kumara benziyen oyunları bile. | Ramuz el e-hadis, 342. sayfa, 13. hadis |
| 11385 | Her nimet zeval Bulacaktır, Cennet ehlinin nimetleri müstesna. Her kaygının da arkası kesilecektir, Cehennem ehlinin kaygısı müstesna. Fena bir amel yaptığında arkasından iyi bir amel işle ki, tesirini gidersin. | Ramuz el e-hadis, 342. sayfa, 15. hadis |
| 11387 | Hepiniz Cennete girmekten hoşlanırsınız değil mi? "Evet Ya Resulallah" dediler. Buyurdu ki: "Öyle ise amellerinizi kısaltın. Ölümü iki gözünüzün arasına alın. Ve allah (z.c.hz.)'nden hakkıyla haya edin. Dediler ki: "Ya Resulallah, hepimiz allah'tan haya ederiz." Buyurdu ki: "Öyle değil. allah'dan haya; kabirlerde çürümeyi unutmamak, içinizi ve ondakileri unutmamak, başı ve baştakileri unutmamanızdır. Kim ahiret ikramını isterse, dünya ziynetini terketsin. İşte o vakit, kul "allah'dan hakkıyla haya etmiş" olur. O vakit allah'ın dostluğuna nail olmuş olur. | Ramuz el e-hadis, 343. sayfa, 2. hadis |